Ordunun liderlik yapısı Roma tarihi içinde büyük evrimler geçirmiştir.המנהיגות הצבאית התפתחה בהדרגה במשך ההיסטוריה של רומא.
Dan'in yokluğunda gruba liderlik eder.בעקבות הכישלון סיים האן את תפקידו בנבחרת.
Ödülü alma sebebi Ducommun ile birlikte Uluslararası Barış Bürosu'na liderlik etmesinden dolayıdır.כמו כן, בעודו על ערש דווי, הוא ייעץ לה במשא-ומתן להסכם שלום עם האיחוד הקרדאסי.
Liderlik ve yönetim konusunda ayrıca politik manevra konularında yetenekleri iyi düzeyedir.Маневреността и управляемостта също са на високо ниво.
Bu yarıştan sonra puan sırasında liderlik konumuna Lewis Hamilton geçmiştir.По средата на състезанието Люис Хамилтън обаче го изпревари.
Napolyon Savaşları sırasında askeri ve siyasi liderlik yapmıştır.Тя увековечава военните и дипломатически победи на Наполеон.
Birleşik Devletler Grand Prix'ine kariyerinde ilk defa liderlik etti.Na VN SAD-a bilježi čak i vodstvo u utrci po prvi put u karijeri.
Peter Facinelli, Carlisle Cullen: Cullen ailesine liderlik yapan bir doktor.Peter Facinelli kao Carlisle Cullen, vođa i očinska figura Cullenovih.
Klanı zenginleştirerek başarılı bir liderlik sergilemiştir.Uspjeh je Chana, naravno, učinio bogatim čovjekom.
Ölümle liderlik arasındaki süre saniyeden de kısa.Tu je funkciju uz kraći prekid obnašao do smrti.
Bu yarıştan sonra puan sırasında liderlik konumuna Lewis Hamilton geçmiştir.Po nasledujúcom preteku však stratil vedenie v prospech Lewisa Hamiltona.
Bu savaştan sonra Spartalılar bir daha eski güçlerine kavuşamadı ve Yunanistan'da liderlik Tebai'ye geçti.Z tejto porážky sa Sparta už nikdy nespamätala a prestala byť hegemónom v gréckom svete.
Grup kurulduğundan beri hem şarkı sözü üretimi hem de müzikal olarak gruba Thom Yorke liderlik etmektedir.Už od vzniku skupiny viedol Thom Yorke tvorbu textov i hudby.
Meksika'nın İspanyol İmparatorluğu'na karşı giriştiği Bağımsızlık Savaşı'nda general rütbesiyle liderlik etti.Počas prvej fázy vojny o nezávislosť Mexika bojoval proti mexickým povstalcom v španielskej kráľovskej armáde.
Liderlik kültü hızla gelişmekteydi.Rýchly rozvoj prebehol od.
Donanma görevlilerine olağanüstü bir liderlik için komuta etmesi önerilir.Je udeľovaný vyšším dôstojníkom za úspešné vedenie námorných operácií.
Sağ kanat oyuncusu olan futbolcu teknik futbolu ve liderlik yetenekleriyle tanınmaktadır.Bývalý kapitán reprezentácie bol preslávený svojou futbalovou technikou a kľučkami.
Peter Facinelli, Carlisle Cullen: Cullen ailesine liderlik yapan bir doktor.Peter Facinelli kot Carlisle Cullen, Edwardov oče in glavni v družini Cullenovih.
İsyancılara liderlik etmektedir.Prisiminkime sukilėlius.
Barış, mutluluk, güvenlik, akıllı liderlik, özgürlük vb.Taika, laimė, saugumas, išmintingas vadovavimas, laisvė, tiesa ir t. t. yra vertybiniai žodžiai.
Eski Genel Başkan John Smith'in ölümünden sonra yapılan 1994 İşçi Partisi liderlik seçimi'nde Başkan seçildi.1994 m. gegužės mėn. mirus Džonui Smitui išrinktas partijos lyderiu.
1995'te Andreas Papandreu'nun bozulan sağlık durumu parti içindeki liderlik tartışmalarını başlattı.1995. aastal hakkas Papandreou tervis alla käima ja erakonnas kääris võimuvõitlus.
1992 yılında Başkan Carlos Andrés Pérez hükümetine karşı başarısız bir darbe girişimine liderlik yaptı.1992 – Venezuelas toimus mässuliste ebaõnnestunud riigipööre Carlos Andrés Péreze kukutamiseks.
Megadeth, Dave Mustaine' in liderlik ettiği Grammy ödüllü Amerikalı thrash metal grubudur.Megadeth on USA heavy metali bänd, mida juhib Dave Mustaine.
1944'te askeri liderlik, bu kişilerin tutuklanmalarından çok hastaneye zorla sevkedilmelerini emretti.1944 anti ametlikult luba poiste relvastamiseks vastavalt olukorrale.
Bir anda takıma liderlik etme görevi Hill’in olmuştu.Sel ajal oli leidangi juhatamine jarli kohustus.
Bu deneyimleri kendisine liderlik konusunda çok sayıda şey öğretmiştir.Tema juhtimisel on tehtud mitmeid uurimistöid.
Fakat ne olursa olsun, King ölüm tehditlerine karşın gösterilere başarıyla liderlik yaptı.Vaatamata komisjoni esimehe kartustele kulgesid katsetused edukalt.
Ağ = liderlik + katılımcı yönetimIgualdad de los socios
Ama eksik olan nedir, biliyor musunuz? Liderlik.그럼 무엇이 더 필요한거죠? 바로 리더십입니다.
Ama eksik olan nedir, biliyor musunuz? Liderlik.Αλλά ξέρετε τι λείπει; Η ηγεσία.
Ama eksik olan nedir, biliyor musunuz? Liderlik.אבל אתם יודעים מה חסר? המנהיגות.
Ama eksik olan nedir, biliyor musunuz? Liderlik.ولكن أتعرفون ما هو مفقود؟ القيادة.
Ama eksik olan nedir, biliyor musunuz? Liderlik.学生選手ではなく
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.America ar putea conduce următoarea revoluție auto.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.Amerika by mohla vést tuto budoucí automobilovou revoluci.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.Amerika könnte diese nächste Automobil-Revolution anführen.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.Amerika zou deze nieuwe automobielrevolutie kunnen leiden.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.EE.UU. podría liderar esta revolución automotriz.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.미국이 이러한 차세대 자동차 혁명을 주도할 수 있습니다.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.L'America potrebbe farsi promotrice della rivoluzione del settore.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.L'Amérique pourrait mener cette prochaine révolution automobile.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.Nước Mỹ có thể đi đầu trong cách mạng xe hơi sắp đến.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.Os EUA poderiam liderar a próxima revolução automóvel.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.USA może przewodzić następnej rewolucji motoryzacyjnej.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.Америка може да проведе тази следваща автомобилна революция.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.Америка может возглавить грядущую автомобильную революцию.
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.ובו בזמן לעשות את המנוע החשמלי בר השגה וזה ייתר את שארית הנפט
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir..يمكن لأمريكا أن تقود ثورة السيارات المقبلة هذه
Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir.現在の先導者はドイツです
Ancak Amerikalı'lar bu geçişe daha fazla direnemezler. Bizim bu geçişte, liderlik yapıyor olmamız lazım.하지만 미국민들은 이 변화를 늦추지 않을것입니다. 우리는 이 변화를 이끌 것입니다.
Ancak Amerikalı'lar bu geçişe daha fazla direnemezler. Bizim bu geçişte, liderlik yapıyor olmamız lazım.(拍手)
Aşağılayarak liderlik tipi.Algo así como liderazgo por humillación.
Aşağılayarak liderlik tipi.En slags lederskab gennem ydmygelse.
Aşağılayarak liderlik tipi.Insegnare, umiliando.
Aşağılayarak liderlik tipi.Kiểu lãnh đạo bằng cách làm bẽ mặt hạ cấp.
Aşağılayarak liderlik tipi.일종의 굴욕을 통해 리더쉽을 배우는 겁니다.
Aşağılayarak liderlik tipi.Leiderschap door vernedering.
Aşağılayarak liderlik tipi.Semacam kepemimpinan dengan penghinaan.
Aşağılayarak liderlik tipi.Sozusagen: Führung durch Erniedrigung.