limanına ile cümle
limanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.57
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İlk seferini Çin'in Tianjin limanına yaptı.Tianjinin satama Tianjinin sataman sijainti Kiinassa Tianjinin satama (kiin.
İmparatorluk donanması Miyako Limanına 20 Mart günü ulaşır.Ο αυτοκρατορικός στόλος έφτασε στο λιμάνι της Μιγιάκο, στην βόρεια Χόνσου, στις 20 Μαρτίου.
Eğer adanın limanına bir şey olsaydı adadaki balıkçılık sektörü bütünüyle sekteye uğrayacaktı.Βρισκόταν στο ανατολικό μέρος του νησιού και είχε σαν έδρα το κοσμοπολίτικο Νυδρί.
Brugge limanı ise Antwerp limanına göre daha güvenli kalıyordu.Endnu værre så det ud for havnebyen Antwerpen.
Geriye kalan gemiler 13 Eylül 1500'de Hindistan'da Kalikut (bugün Kajikod) limanına ulaşıp demir attılar.Derpå sejlede de mod øst og gik i land i Calicut i Indien i september 1500.
İlk seferini Çin'in Tianjin limanına yaptı.I Kina etablerte Munthe seg i havnebyen Tianjin.
İmparatorluk donanması Miyako Limanına 20 Mart günü ulaşır.Angkatan laut kekaisaran tiba di pelabuhan Miyako pada 20 Maret 1869.
Şogun yönetimi donanma komutanı Enomoto ve beraberindeki gemiler 26 Ağustos günü Sendai Limanına ulaşır.Armada Enomoto bergabung di Pelabuhan Sendai pada 26 Agustus.
Brugge limanı ise Antwerp limanına göre daha güvenli kalıyordu.Farnese akhirnya melakukan pengepungan atas pelabuhan besar Antwerpen.
Almanya'nın Dünya'ya açılan kapısı da denilen bu şehir, Almanya'nın en büyük limanına da sahiptir.Nó được gọi là "Cửa ngõ vào thế giới" của Đức và là cảng lớn nhất ở Đức.
İmparatorluk donanması Miyako Limanına 20 Mart günü ulaşır.Bài chi tiết: Hải chiến Miyako Hải quân triều đình tới Miyako ngày 20 tháng 3.
Şogun yönetimi donanma komutanı Enomoto ve beraberindeki gemiler 26 Ağustos günü Sendai Limanına ulaşır.Hạm đội của Enomoto neo tại cảng Sendai ngày 26 tháng 8.
Bölgenin en önemli limanına sahip Mersin, Levanten nüfusu kendine çekti.Ở đây có cảng biển lớn nhất tỉnh.
Kymi adını alarak, geminin Londra'da olan kaydı Pire Limanına alınmıştır.홈즈의 정보를 이용해 레스트레이드는 그가 탄 배가 런던에 도착하자 그를 체포했다.
Port Artur limanına Japon ablukası sıkılaşınca deniz topçu batarya komutanlığına getirilir.Когато японските сили обсаждат Порт Артур, командва морската батарея.
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.Iz luke plove nekoliko puta dnevno trajekti u marokanski grad Tanger.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Kupujúci platí nakládku na loď, dovozné z prístavu nakládky do prístavu vykládky.
Şogun yönetimi donanma komutanı Enomoto ve beraberindeki gemiler 26 Ağustos günü Sendai Limanına ulaşır.Šogunatsko ladjevje pod poveljstvom Enomota Takeakija je v Sendaisko pristanišče prispelo 26. augusta.
İmparatorluk donanması Miyako Limanına 20 Mart günü ulaşır.Cesarsko ladjevje je v pristanišče v Mijaku prispelo 20. marca 1869.
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.Konstantinopolio uostuose kasdien buvo pastatomas vienas naujas karo laivas.
Dünya'nın dördüncü, Avrupa'nın ikinci büyük limanına sahiptir.Antrasis pagal dydį uostas Europoje.
Almanya'nın Dünya'ya açılan kapısı da denilen bu şehir, Almanya'nın en büyük limanına da sahiptir.Tai didžiausias uostas Vokietijoje, dar vadinamas „vartais į pasaulį“ (vok. Tor zur Welt).
Adanın Ayvalık limanına uzaklığı 4.2 km.’dir."Saare järve õpperada (3,5km)".
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.A potom, keď som sa s Emmettom vrátil do Malin Head k mólu, všimol som si nejaký čierny sliz na prove lode.
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.Kiedy z Emmettem wróciliśmy na przystań w Malin Head, zauważyłem czarną maź na przodzie łodzi.
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.Und wenn Emmett und ich zurück an den Pier in Malin Head kamen, bemerkte ich schwarzen Schleim vorne am Boot.
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.Y luego cuando Emmett y yo regresamos a Malin Head, al muelle, noté un lodo negro en el frente del barco.
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.Αλλά όταν επιστρέψαμε με τον Έμετ στον μώλο του Μάλιν Χεντ, πρόσεξα μια μαύρη βλέννα πάνω στην πλώρη.
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.Когато по-късно аз и Емет се върнахме на кея на нос Малин, забелязах някаква черна слуз отпред на лодката.
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.После, когда Эммет и я вернулись на пирс в Марлин Хэд, я заметил чёрную слизь на лодке.
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.멀린 헤드의 잔교에 도착했을때 저는 보트앞에 검은 점액이 있는것을 발견했지요.
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm. O zaman aklıma geldi:Apoi când eu şi Emmett ne-am întors la Malin Head, la debarcader, am observat puţină murdărie pe botul bărcii.
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.Tôi nhận ra một vài chất lỏng trơn, đặc và đen trước tàu.
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.חזרנו למלין הד, למזח, הבחנו בריר שחור בחזית הסירה.
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.عُدنا الى "ميلان هيد" الى رصيف الميناء لاحظت ان هناك لُعاباً اسود في مُقدة القارب
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.私は黒い粘液が船の前側についていることに 気が付きました 私は以前 長い間商業用の漁船に乗り組んでいたのですが
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Ahora estamos sobre Puerto Príncipe.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Chúng ta đang tập trung vào Port au-Prince.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Estamos agora a focar Port-au-Prince.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Focalizăm acum pe Port au-Prince.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.이제 포르토프랭스를 보고 있습니다.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Most Port-au-Princere összpontosítunk.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Nous nous centrons à présent sur Port-au-Prince.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Ora ingrandiamo su Port au-Prince.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Pokażmy teraz Port au-Prince.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Sekarang kita memusatkan perhatian pada Port au-Prince.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Teď se koukáme na Port au-Prince.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Teraz sa pozeráme na Port au-Prince.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Vi tittar nu på Port au-Prince.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.We concentreren ons nu op Port au-Prince.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Επικεντρωνόμαστε τώρα, στο Πόρτο-Πρινς.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Ми зараз ідемо в Порт-о-Принц.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Мы сейчас идем в Порт-о-Принц.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.Сега фокусираме, Порт-о-Пренс.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.הסתכלו בתמונות הלווין. בנו את המפה. שהתפתחה בזריזות.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.نحن نركز الآن، على بورت أو برينس.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.青は難民キャンプで ボランティアが衛星写真で見つけました
İlgili Sayfalar