limanına
C2 seviye
TR → EN
Tanım
•liman (ad) sözcüğünün ikinci tekil şahıs yönelme tekil çekimi
Örnek Cümlelerlimanına ile daha fazla örnek cümle →
Tom yat limanına gidiyor.
Tom is heading to the marina.
Şimdi au-Prince limanına bakıyoruz.
We're focusing now on Port-au-Prince.
(İntermezzo: Le Havre limanına seyahat.)
(Intermezzo: The journey to Le Havre.)
Narita Hava limanına kadar seninle gideceğim.
I will go with you as far as Narita Airport.
11 Ekim 1882'de Hodeida (Yemen) limanına vardı.
On 11 October 1882, he arrived at the port of Hodeida (Yemen).
İmparatorluk donanması Miyako Limanına 20 Mart günü ulaşır.
The Imperial navy reached the harbor of Miyako on March 20.
Brčko Sava Nehri üzerinde, Bosna'da büyük bir limanına sahiptir.
Brčko has the largest port in Bosnia, on the Sava river.
14 Mayıs 1877'de Sohum limanına amfibi bir saldırıyı desteklediler.
They also supported an amphibious assault on the port of Sokhumi in May 1877.
Poti limanına komşu olan RAKIA bölgesi Serbest Sanayi Bölgesine sahiptir.
Adjacent to the Poti port area is the RAKIA owned Free Industrial Zone.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.
The seller pays for the carriage of the goods up to the named port of destination.
Manoel Adası şu anda bir yat parkına ve yat limanına ev sahipliği yapıyor.
Manoel Island currently houses a yacht yard and yacht marina.
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.
I noticed some black slime on the front of the boat.