Sınavlar ve liyakat kültürü, günümüz Çin'de yine büyük önem taşımaktadır.Os exames e a cultura do mérito ainda permanecem muito valorizados na China atual.
1937′de Liyakat Nişanıyla, 1941′de de Kızıl Bayrak Nişanıyla ödüllendirilmiştir.Ele foi premiado tanto a ordem do Distintivo de Honra (1937) e da Ordem da Bandeira Vermelha ( 1941).
Yöneticiler hiyerarşisine alınacak kişiler liyakatleri esas alınarak yöneticilerce belirlenmelidir.Qualquer funcionário pode se queixar dos chefes aos executivos do escalão superior.
1951 - Pakistan'ın ilk başbakanı Liyakat Ali Han, Ravalpindi'de suikast sonucu öldürüldü.1951 – W Rawalpindi zginął w zamachu pierwszy premier Pakistanu Liaquat Ali Khan.
Haziran 1938'de devlet hizmetindeki başarılarından dolayı Gümüş Liyakat Haçı [2] ile ödüllendirildi.W czerwcu 1938 został odznaczony Srebrnym Krzyżem Zasługi za zasługi w służbie państwowej[5].
Bremen ve Hamburg dışındaki tüm federe eyaletlerin kendilerine ait liyakat nişanları vardır.Všechny spolkové země vyjma Brém a Hamburku udělují také své záslužné kříže.
Harp ve Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası sahibidir.Homer zdědí krabici stříbrných mincí.
Bu alandaki başarısı nedeniyle 1973'te İngiliz Kraliçesi II. Elizabeth tarafından Liyakat Nişanı verilmiştir.Takže například britská královna Alžběta II. přes něj v roce 1976 poslala dopis.
Birçok yarışmada kazandığı ödüllerin yanı sıra, Gümüş Haç Liyakat Madalyası sahibidir.Byl nositelem mnoha uměleckých vyznamenání, mimo jiné Stříbrného kříže za zásluhy.
Mandl, Hizmetlerinden dolayı 2. sınıf Savaş Liyakat Haçı madalyasına layık görüldü.Hartjenstein si za velení své roty vysloužil za zásluhy Železný kříž II. třídy.
Aynı yıl Kral tarafından "Order of Merit (Liyakat Nişanı)" ile onurlandırıldı.Astăzi, acest mottou este utilizat de "Ordinul Național de Merit" (National Order of Merit).
Moses Schorr (Altın Liyakat Haçı), Haham, Polonyalı Tarihçi, Politikacı, İncil Alimi, asurolog ve oryantalist.Moise Schorr (Crucea de Aur de Merit), rabin, istoric polonez, politician, învățat, asiriolog și orientalist.
1951 - Pakistan'ın ilk başbakanı Liyakat Ali Han, Ravalpindi'de suikast sonucu öldürüldü.1951-ben Ravalpindiben gyilkolták meg Pakisztán első választott miniszterelnökét, Liakvat Ali Kánt.
1951 - Pakistan'ın ilk başbakanı Liyakat Ali Han, Ravalpindi'de suikast sonucu öldürüldü.1951 – Pakistanin ensimmäinen pääministeri Liaquat Ali Khan salamurhattiin Rawalpindissa.
Aynı yıl Kral tarafından "Order of Merit (Liyakat Nişanı)" ile onurlandırıldı.Hän sai samana vuonna portugalilaisen Ordem da Liberdade -ritarikunnan kunniamerkin.
1960 yılında da Liyakat Nişanı almaya layık görülmüştür.Vuonna 1960 hänelle myönnettiin varakreivin arvonimi.
1951 - Pakistan'ın ilk başbakanı Liyakat Ali Han, Ravalpindi'de suikast sonucu öldürüldü.1951 - Δολοφονείται στο Ροβαλπίντι ο πρώτος πρωθυπουργός του Πακιστάν, Λιακάτ Αλή Χαν.
Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı'na layık görülmüştür.Er tildelt Forbundsrepublikken Tysklands fortjenstkors.
Sınavlar ve liyakat kültürü, günümüz Çin'de yine büyük önem taşımaktadır.Eksaminer og meritokrati er stadig noget man ser meget positivt på i Kina.
Mart 1964 yılında 66 yaşında emekli oldu ve Ekim ayında Federal Liyakat Nişanı verildi.キャピタインは1966年3月4日に退役し、翌日イタリアへ貸与された。
Liyakat Nişanı (Avusturya), Avusturya Cumhuriyeti'nin devlet nişanıdır.指輪は、オーストリア共和国の国有資産とする。
Aynı yılda Taylor A. A. Griffith Madalyası ve Ödülü aldı ve Liyakat Nişanı kazandı.באותה השנה קיבל טיילור פרס ומדליה על שם א.א. גריפיט, וכן את אות מסדר ההצטיינות.
Liyakat Nişanı (Litvanya), Litvanya Cumhurbaşkanı tarafından verilen bir nişandır.Общите споразумения за примирие (GАAs) са именно продукт на преговори, водени под неговото председателството.
Aynı yıl Kral tarafından "Order of Merit (Liyakat Nişanı)" ile onurlandırıldı.V rovnakom roku mu bol udelený Order of Merit.
Aynı yıllarda her iki sanatçı da liyakat ödülü kazandı.Od tohto okamihu sa o oboch speváčkach začalo hovoriť ako rivalkách.
Yöneticiler hiyerarşisine alınacak kişiler liyakatleri esas alınarak yöneticilerce belirlenmelidir.Najboljše je, če nam zaposlene, s katerimi se pogovarjamo, priporoči njihov vodja.
1981'de Liyakat Nişanı verildi.1981 m. pristatoma kvepalų linija.
1906 yılında, Togo İngiltere Kralı VII. Edward tarafından Liyakat Nişanı üyesi yapıldı.1906 m. kyšulys pavadintas Anglijos karaliaus Eduardo VII vardu.
7 Mart 1928 tarihinde Liyakat Haçı'nın askeri sınıfı olarak kuruldu.1928 m. kovo 7 d. Siesikų valsčiaus taryba svarstė klausimą dėl privalomo mokymo įvedimo.
1951 - Pakistan'ın ilk başbakanı Liyakat Ali Han, Ravalpindi'de suikast sonucu öldürüldü.Rawalpindis tapeti 1951. aastal Pakistani esimene valitud peaminister Liaquat Ali Khan.
Bunu bilmem gerekiyor, Sebat ve liyakat el ele gider.Bạn phải hiểu, ước muốn... ...kiên trì và thành quả... ...luôn đi cùng nhau.
Bunu bilmem gerekiyor, Sebat ve liyakat el ele gider.ll faut savoir que la volonté, la persistance et le mérite marchent main dans la main.
Bunu bilmem gerekiyor, Sebat ve liyakat el ele gider.Musíš vědět, že vůle, vytrvalost a zásluhy jdou ruku v ruce.
Bunu bilmem gerekiyor, Sebat ve liyakat el ele gider.Musisz wiedzieć, że wola, wytrwałość i zasługi przechodzą z rąk do rąk.
Bunu bilmem gerekiyor, Sebat ve liyakat el ele gider.Πρέπει να ξέρετε ότι η θέληση, η επιμονή και οι αξίες, πηγαίνουν χέρι-χέρι.
Bunu bilmem gerekiyor, Sebat ve liyakat el ele gider.Ты должно быть знаешь, что настойчивость и заслуга идут рука об руку.
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Ärva vid mitt hus, hör allt, alla se, och liksom hennes mest vars meriter mest skall vara:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Arve på mit hus, høre alle, alle ser, og som hendes mest, hvis fortjeneste mest er:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Herdar na minha casa, ouvi de tudo, todos percebem, e como ela a maioria cujo mérito maior é de:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Hériter à ma maison; tout entendre, tout voir, Et, comme sa plus dont le mérite le plus sont:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:우리집에서 상속, 모든 소리, 모든보고, 그녀의 대부분의 그의 장점 대부분되어야한다처럼 :
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Peri kotonani, kuule kaikki, kaikki näkevät, ja kuten hänen kaikkein joiden ansiot eniten on:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Thừa kế tại nhà tôi, nghe tất cả, tất cả thấy, giống như hầu hết của mình có công đức nhất sẽ được:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Наследи в къщата ми; чуят всички, всички виждат, и като нея най чиято заслуга най-много се:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Наследование в моем доме, слышать все, все видят, и как ее наиболее чьи заслуги большинство являются:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:בירושה על הבית שלי, לשמוע הכל, לראות הכל, וכמו רוב שלה אשר ראויים ביותר יהיה:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:ترث في بيتي ؛ نسمع كل شيء ، كل رؤية ، ومثل معظم الذين الجدارة لها أكثر كما يلي :
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:どの、多くの、私のビューの中で、一つである、計算なしでも、数に立つことがある。
Sebat ve liyakat el ele gider.A kitartás és az érdem kéz a kézben járnak.
Sebat ve liyakat el ele gider.Hand in Hand gehen.
Sebat ve liyakat el ele gider.la persistenza e il merito vanno di pari passo.