BRCA2, Rad51'in hem hücre içindeki lokalizasyonunu, hem de onun DNA'ya bağlanma yeteneğini düzenler.BRCA2 reguliert die intrazelluläre Position und DNA-Bindefähigkeit des RAD51.
Smith-Waterman algoritması da dinamik programlamaya dayalı bir lokal hizalama yöntemidir.D.h. der Smith-Waterman-Algorithmus berechnet das lokale „sequence alignment“.
Bununla birlikte belirli bir müzeyi gezdirmek üzere çalışan lokal rehberler de mevcuttur.Außerdem lädt ein Heimatmuseum zum Besuch ein.
Sıcak lokaliteleri tercih eden bir türdür.Warme Lokalitäten werden bevorzugt.
Roma'nın kuzeydoğusuna lokalize edilir.Nordöstlichste römische Militäranlage entdeckt.
Zehirli olsun ya da olmasın çoğu yılan ısırıkları, bir takım lokal etkilere sebep olur.La plupart des morsures, par un serpent venimeux ou non, ont des effets locaux.
Sıcak lokaliteleri tercih eden bir türdür.Les espèces plus locales sont à préférer.
Kulüp lokali günümüzde Kooperatife aitken Esence Stadyumu da atıl vaziyettedir.C’est encore aujourd’hui un syndicat au niveau municipal en termes de représentation.
Bu yöntemler iki ve daha çok dizi için uygulanabilir ve tipik olarak lokal hizalamalar üretir.Celui-ci peut aller jusqu'à deux à trois semaines afin de le rendre plus crémeux et typé.
Ayrıca bir lokal bir de Ortodoks kilisesi yıkmışlardır.Ils y construisirent une église orthodoxe.
Genellikle lokal anestezi veya genel anestezi altında uygulanmaktadır.Elle se pratique en général sous anesthésie générale ou sous anesthésie loco-régionale.
Bu yöntemler iki ve daha çok dizi için uygulanabilir ve tipik olarak lokal hizalamalar üretir.Estos métodos pueden usarse para dos o más secuencias, y producen típicamente alineamientos locales.
Diğer kusurlar gibi lokalize değildirler ve kararsızdırlar.No están tan localizados como los otros defectos, y son inestables.
Smith-Waterman algoritması da dinamik programlamaya dayalı bir lokal hizalama yöntemidir.El algoritmo Smith-Waterman es un método general de alineamiento local basado en programación dinámica.
Eğer diziler yeterince birbirine benziyorsa lokal ve global hizalama sonuçları arasında bir fark olmaz.Con secuencias suficientemente similares, no existe diferencia entre alineamientos globales y locales.
Zehirli olsun ya da olmasın çoğu yılan ısırıkları, bir takım lokal etkilere sebep olur.La mayoría de las mordeduras de serpiente, ya sean venenosas o no, tiene algún tipo de efecto local.
Geçiş lokalizasyonu.Mapa de localización.
Ameliyatlarda olduğu gibi radyoterapi de lokal bir tedavidir ve sadece uygulanan bölgedeki hücreleri etkiler.La radioterapia es un tratamiento local que afecta solo a las células cancerosas del área tratada.
C. Lokal Binası: Alt kat kulübün lokalidir.Alo (Allo): Descendiente del Alosaurio.
PCR değerleri hem lokal hem de uzaktan kullanılabilir.I valori PCR sono disponibili sia in locale che in remoto.
Bu durum, Drosophila beynindeki küçük ventral lateral nöronlarda (sLNvs) lokalize edildi.Questo è stato localizzato nei piccoli neuroni laterali ventrali (sLNv) nel cervello della Drosophila.
Bakteriyel menenjitin nedenlerinin lokal dağılımında kayda değer farklılıklar olabilir.Ci sono differenze significative nella distribuzione locale delle cause di meningite batterica.
Vitrektomi genellikle lokal anestezi altında yapılır.La cistoscopia diagnostica è di solito eseguita in anestesia locale.
Genellikle lokal anestezi veya genel anestezi altında uygulanmaktadır.L'esame si fa sotto anestesia locale o generale.
Lokal anestezi altında yapılır ve doğum sonrası kesi tekrar dikilir.Viene praticata sotto anestesia locale e suturata ben stretta dopo il parto.
Sosyal ve duygusal işlevlerse orbitofrontal kortekste lokalizedir.В людях и других приматах социальная и эмоциональная обработка локализуется в орбитофронтальной коре.
Vücudun sadece belirli bir bölgesini uyuşturan anestezi türüne ise lokal anestezidir.Потеря чувствительности определенного участка тела под воздействием местного анестетика.
PCR değerleri hem lokal hem de uzaktan kullanılabilir.HMMs могут быть использованы для получения как глобальных, так и локальных выравниваний.
Semptomlar, primer tümörlerin lokalizasyonuna göre değişebilir.Симптомы варьируют в зависимости от местоположения опухоли.
İkinci türev > 0 : Potansiyel enerji lokal minimumdadır ve bu denge durumudur.المشتق التفاضلي الثاني > 0: تكون طاقة الوضع في حالة نهاية صغرى.
Zehirli olsun ya da olmasın çoğu yılan ısırıkları, bir takım lokal etkilere sebep olur.معظم لدغات الأفاعي، سواء من قبل ثعبان سام أم لا، سوف تكون نوع من تأثير اللدغات المحلية.
Bakteriyel menenjitin nedenlerinin lokal dağılımında kayda değer farklılıklar olabilir.هناك اختلافات كبيرة في التوزيع المحلي لأسباب التهاب السحايا الجرثومي.
Lokalizasyonu henüz yapılamamıştır.الموقع غير متأكد منه بعد.
Ürün neme karşı hassastır ve nemli yaz lokallerinde dağınık ve yapışkan olabilir.الصيف مثير للضيق عند السهل ومنعش عند الوديان الثلاثة.
Bakteriyel menenjitin nedenlerinin lokal dağılımında kayda değer farklılıklar olabilir.Existem diferenças significativas na distribuição local das causas de meningite bacteriana.
Bu girişimler genel olarak lokal anestezi altında gerçekleştirilir.É geralmente realizada com anestesia local.
Aralık 2011 itibarıyla, Pro Evolution Soccer serisi 19 dilde lokalize olmuştur ve 62 ülkede mevcuttur.Em Dezembro de 2011, a série estava localizada em 19 línguas e disponível em 62 países.
Bakteriyel menenjitin nedenlerinin lokal dağılımında kayda değer farklılıklar olabilir.Er zijn aanzienlijke verschillen in de lokale verspreiding van oorzaken van bacteriële meningitis.
Bu girişimler genel olarak lokal anestezi altında gerçekleştirilir.De ingreep wordt meestal onder lokale anesthesie uitgevoerd.
1979-1981 arasında yazlık lokalde restorasyon ve yenileme çalışmaları yapıldı.In 1971 en 1996 onderging het stadion renovaties.
Eğer diziler yeterince birbirine benziyorsa lokal ve global hizalama sonuçları arasında bir fark olmaz.W przypadku sekwencji dostatecznie podobnych, rezultaty dopasowań globalnego i lokalnego są takie same.
Smith-Waterman algoritması da dinamik programlamaya dayalı bir lokal hizalama yöntemidir.Algorytm Smitha-Watermana jest ogólną techniką dopasowania lokalnego, opartą na programowaniu dynamicznym.
Bakteriyel menenjitin nedenlerinin lokal dağılımında kayda değer farklılıklar olabilir.Det finns betydande skillnader i den lokala fördelningen av fall av bakteriell meningit.
Sosyal ve duygusal işlevlerse orbitofrontal kortekste lokalizedir.Emotionella och sociala förmågor utgör kärnan i orbitofrontala cortex funktioner.
Lokal kathedralllerde şarkı söyleyerek müziğe başlamış ve 1583'de koro şefi olmuştur.Troligtvis sjöng han i den lokala katedralen redan i sin barndom, och han blev körledare där 1583.
Lokalizasyonu henüz yapılamamıştır.Vraket har inte lokaliserats.
Lokal otoyol olan A352, bu otoyollara bağlanmaktadır.Vägen som går ifrån A352 till A2 har motorvägskaraktär. ^ sådan.
H. influenzae lokalize ve invazif enfeksiyonların geniş bir aralığından sorumludur.H. influenzae відповідальна за широке коло локальних та генералізованих інфекцій.
Diğer kusurlar gibi lokalize değildirler ve kararsızdırlar.Вони не локалізовані, як інші топологічні дефекти, і нестійкі.
Göz kapağı estetiğinde ameliyat lokal anestezi altında yapılır.Спеціалізується на операціях на мозку під місцевою анестезією.
Kullanılan su lokal temiz bir su olmalıdır.У відкритому доступі завжди повинна бути чиста вода.
Bakteriyel menenjitin nedenlerinin lokal dağılımında kayda değer farklılıklar olabilir.Existují významné rozdíly v tom, jak jsou příčiny bakteriální meningitidy lokálně rozloženy.
Bu tür bir stres enerjisi pseudotensörü koordinat dönüşümü ile lokal olarak yok olmak için yapılabilir.Jakýkoli takový pseudotenzor energie a hybnosti může zrušit místní transformace souřadnic.
Sitokinlerin etkileri sistemik veya lokaldir.Jejich účinek se projevuje místně nebo systémově.
Lokalizasyonu henüz yapılamamıştır.Uvažované sídlo se ovšem nepodařilo lokalizovat.
Yedeklemeler sunuculardan lokal olarak kasetlere alınabilir.Zálohy lze stáhnout ze serverů lokálně na pásek.
Ancak bu yönelim yalnızca “lokal yassı” uzayzamanlar için geçerlidir.Je třeba podotknout, že tato hierarchie je platná jen pro místní skupiny.
Hormonlara benzerler ancak kanla taşınmazlar ve lokal etki gösterirler.Na rozdíl od hormonů je netvoří specializované buňky (žlázy) a nepřenášejí se krví, nýbrž účinkují místně.
Lokal otoyol olan A352, bu otoyollara bağlanmaktadır.Dálničním přivaděčem A54 je napojena na dálniční síť.
Bu girişimler genel olarak lokal anestezi altında gerçekleştirilir.Operace se provádí obvykle v lokální anestezii.