Londra Thames ve Hudson,1991.London : Thames and Hudson, 1987.
1908: Olimpiyatlar Londra'da düzenlendir.1908 : les Jeux olympiques ont lieu à Londres pour la première fois.
Eser ilk kez 2001 yılında Royal Shakespeare Company tarafından Londra'da sergilendi.La première représentation moderne fut produite à Londres, par la Royal Shakespeare Company en 1986.
De Gaulle, Londra'da Özgür Fransa Kuvvetlerini kurdu.De Londres, de Gaulle crée puis dirige les Forces françaises libres.
1973 yılında Londra'ya gider.En 1979, il va à Londres.
Louis Londra’ya döner.L. viendra de Londres.
1930 yılındaki Londra Denizcilik Antlaşması'nda ise kruvazörlerin tonaj limitleri arttırılmıştır.Par ailleurs, le traité de Londres de 1930 aboutissait à bloquer la construction de nouveaux croiseurs lourds.
Klibi Londra'da ve Los Angeles'ta çekildi.Il a été tourné à Londres et Los Angeles.
1923 yılında, Londra'da ilk çift katlı otobüs kullanıldı.En 1930, les deux premières lignes de bus ont été lancées.
1941'de Londra'daki Özgür Fransa Kuvvetleri'ne girmiştir.Il rejoignit en 1941 les Forces françaises libres.
Londra'ya özel istihbarat sağlamak için özel birim dahi kurulmuştu.Un conseil spécial est formé par Londres.
Çok sayıda asil Londra’ya gelerek bağlılıklarını bildirir.Beaucoup de personnages célèbres du Japon lui rendent visite à Londres.
3 Mart 1660 günü Lambert bir ay sonra kaçacağı Londra Kulesine kapatılır.En mars 1660, Lambert est emprisonné dans la tour de Londres.
Eğitimine daha sonra Londra'da devam etti.Il part ensuite poursuivre ses études à Londres.
Alan Aldridge 1 Haziran 1943'te Londra'da doğdu.Alan Wilder est né à Londres le 1er juin 1959.
Şöyle diyelim, Londra Bankası’nda ekonomist olarak işe başladı.Il débuta dans les affaires à Londres chez un banquier.
Bu arada Londra Gazetecilik Okulu’nun derslerini uzaktan takip ederek sertifika aldı.Il est aussi diplômé en journalisme de l'école de journalisme de Londres.
1859 - Londra'daki ünlü saat kulesi Big Ben'in saati ilk kez çalışmaya başladı.1859 : pour la première fois Big Ben donne l'heure à Londres (Royaume-Uni).
Londra'da yaklaşık 300 farklı dil konuşulmaktadır.On peut entendre parler des centaines de langues différentes à New York.
İlk Londra resitalini 1993'te Wigmore Hall'da yapmıştır.En 1988, il fait ses débuts au Wigmore Hall à Londres.
İlk ikametgâhı ise Londra'daki Notting Hill Gate oldu.La porte de péage s'est élevée à l'actuelle Notting Hill Gate.
1991: Londra ofisi kuruldu.1944 : le protocole de Londres est signé.
Working Title Films, merkezi Londra'da bulunan ve Universal Studios'a ait olan bir İngiliz film yapım şirketi.Working Title Films est une société de production de cinéma britannique qui a son siège à Londres.
Sonrasında Old Vic Londra tiyatrosunda düzenli olarak görünmeye başlamıştır.Ensuite, il a participé aux ateliers du Théâtre Old Vic à Londres.
Glasgow Metrosu Londra ve Budapeşte metrolarının ardından dünyanın en eski üçüncü metrosudur.Parmi les plus anciens réseaux de métro, il est le troisième du monde après ceux de Londres et de Budapest.
1996 yılında kurulmuş olup Londra, İngiltere merkezlidir.London est formé en 1976 à Londres, en Angleterre,.
Atina Üniversitesi'nde, Berlin, Londra ve Floransa'da hukuk okudu.Il étudia le droit à Athènes, Berlin, Londres et Florence.
Pimlico, Londra'nın merkezinde Westminster semtinde bulunan bir bölgedir.Pimlico est un quartier de la Cité de Westminster au centre de Londres.
Londra Olimpiyat Parkı'nın bir kısmı Tower Hamlets'de yer almaktadır.Il fait partie du district londonien de Tower Hamlets.
Kalıntıları ülkesine getirilerek Londra'daki Highgate Mezarlığı'na defnedilmiştir. ^ vgl.Sa dépouille fut inhumée au cimetière de Highgate de Londres.
Londra Üniversitesi'nde inşaat mühendisliği ve şehir planlamacılığı okumuştur.Il suit des études d'ingénieur civil et de planification urbaine à l'université de Londres.
Covent Garden Londra'nın bir semtidir.Covent Garden est une station du métro de Londres.
EP, Londra'daki etkili bir radyo kanalı olan Kiss FM'de kendine yer buldu ve böylece kitlelerce duyuldu.L'EP figure sur la playlist de Kiss FM, une radio influente de Londres, qui contribue à sa popularité.
22 Ekim 1938'de Londra'ya sürgüne gitti.Le 22 octobre 1996, il se rend en Israël.
2 Nisan - G 20 Ülkeleri Londra'da toplandı.1er-23 août : une conférence réunissant 22 pays se réunit à Londres.
Londra ve New York: I.B. Tauris.London: I.B.Tauris.
Jervis: Londra Sığınağı'nda subay.Wilkins : policier londonien.
Londra'ya gideceği yönündeki haberleri ise yalanladı.Il accepte après en avoir informé Londres.
Şu anda Londra Müzesi'nde sergilenmektedir.Elle se trouve maintenant au Museum of London.
Londra'da herkesten çok tutuklama oranına sahiptir.Il fréquente à Londres de nombreuses personnes d'influence.
Paris ve Londra’ya gitti.Elle vit à Paris et à Londres.
Rocksteady Studios, Londra'da kurulu İngiliz video oyunu geliştiricisi firmadır.Rocksteady Studios est une entreprise britannique de développement de jeux vidéo basée à Londres.
Dodger ona Londra’da kalacak bir yer önerir.Suggia décide de s'installer à Londres.
Bakınız Londra'daki Temple BarL'Église du Temple, à Londres.
Yarışma Londra'da bulunan Royal Albert Hall'de yapılmıştı.En 1947 elle se produit au Royal Albert Hall de Londres.
Orada yakalandı ve Londra'ya götürülerek idam edildi.Il fut arrêté et ramené à Londres.
Sadece final maçı Londra'da oynandı.La finale, elle, se dispute aussi à Londres.
Bu keşif Londra Jeoloji Derneği ile yapılan çeşitli yazışmalarla bildirilmiştir.C'est la plus haute distinction décernée par la Geological Society of London.
Bu füzelerin 2,419'u Londra'ya ulaşmış, 6,184 kişi öldürmüş ve 17,981 kişi yaralamıştır.Les attaques de V1 sur Londres tuent 6 184 civils, et en blessent grièvement 17 981 autres.
Fielding yaşamını Londra ve Los Angeles arasında sürdürmektedir.John partage son temps entre Los Angeles et Londres.
Londra'ya yaptığı birkaç ziyaret dışında bir kere de Amerika'ya giden yazar, tüm yaşamını Dublin'de geçirdi.À part quelques visites occasionnelles en Afrique du Sud, il passe le reste de sa vie en Angleterre.
Eliza Arnold, 1787'nin ilkbaharında, Henry ve Elizabeth Arnold çiftinin çocuğu olarak Londra'da doğdu.Fille d'Henry Arnold et d'Elizabeth Smith, Elizabeth Arnold naît à Londres au printemps 1787.
30 Mayıs 1913 - Londra Antlaşması'nın imzalanmasıyla Birinci Balkan Harbi sona erdi.Le traité de Londres conclut la première guerre balkanique le 30 mai 1913.
Önceleri heykeltıraş olmak isteyen Roth, Londra’da Camberwell Sanat Okulu’na gitti.Dans sa jeunesse, Tim Roth voulait être sculpteur et a étudié à l'école d'art de Camberwell à Londres.
Londra Şehri'nin en yüksek binası olup Birleşik Krallık'ın üçüncü yüksek binasıdır.C'est le plus haut building du Royaume-Uni en dehors de Londres et le septième plus haut bâtiment du pays.
Londra'da düzenlen konferansta, Barışı Uygulama Konseyi'nin Yönetim Kurulu kuruldu.La Convention a été rédigée par la Conférence du Comité du désarmement.
Crystal Palace, Londra'nın güneyinde bulunan bir bölgedir.Le Crystal Palace est réédifié dans la banlieue sud de Londres.
Rieu 19 Mart 1902'de Londra'da ölmüştür.Il meurt à Londres le 29 mars 1911.
Royal Thames Yacht Club (kısaca RTYC), Londra merkezli yat kulübü.Des navires appartenant à certains Yacht Clubs anglais (par exemple, the Royal Harwich Yacht Club).
Bu bölge, Londra Planı'nda Büyük Londra'nın 35 büyük merkezinden biri olarak yer almaktadır.La zone est identifiée dans le Plan de Londres comme l'un des 35 grands centres dans le Grand Londres.