Başarısız liderlik.Il fallimento della leadership.
Başarısız liderlik.Kegagalan kepemimpinan.
Başarısız liderlik.리더십의 실패.
Başarısız liderlik.Ledarskapets misslyckande.
Başarısız liderlik.Porażka przywództwa.
Başarısız liderlik.Sự thất bại trong khả năng lãnh đạo.
Başarısız liderlik.Versagen von Regierungen.
Başarısız liderlik.Zlyhanie líderstva.
Başarısız liderlik.Αποτυχία της Ηγεσίας.
Başarısız liderlik.Криза влади.
Başarısız liderlik.Липсата на лидерство.
Başarısız liderlik.Провал руководства.
Başarısız liderlik.כישלון ההנהגה.
Başarısız liderlik.للديمقراطية فشل القيادة
Başarısız liderlik.現在 リーダーとして失敗すること そこにはどんな意味があるのか?
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Also, Damen und Herren, hier bei TED reden wir häufig über Führung und wie man eine Bewegung schafft.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Așadar, doamnelor și domnilor, la TED vorbim mult despre leadership şi cum să construieşti o mişcare.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Bene, signore e signori, a TED parliamo molto di leadership e di come creare un movimento.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Dámy a páni, na TEDe hovoríme veľa o vedení a vytvorení davu.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Gospe in gospodje, na TED veliko govorimo o vodenju in kako narediti gibanje.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Jadi, para hadirin semua di TED kita sering berbicara mengenai kepemimpinan dan cara memulai sebuah gerakan
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Kính thưa quý vị khán giả, tại TED chúng ta nói nhiều về sự lãnh đạo và làm thế nào để tạo nên xu hướng.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Mesdames et Messieurs, à TED on parle beaucoup de leadership et de comment créer un mouvement.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Na konferencjach TED mówi się dużo o przywództwie oraz o tym, jak zainicjować ruch społeczny.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Niin, hyvät naiset ja herrat, TED:ssä me puhumme paljon johtajuudesta ja siitä miten synnyttää liike.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Så, mina damer och herrar här på TED talar vi en hel del om ledarskap och hur man skapar rörelse.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Señoras y señores, en TED hablamos mucho sobre liderazgo y como hacer un movimiento.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Ser I, damer og herrer, hos TED taler vi meget om lederskab og hvordan man starter en bevægelse.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Szóval, hölgyeim és uraim, a TED-en sokat beszélünk a vezetésről, és egy mozgalom elindításáról.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Zo, dames en heren, bij TED spreken we veel over leiderschap en hoe een beweging te beginnen.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.И така, дами и господа, на TED ние говорим много за лидерство и как да се направи движение.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Итак, дамы и господа, на TED мы много говорим о лидерстве и о том, как создать движение.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Отже, пані та панове, на TEDі ми багато говоримо про лідерство та про те, як почати рух.
Beatles gençleri icat etmedi. Sadece onlara liderlik etmeye karar verdiler.Beatles không tạo ra các thiếu niên mà chỉ đơn thuần quyết định sẽ dẫn dắt chúng.
Benden Liberya Uzlaşma Girişimine liderlik etmem istendi.Mij werd gevraagd om het Liberiaans Verzoeningsinitiatief te leiden.
Benden Liberya Uzlaşma Girişimine liderlik etmem istendi.Pediram-me para liderar a "Iniciativa de Reconciliação da Libéria".
Ben o kişinin duyarlılık eğitimine değil, liderlik eğitimine ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.Mijn mening is, dat hij geen sensitivitytraining nodig heeft, maar leiderschapstraining.
Bildiğim birşey varki, oda Amerikanın liderlik ettiği demokrası hakkında düşünme sorununun çok önemli olduğu.Ce que je sais c'est que ça semble vraiment important de réfléchir à l'idée que les Etats-Unis mènent
Bildiğim birşey varki, oda Amerikanın liderlik ettiği demokrası hakkında düşünme sorununun çok önemli olduğu.Jag tror det är viktigt att USA fortsätter vara föregångare i att fundera på sådana här frågor om demokrati.
Bildiğim birşey varki, oda Amerikanın liderlik ettiği demokrası hakkında düşünme sorununun çok önemli olduğu.Η απάντησή μου ήταν "Σκεφτήκατε το ενδεχόμενο της αίτησης πολιτικού ασύλου αντί της εγχείρισης διαχωρισμού;"
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.Also, sowas nennt man einen Hinweis.
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.Je weet wel, dat is wat je een tip noemt.
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.그것은 저에게 아이디어를 주었습니다.
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.Sapete questo e' quello che chiamereste guida!
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.Știți, asta-i ce numiți o îndrumare.
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.Taka wskazówka. Taka wskazówka.
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.Ustedes saben, eso es lo que se llama un impulso.
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.Vous savez,
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.Знаете ли, това се казва насочване.
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.Это звучало как приглашение.
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.נו, זה מה שנקרא רמז.
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.إتعرفون، هذا ما تسميه إرشادا.
Bilirsiniz, bu tam bir liderlik örneği.手がかりってやつだよね (笑)
Bizim bu geçişte, liderlik yapıyor olmamız lazım.Debemos dirigirla.
Böylece liderlik ve insanlara bağlanma, günümüzün en güzel sorularından biridir.Also die Führungsqualität, Menschen zu verbinden, ist heute die große Frage.
Böylece liderlik ve insanlara bağlanma, günümüzün en güzel sorularından biridir.Astfel conducerea, conectarea oamenilor, e marea întrebare în ziua de azi.
Böylece liderlik ve insanlara bağlanma, günümüzün en güzel sorularından biridir.있다는 사실을 깨달았습니다. 그러니까, 리더쉽이라는건 사람들을 연결하는 겁니다. 오늘날 굉장한 질문거리죠.
Böylece liderlik ve insanlara bağlanma, günümüzün en güzel sorularından biridir.L'art de diriger, en connectant les gens, est la grande question de notre époque.
Böylece liderlik ve insanlara bağlanma, günümüzün en güzel sorularından biridir.Поэтому руководство — это умение связывать людей. Сегодня это очень важно.
Böylece liderlik ve insanlara bağlanma, günümüzün en güzel sorularından biridir.בין אנשים מכל רחבי לונדון, וכך מנהיגות שמחברת בין אנשים, זו השאלה הגדולה היום.