Ana içeriğe geç
Sözlük

lider ile cümle

lider kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Büyük bir askeri lider olmak istiyordu.He wanted to be a great military leader.
Güçlü bir lider olarak düşünülmedi.He was not considered a strong leader.
İngiltere güçlü bir liderlik gerektirir.The British would need strong leadership.
Japonya'da, askeri liderler, hükümetin kontrolünü ele geçirdiler.In Japan, military leaders gained control of the government.
Müttefik askeri liderler Japon planını yenmek için bir yol buldu.Allied military leaders found a way to defeat the Japanese plan.
Almanya liderleri umudunu kaybediyordu.Germany's leaders were losing hope.
Ülkenin liderlerinin hiçbir seçeneğim yoktu.The nation's leaders had no choice.
Cumhuriyetçi liderler suçlamayı reddetti.Republican leaders denied the charge.
Batılı liderler eylemi kınadı.Western leaders condemned the action.
Birçok lider uzlaşmayı destekledi.Many leaders supported the compromise.
İş liderleri Roosevelt'i suçladı.Business leaders blamed it on Roosevelt.
Birkaç parti lideri özel olarak görüştü.Several party leaders met in private.
Grant etkili bir siyasi lider değildi.Grant was not an effective political leader.
Ebeveynler ve dini liderleri onu eleştirdi.Parents and religious leaders criticized him.
Onun eylemleri büyük ölçüde Meksikalı liderleri kızdırdı.His actions greatly angered Mexican leaders.
Federalist liderler Jefferson'ın politikasını kınadı.Federalist leaders denounced Jefferson's policy.
Bazı Hint liderler görüşmeyi reddetti.Some of the Indian leaders refused to negotiate.
Konfederasyon liderleri yenilgiyi kabul etmeyi reddetti.The Confederate leaders refused to accept defeat.
Cumhuriyetçi Parti liderleri Devlet Başkanı Hayes'i eleştirdiler.Republican Party leaders criticized President Hayes.
Cumhuriyetçi Parti liderleri Başkan Hayes'i eleştirdi.Republican Party leaders criticized President Hayes.
Güçlü liderlik gerekliydiStrong leadership was needed.
El Kaide lideri Osama bin Ladin, Abd güçleri tarafından Pakistan'da öldürüldü.Al-Qaeda leader Osama Bin Laden has been killed by US forces in Pakistan.
Tom iyi bir lider olmak için gerekenlere sahip değil.Tom doesn't have what it takes to be a good leader.
Tom, iyi bir lider niteliklerine sahip değil.Tom doesn't have the qualities of a good leader.
Tom iyi bir liderin özelliklerine sahip değil.Tom doesn't have the qualities of a good leader.
Kuzey Kore'nin münzevi lideri enerji görüşmeleri için Rusya'yı ziyaret ediyor.North Korea’s reclusive leader visits Russia for talks on energy.
Tom'un liderimiz olmak için kesinlikle güveni var.Tom definitely has the confidence to be our leader.
Lideri suçlamayın.Don't accuse the leader.
Lider olmak için nitelikli değilsin.You aren't qualified to be the leader.
Lider müthiş açıklamalar yaptı.The leader made formidable declarations.
Liderimiz ne yapacağını bilir.Our leader will know what to do.
Tom liderdir.Tom is the leader.
Ondan daha iyi bir liderdir.She's a better leader than he is.
Tom bizim liderimiz.Tom is our leader.
Onlar Tom'u onların lideri seçtiler.They chose Tom as their leader.
Akıllı bir lider ne zaman izleyeceğini bilir.A wise leader knows when to follow.
Ben devriye lideriyim.I'm the patrol leader.
Devriye lideri kim?Who is the patrol leader?
Grup lideri kim?Who is the group leader?
O grup lideridir.He's the group leader.
Benim takımım lider takımdır.My team is the leading team.
Katolik liderler hepimizin kilisede birleşmesini tavsiye ediyor.Catholic leaders urge all of us to unite in the church.
Bu partinin yeni bir lidere ihtiyacı var.This party needs a new leader.
O bir toplum lideri.He's a community leader.
Tom onların lideri.Tom is their leader.
Washington, Amerika'nın iyi bir lideriydi.Washington was a good leader of America.
Büyük büyükbabam bir çetenin lideri idi.My great-grandfather was the leader of a gang.
O karizmatik bir lider değil.He's not a charismatic leader.
Sen lidersin.You're the leader.
O, proje liderlerini karşılayacak.She is going to meet the project leaders.
İşçi sınıfı lideriydi.He was a leader of the working class.
O, devrimin liderlerinden biriydi.He was one of the leaders of the revolution.
O, hareketin lideriydi.He was the leader of the movement.
Tom bir lider.Tom is a leader.
Lider olman gerekecek.You'll have to be the leader.
Burada lider benim.I'm the leader here.
Almanya bu sektörde global bir liderdir.Germany is the global leader in this industry.
Bush iyiliğin güçlerinin lideridir.Bush is the leader of the forces of good.
Bush, İyilik İmparatorluğu'nun lideridir.Bush is the leader of the Empire of Good.
Birçok ülkelerde meşrubatların lider markası Coca Coladır.The leading brand of pop drinks in most countries is Coca-Cola.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod