Ana içeriğe geç
Sözlük

limanı ile cümle

limanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Delfshaven kasabası Delft şehrinin limanı etrafında gelişmiştir.Rondom de sluis ontstond het havenstadje 'Delfshaven'.
Cebel Ali Limanı 1979'da kuruldu.De Abtswoudsebrug werd gebouwd in 1979.
Ambarlı Limanı dünyada en büyük 50 konteyner limanı içerisinde yer almaktadır.De haven behoort tot de top 10 van grootste containerhavens ter wereld.
Vancouver Limanı dünya ölçülerinde önemli büyüklüktedir.De haven van Vancouver is een van de belangrijkste ter wereld.
Şehir Güney Andaman Adası'nın doğu kıyısında yer almakta olup adanın ana limanıdır.De stad bevindt zich aan de oostkust van Zuid-Andaman en vormt de voornaamste toegangspoort tot de eilanden.
Sonuç olarak İran'ın en önemli ticaret limanıdır.Het is de belangrijkste effectenbeurs van Iran.
Bandırma limanına her gün düzenli olarak İstanbul'dan Feribot seferleri yapılmaktadır.Hier vertrekken meerdere keren per dag veerboten naar Tórshavn.
Şehrin bir havaalanı ve limanı vardır.De stad beschikt over een haven en een vliegveld.
Limanın devlet eliyle yaptırılmasına 1954 yılında başlanmıştır.In 1954 werd begonnen met de aanleg van de haven.
Aynı kaza Titanic Southampton limanından ayrıldıktan hemen sonra da olmuştur.Het schip vertrok kort na 12 uur uit de haven in Southampton.
Ardından limanını balıkçılık için geliştirdiler.De visserij is later belangrijk geworden, na de aanleg van de haven.
Aldarion Limanı onarır ve genişletir.De haven is volledig vernieuwd en uitgebreid.
Brugge limanı ise Antwerp limanına göre daha güvenli kalıyordu.De oeverzwaluw doet het wel goed in de haven van Antwerpen.
Shenzhen limanı dünyanın en işlek limanlarındandır.De haven van Shenzhen is de derde in grootte van de wereld.
17. yüzyılda önemli bir korsan limanı olmuştur.Er was al in de 17e eeuw een sluisje in de vaart.
Marco Polo, 1271 yılında Ayas limanını ziyaret etti.Marco Polo bezocht de stad in 1275.
Doğu limanı ise günümüzde artık yalnızca gezinti teknelerini barındırır.De Vieux-Port is tegenwoordig enkel nog een jachthaven.
Liman Sahar Sanayi Limanı Şirketi (SIPC SAOC) tarafından işletilmektedir.De haven wordt beheerd door de Sohar Industrial Port Company (SIPC SAOC).
Kobe limanı Japonya'daki en ünlü limandır.De haven van Kobe was tot aan de Kobe-aardbeving de grootste haven van Japan.
Tenerife'de çalışan tek hava limanı Los Rodeos iki günlüğüne kapatıldı.Verschillende vliegtuigen weken daarom uit naar Los Rodeos op Tenerife.
Bir balıkçı limanı da vardır [1] .Verder is er een vissershaven[2].
Stockport hiçbir zaman bir deniz ve nehir limanı olmamıştır.Stockport nigdy nie był portem rzecznym ani morskim.
Leip, Hamburg limanında eski denizci ve liman işçisinin oğluydu.Hans Leip był synem byłego marynarza i robotnika portowego w porcie w Hamburgu.
İlk görev yeri Boston Limanında Fort Independence idi ve aylığı beş dolardı.Służył najpierw w forcie Independence w porcie bostońskim za 5 dolarów miesięcznie.
Wellington Limanı'nda 3 ada bulunur: Matiu/Somes Adası, Makaro/Ward Adası ve Mokopuna.Obszar portu Wellington dzieli się na trzy wyspy: Matiu/Somes, Makaro/Ward i Mokopuna.
Barbados'un The Deep Water Harbour adlı uluslararası limanı da burada bulunmaktadır.Michael znajduje się międzynarodowy port morski Barbadosu – Deep Water Harbour.
20. yüzyıl'da Assab Etiyopya'nın ana limanı oldu.W XX w. miasto stało się głównym portem morskim Etiopii.
La Spezia limanı.Stocznia w La Seyne.
Baku Limanı'nın 1900 yılındaki görünümü.Widok Lubeki z 1900 r.
Şehrin limanı gemilerle doludur.Port miejski wypełnił się opuszczonymi statkami.
İş sahası olan CBD, Wellington Limanı'nın bir uzantısı olan Lambton Limanı'na oldukça yakındır.Dzielnica biznesowa znajduje się blisko Portu Lambdon, części Portu morskiego Wellington.
19. yüzyılda adanın en büyük ve en önemli limanı ve ticari merkezi idi.W XIX wieku było głównym i największym meksykańskim portem.
İsrail ordusunun ele geçirdiği gemi Aşdod limanına demirlendi.Statek został zatrzymany przez izraelską prokuraturę w porcie w Hajfie.
Aşdod Limanı ise İsrail'in en büyük limanıdır ve ülke ithalatının %60'ı bu limandan yapılır.Jest to największy port towarowy w Izraelu, przeładowujący około 60% izraelskiego ładunku morskiego.
Bölgede bulunan limanlar bir zamanlar dünyanın en büyük limanı olan Londra Limanı'nın bir parçasıydı.Doki znajdujące się na tym terenie były dawniej częścią londyńskiego portu.
Ardından limanını balıkçılık için geliştirdiler.Jego pomieszczenia wykorzystywano następnie na potrzeby rybołówstwa.
Körfez içinde kalan Mersin Limanı 2005'in ortalarında özelleştirilmiştir.Obecne granice portu morskiego w Kołobrzegu określono w 2005.
Hava limanı vardır.Posiada port lotniczy.
Güneyde, ticari limanın yakınındaki küçük olanı.Jedna z mniejszych, znajdująca się na południu miasta dzielnica.
Tadjoura bir Hava Alanı'na sahiptir, ayrıca bir limanı vardır.Baquerizo Moreno jest miastem portowym, posiada także lotnisko.
Bütün gemilerin limanı terk etmesi 30 Mayıs'ı buldu.30 marca ukończono zakładanie wręg okrętu.
Hull limanı 19. yüzyılda ve 20. yüzyıl başlarında büyük bir balıkçı limanı olarak da bilinmekteydi.Port – oryginalna zabudowa portu rybackiego z XIX i XX wieku.
Limanın yolcu kapasitesi artıkça yeni ve büyük bir terminale ihtiyaç duyulmuştur.Prawie wszystkie komercyjne loty zostały przesunięte do nowego i większego terminalu.
Dikson bir limanı ve hidrometeorolojik merkezi vardır.Mieści się tam też placówka Instytutu Meteorologii i Gospodarki Wodnej.
Aynı kaza Titanic Southampton limanından ayrıldıktan hemen sonra da olmuştur.Incydent nastąpił, gdy okręt znajdował się w porcie Southampton.
Şogun yönetimi donanma komutanı Enomoto ve beraberindeki gemiler 26 Ağustos günü Sendai Limanına ulaşır.Flota Enomoty dotarła do przystani w Sendai 26 sierpnia.
San Francisco Limanı'nın gelişmesi ile şehir bir ticaret merkezi haline geldi.Rozwój Portu San Francisco ugruntował centralną pozycję miasta w handlu w regionie.
1866 - İspanyol Donanması, Şili'nin Valparaíso limanını bombaladı.1866 – Wojna Chile i Peru z Hiszpanią: flota hiszpańska zbombardowała chilijski port Valparaíso.
Şehirde demiryolu istasyonu ve hava limanı var.W mieście znajduje się stacja kolejowa oraz port lotniczy.
Büyük deniz limanıdır.Ważny port morski.
Guatemala'nın Karayip Denizi'ndeki en büyük limanıdır.Puerto Barrios to największy port morski Gwatemali.
Anlaşma uyarınca, Bakü petrolünün Karadeniz Limanı'ndan Avrupa'ya teslimatı gerçekleştirildi.Był przeznaczony do transportu ropy z Zatoki Perskiej do Europy.
Limanın yakınında tarihi bir konserveleme müzesi bulunmaktadır.W podziemiach jest niewielkie muzeum historyczne.
Portekiz donanması hemen ardından adanın hemen karşısında anakaradaki Gemburun Limanın'da işgal ettiler.Niebawem do portu na wyspie przybija także flota ojca.
İskele zamanla Ardeşen Limanı olmuştur.Z czasem port zaczął podupadać.
Sydney'in güzel bir doğal limanı vardır.Sydney ma piękny naturalny port.
İlk görev yeri Boston Limanında Fort Independence idi ve aylığı beş dolardı.Först var han i tjänst vid Fort Independence i Boston Harbor för fem dollar i månaden.
Batum limanı, Kazakistan ve Türkmenistan'dan gelen petrolün taşınması için kullanılır.Hamnen i Batumi används för transport av olja från Kazakstan och Turkmenistan.
Marina Piccola ve Marina Grande (adanın ana limanı) adında bitişik iki limanı vardır.Det finns två hamnar, Marina Piccola och Marina Grande, den sistnämnda är huvudhamnen.
1533 ve 1540 yılları arasında San Juan limanını savunmak için yaptırılmıştır.Det uppfördes mellan 1533 och 1540 för att försvara inloppet till San Juans hamn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod