Neden Çin Lokantaları gibi yapamıyoruz?"למה שלא נעשה את זה כמו מסעדות סיניות?"
Neden Çin Lokantaları gibi yapamıyoruz?"انا اريد ان تكون الفروع خاصتي تشبه المطاعم الصينية
Neden Çin Lokantaları gibi yapamıyoruz?"いたるところに中華料理店がありますが
Örneğin üst düzey lokantalar olabilir.Je peux penser de la gastronomie.
Örneğin üst düzey lokantalar olabilir.Na przykład dobre restauracje.
Örneğin üst düzey lokantalar olabilir.Можу поміркувати про добре харчування.
Sadece erkeklerle alakalı şeyleri öğrenirsin. Lüks bir lokantaya gittiğinde tek yapacağınız şey geğirmek olur.Se vai in un ristorante di lusso, puoi ruttare tutto il tempo.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.Bespeurt veel activiteit bij restaurant Tre Scalini en merkt dat het lunchtijd is, en ze trek heeft.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.트레스 팔리니 레스토랑이 있는 곳에서 벌어지는 저 엉청나게 많은 사람들 좀 보세요. 점심시간임을 알게 되자, 소녀는 배가 고픕니다.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.Nota la frenetica attività al ristorante Tre Scalini, si ricorda che è ora di pranzo e che ha fame.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.Observă activitate intensă la restaurantul Tre Scalini, amintindu-i că e ora prânzului, și ei îi e foame.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.Ve mucha actividad en el restaurante Tres Scalini, recordando que era la hora de comer, y tiene hambre.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.Забелязва много активност при ресторант "Тре Скалини", което й припомня, че е време за обяд, а тя е гладна.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.מבחינה בפעילות רבה במסעדת טרה סקליני, נזכרת ששעת צהרים הגיעה והיא רעבה
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.لاحظت الكثير من الحركة في مطعم تراس باليني مذكرا اياها انه وقت الغداء وانها جائعة
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.そういえばお昼の時間でお腹が空いている ことに気付きます カンポ・デ・フィオーリ広場へと 飛行を続けて
Ve bir lokantaya giriyordu.A chystá sa na večeru.
Ve bir lokantaya giriyordu.Dan dia pergi ke sebuah kedai makan.
Ve bir lokantaya giriyordu.E ele vai a um restaurante.
Ve bir lokantaya giriyordu.Er geht also in einen Imbiss.
Ve bir lokantaya giriyordu.És bemegy egy kis étterembe.
Ve bir lokantaya giriyordu.Et il va à un diner.
Ve bir lokantaya giriyordu.Hij gaat een eetcafé binnen.
Ve bir lokantaya giriyordu.Intră într-un restaurant.
Ve bir lokantaya giriyordu.그는 만찬에 참석예정이었습니다.
Ve bir lokantaya giriyordu.Un giorno entra in un ristorante.
Ve bir lokantaya giriyordu.Và rồi ông ta tham gia 1 bữa tối.
Ve bir lokantaya giriyordu. Ve lokantaya girip kendisini bir aileye tanıttı ve dedi kiVešel do jedné restaurace, představil se jedné rodině a řekl:
Ve bir lokantaya giriyordu.Wszedł do jakiejś knajpki.
Ve bir lokantaya giriyordu.Y va a una cafetería.
Ve bir lokantaya giriyordu.Και μπήκαν σ' ένα εστιατόριο.
Ve bir lokantaya giriyordu.Влиза той в една закусвалня.
Ve bir lokantaya giriyordu.Заходить він до їдальні.
Ve bir lokantaya giriyordu.И он заходит в закусочную.
Ve bir lokantaya giriyordu.הוא מגיע לאיזו מסעדה.
Ve bir lokantaya giriyordu.وكان على وشك الدخول إلى مطعم.
Ve bir lokantaya giriyordu.ある家族に自己紹介しました
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.토론이 끝나면 우리는 중국 음식점으로 가서 6 단계의 오리 식사를 먹습니다.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.A když skončíme, jdeme pak do čínské restaurace, kde máme šestichodovou kachní večeři.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.A keď skončíme, ideme do čínskej reštaurácie a dáme si šesťchodovú kačaciu večeru.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Amikor a vitának vége, beülünk egy kínai étterembe, és együtt elfogyasztunk egy hat fogásos kacsa-vacsorát.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Dan setelah selesai, kita pergi ke restoran Cina dan memesan enam masakan bebek untuk makan malam.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.E alla fine, andiamo in un ristorante cinese e pranziamo con sei portate a base di anatra
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.E quando acabamos, vamos a um restaurante chinês e comemos uma refeição de seis pratos, de pato.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Et quand c'est fini, nous allons au restaurant chinois et nous avalons six plats de canard.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Iar când se termină, mergem la un restaurant chinezesc și luăm o cină de 6 feluri, din rață.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Na afloop gaan we naar een Chinees restaurant om een zesgangendiner van eend te nuttigen.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Po obchodach idziemy do chińskiej restauracji na 6-daniową kolację z kaczki.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Und am Ende gehen wir zum Chinesen und bestellen sechs Gänge mit Ente.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Và khi kết thúc, chúng ta hãy đến một nhà hàng trung hoa và chúng ta sẽ có một bữa tối với vịt 6 món.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Y cuando terminamos, nos vamos a un restaurante chino y cenamos pato.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Και όταν τελειώνει, πηγαίνουμε σε ένα Κινέζικο εστιατόριο και τρώμε δείπνο με πάπια.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.По завершенні заходу ми всі йдемо в китайський ресторан і замовляємо вечерю з шести качиних блюд.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.По окончанию всех обсуждений мы идём в китайский ресторан и заказываем ужин из 6-ти утиных блюд.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.ואחרי המפגש אנו הולכים למסעדה סינית ואוכלים ארוחת ערב עם שש מנות ברווז.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.ثمّ نذهب إلى مطعم صينيّ ونشتري عشاء بطّ.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.アヒルのフルコースを食べます 来年は皆さんと
Ve lokantaya girip kendisini bir aileye tanıttı ve dedi ki그는 만찬장에 들어가서 한 가족에게 자신을 소개하고
Ve lokantaya girip kendisini bir aileye tanıttı ve dedi ki "New Hampshire'da hangi bölgedensiniz?"A keď na ňu príde, predstaví sa rodine a hovorí, "Z akej dediny v New Hampshire ste?"
Ve lokantaya girip kendisini bir aileye tanıttı ve dedi ki "New Hampshire'da hangi bölgedensiniz?"E ele entra no restaurante, apresenta-se a uma família e diz, "De que aldeia de New Hampshire são vocês?"