limanına ile cümle

limanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Narita Hava limanına kadar seninle gideceğim.I will go with you as far as Narita Airport.
Tom yat limanına gidiyor.Tom is heading to the marina.
İmparatorluk donanması Miyako Limanına 20 Mart günü ulaşır.The Imperial navy reached the harbor of Miyako on March 20.
Konstantinopolis limanına yakın Rhegium bölgesi, evlerin en büyük kaybına uğradı.The district of Rhegium, close to the port of Constantinople, suffered the greatest loss of houses.
(İntermezzo: Le Havre limanına seyahat.)(Intermezzo: The journey to Le Havre.)
Brčko Sava Nehri üzerinde, Bosna'da büyük bir limanına sahiptir.Brčko has the largest port in Bosnia, on the Sava river.
Poti limanına komşu olan RAKIA bölgesi Serbest Sanayi Bölgesine sahiptir.Adjacent to the Poti port area is the RAKIA owned Free Industrial Zone.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.The seller pays for the carriage of the goods up to the named port of destination.
Sağlam kalan Pers gemileri dağınık olarak çekilerek Phalerum limanına sığındılar.Ships that have been damaged can be repaired by directing them back to the player's home port.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.We're focusing now on Port-au-Prince.
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.I noticed some black slime on the front of the boat.
Radoseviç, soruşturma için tekneye Vis adasının limanına kadar eşlik edildiğini belirtti.Radosevic said the boat was escorted to a port on the island of Vis for investigation.
14 Mayıs 1877'de Sohum limanına amfibi bir saldırıyı desteklediler.They also supported an amphibious assault on the port of Sokhumi in May 1877.
Scheer 14.35'te potansiyel hedefinden vazgeçerek limanına doğru yola çıktı.Scheer turned for home at 2:35 p.m. abandoning his potential target. By 4:00 p.m.
Daha sonra bu kuvvet, Fransız Kuzey Afrikası'ndaki Mers El Kebir limanına transfer edildi.Then, the force was transferred to Mers El Kébir in French North Africa.
Park, kentin limanına ve çelik, gemi yapımı ve petrokimya gibi endüstrilere bitişiktir.The park abuts the city's port and industries including steel, shipbuilding, and petrochemicals.
Manoel Adası şu anda bir yat parkına ve yat limanına ev sahipliği yapıyor.Manoel Island currently houses a yacht yard and yacht marina.
11 Ekim 1882'de Hodeida (Yemen) limanına vardı.On 11 October 1882, he arrived at the port of Hodeida (Yemen).
1843 - İlk Alman göçmenler Şili'deki Puerto Hambre limanına vardılar.1843: Die ersten deutschen Einwanderer treffen im chilenischen Hafen Puerto Hambre ein.
Arkasından, Philadelphia limanına bağlı, Kaptan O'Brien'in Dauphin'i de aynı akıbete uğradı.Später wurde auch das Schiff Dauphin des Kapitäns O'Brien aus Philadelphia geentert.
Bu gemi, Boston limanına bağlı, Kaptan Isaak Stevens'in idaresindeki Maria idi.Das Schiff stammt aus Boston, fuhr unter Kapitän Isaak Stevens und hieß Maria.
6 Temmuz günü İngiliz donanmasına ait bir ateş kayığı Çeşme limanına girdi.Am Abend des 7. Juli 2010 brach an Bord des Schiffes ein Feuer im Bereich der Deckscontainer auf Luke 6 aus.
İmparatorluk donanması Miyako Limanına 20 Mart günü ulaşır.La marine impériale a atteint le port de Miyako le 20 mars.
(İntermezzo: Le Havre limanına seyahat.)(Intermezzo: El viaje a Le Havre.)
İmparatorluk donanması Miyako Limanına 20 Mart günü ulaşır.La armada imperial llegó a la bahía de Miyako el día 20 de marzo.
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.De ahí salen diariamente transbordadores a Atenas.
Şogun yönetimi donanma komutanı Enomoto ve beraberindeki gemiler 26 Ağustos günü Sendai Limanına ulaşır.La flota de Enomoto se reunió en el puerto de Sendai el 26 de agosto.
Dünya'nın dördüncü, Avrupa'nın ikinci büyük limanına sahiptir.La ciudad dispone del segundo puerto más importante del país.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.El vendedor entrega la mercancía en el muelle del puerto.
Taranto limanına 1943'te bırakılan mayın çukur açmıştır.Fu affondata da una mina nel porto di Taranto nel 1943.
Brčko Sava Nehri üzerinde, Bosna'da büyük bir limanına sahiptir.Brčko ha il più grande porto della Bosnia ed Erzegovina, sul fiume Sava.
1843 - İlk Alman göçmenler Şili'deki Puerto Hambre limanına vardılar.Il 2 maggio del 1843 giunsero a Puerto Hambre i primi venti immigrati tedeschi.
Brugge limanı ise Antwerp limanına göre daha güvenli kalıyordu.Порт Амстердама извлёк весьма большую пользу из блокады порта Антверпена.
Fakat Haziran 1229'da imparator Akka'dan apartopar gemiyle ayrılıp Brindisi limanına geldi.В конце апреля 1229 года корабли императора прибыли за ним в Акру.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Означает, что продавец несёт расходы по доставке в порт отправления.
1912 yılında İtalyan donanması, Beyrut limanına taarruz etti.وفي عام 1912 هاجم الأسطول الإيطالي ميناء بيروت.
Sağlam kalan Pers gemileri dağınık olarak çekilerek Phalerum limanına sığındılar.فلاذت باقي السفن بالهرب نحو بجاية محتمين بقلعتها.
Brčko Sava Nehri üzerinde, Bosna'da büyük bir limanına sahiptir.يوجد في برتشكو أكبر ميناء في البلاد,الواقع على نهر سافا.
Struma, Türk ordusuna ait bir römorkla İstanbul limanına çekildi.أجبر عثمان على مغادرة المدينة بواسطة عمال الميناء التركي المسلحين.
İmparatorluk donanması Miyako Limanına 20 Mart günü ulaşır.A marinha Imperial chegou à enseada de Miyako em 20 de março.
Bu filo önce Sicilya'da Trepani limanına gitti.A viagem terminou no Porto de Sevilha.
Şogun yönetimi donanma komutanı Enomoto ve beraberindeki gemiler 26 Ağustos günü Sendai Limanına ulaşır.A frota de Enomoto juntou-se ao porto de Sendai em 26 de agosto.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Significa que o vendedor paga para o transporte das mercadorias até o porto de embarque.
Dünya'nın dördüncü, Avrupa'nın ikinci büyük limanına sahiptir.Amsterdam heeft de op drie na grootste haven van Europa.
1843 - İlk Alman göçmenler Şili'deki Puerto Hambre limanına vardılar.In 1834 kwamen de eerste Chinezen aan in de haven van Liverpool.
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.Hier vertrekken meerdere keren per dag veerboten naar Tórshavn.
Brugge limanı ise Antwerp limanına göre daha güvenli kalıyordu.De oeverzwaluw doet het wel goed in de haven van Antwerpen.
İsrail ordusunun ele geçirdiği gemi Aşdod limanına demirlendi.Statek został zatrzymany przez izraelską prokuraturę w porcie w Hajfie.
Şogun yönetimi donanma komutanı Enomoto ve beraberindeki gemiler 26 Ağustos günü Sendai Limanına ulaşır.Flota Enomoty dotarła do przystani w Sendai 26 sierpnia.
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.Bilfärja till Jura avgår varje dag regelbundet från Port Askaig.
Bu filo önce Sicilya'da Trepani limanına gitti.Båten lär ha varit på väg från Sevilla.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Вважається, що продавець виконав постачання, коли товар перетнув борт судна в порту відвантаження.
Daha sonra kömür almak için Messina limanına doğru yola çıktı.Druhý den ráno úspěšně dorazil do Messiny, kde doplnil uhlí.
En büyük şehir ise, günümüzde hızla büyüyen Afrika'nın en işlek limanına sahip Durban'dır.V současné době je nejrychleji se rozrůstajícím městem v Delaware.
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.Din portul Holsmund pleacă zilnic feriboturi spre Vaalsa, Finlanda.
Coğrafi konumu dolayısıyla avantajları bulunan Göteborg şehri, İskandinavya'nın en büyük limanına sahiptir.Előnyös földrajzi elhelyezkedésének köszönhetően Göteborgnak van a legfontosabb kikötője egész Skandináviában.
Geriye kalan gemiler 13 Eylül 1500'de Hindistan'da Kalikut (bugün Kajikod) limanına ulaşıp demir attılar.A flotta maradék része szeptember 13-án érkezett meg Kalikutba, az indiai kikötővárosba.
6 Temmuz günü İngiliz donanmasına ait bir ateş kayığı Çeşme limanına girdi.Itt augusztus 6-án megállított egy brit kereskedelmi hajót.
1771'de bir limanına deniz feneri yapıldı.1771-ben új hajóval bővítették.
Bu gemi Avustralya Hükümetinden bu kurtarılan insanları Avustralya limanına getirmek istemiştir.Tarkoitus oli kieltäytyä päästämästä veneellä saapuvia turvapaikkaa tarvitsevia ihmisiä Australiaan.
İlgili Sayfalar