Ana içeriğe geç
Sözlük

lezzetli ile cümle

lezzetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şayet yediğimiz şeyin kokusunu almazsak hiç de lezzetli gelmez.만일 우리가 먹는 음식의 냄새를 맡지 못하면 맛도 느낄 수 없게 되니까요.
Şayet yediğimiz şeyin kokusunu almazsak hiç de lezzetli gelmez.Se não tivermos o cheiro do que comemos, não temos sabor nenhum.
Şayet yediğimiz şeyin kokusunu almazsak hiç de lezzetli gelmez.Se non percepiamo l'odore di ciò che mangiamo, non ne percepiamo il sapore.
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Aku kira kau bilang Dduk Bok Gi adalah makanan terbaik di dunia?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Credeam ca ai spus ca Dduk Bok Gi era cel mai bun lucru din lume?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Credevo che avessi detto che Dduk Bok Gi è il migliore nel mondo?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Em tưởng chị bảo Dduk Bok gi là ngon nhất trên đời chứ?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Ich dachte,du hast gesagt,dass Dduk Bok Gi das Beste auf der Welt ist?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Ik dacht dat je zei dat Dduk Bok Gi het beste ding in de wereld was?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Jag trodde du sa att Dduk Bok Gi är den bästa i världen?
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Je croyais que tu disais que le Dduk Bok Gi était la meilleure chose du monde ?
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Νόμιζα πως είπες ότι το Ντακ Μποκ Τζι ήταν το καλύτερο πράγμα στον κόσμο;!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Ты же говорила, что самая вкусная еда в мире - это Тукбокки?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.اعتقد انك قلت ان دونغ بوك جي هو افضل شي في العالم ؟
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.バ~カ
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››Fais-moi un mets comme j`aime, et apporte-le-moi à manger, afin que mon âme te bénisse avant que je meure.
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››나의 즐기는 별미를 만들어 내게로 가져다가 먹게 하여 나로 죽기 전에 내 마음껏 네게 축복하게 하라
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››Luego hazme un potaje como a mí me gusta. Tráemelo para que coma, y yo te bendiga antes que muera
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››Poi preparami un piatto di mio gusto e portami da mangiare, perché io ti benedica prima di morire»
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››και καμε μοι εδεσματα καθως αγαπω, και φερε μοι να φαγω, δια να σε ευλογηση η ψυχη μου πριν αποθανω.
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››та ми сготви вкусно ястие, каквото аз обичам и донеси ми да ям, за да те благослови душата ми преди да умра.
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››ועשה לי מטעמים כאשר אהבתי והביאה לי ואכלה בעבור תברכך נפשי בטרם אמות׃
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››واصنع لي اطعمة كما احب وأتني بها لآكل حتى تباركك نفسي قبل ان اموت
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››照 我 所 愛 的 作 成 美 味 、 拿 來 給 我 喫 、 使 我 在 未 死 之 先 、 給 你 祝 福
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››照 我 所 愛 的 作成 美味 、 拿 來給 我 喫 、 使我 在 未 死 之 先 、 給 你 祝福
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimIch habe nicht die Haut meines geliebten Fisches erwähnt,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimIk heb de huid van mijn geliefde vis nog niet vermeld,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimJag nämnde aldrig skinnet på min älskade fisk,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimJe n'ai pas parlé de la peau de mon poisson bien-aimé,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimJeště jsem se nezmínil o kůži mé milované ryby,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedim아까 제가 그 사랑스런 생선의 살결에 대해선 말씀 안 드렸죠.
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimNem is említettem a kedves halam bőrét,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimNie wspomniałem jeszcze o skórce mojej ryby.
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimNo mencioné la piel de mi amado pescado,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimNon vi ho parlato della pelle del mio amato pesce
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimNu am menţionat pielea peştelui meu iubit,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimSaya tidak menyinggung kulit ikan kesayangan saya,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimTôi chưa nhắc đến da của em cá yêu của tôi,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedim ve balık derisini de sevmem.Não falei na pele do meu bem-amado peixe, que era deliciosa e eu não gosto de pele de peixe.
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedim ve balık derisini de sevmem.とってもおいしいんだ でも僕は本当は皮は嫌い
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimΔεν σας μίλησα για το δέρμα του αγαπημένου μου ψαριού
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimНе споменах за кожата на любимата ми... риба,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimЯ не упоминал кожу моей любимой рыбы,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimאני לא הזכרתי את העור של הדג שאהבתי,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimنسيت أن أخبركم عن جلد سمكتي المحبوبة ,
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.Amire most szükségünk van az a mezőgazdaság radikálisan új koncepciója, melyben az ételnek tényleg jó íze van.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.Ceea ce avem nevoie acum este un concept radical nou de agricultură, unul în care hrana chiar are gust bun.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.Co teď potřebujeme, je radikálně změněná koncepce zemědělství, taková, díky které je jídlo opravdu chutné.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.지금 우리에게 필요한 건 혁신적인 새로운 개념의 농업입니다. 정말 제대로 맛있는 산출물을 내는 농사 말이죠.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.Vad vi behöver nu är en radikalt ny syn på jordbruket, en där maten faktiskt smakar gott.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.Wat we nu nodig hebben is een radiaal nieuw landbouwconcept, één waarin het voedsel daadwerkelijk goed smaakt.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.В момента имаме нужда от радикално нова концепция за агрономия, в която храната, всъщност, е вкусна.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.Что нам теперь нужно — это радикально новая концепция сельского хозяйства, в которой еда должна быть вкусной.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.מה שאנו צריכים כעת זה לפתח שיטות חקלאיות חדשות ורדיקליות כאלה שבהם האוכל ממש טעים.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.فالذي نحتاج إليه اليوم .. مفهوم جديدٌ جذرياً للزراعة نظام يكون فيه طعم الطعام جيدٌ فعلاً
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.農業に対する画期的な思考法だ 食べ物を本当においしくする考え方だ (笑)
- Şimdi, üzerimdeki her şeyi çıkarıyorum! - Dur! - Teşekkürler, Kimbap* lezzetliymiş.À ta place, je donnerais un coup de main !
- Şimdi, üzerimdeki her şeyi çıkarıyorum! - Dur! - Teşekkürler, Kimbap* lezzetliymiş.Двойна морски дарове кора...
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.A všimli si, že na podzim z hus dostávají právě ten úžasný, sladký, lahodný tuk.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.E in autunno videro che c'era questo naturale, meraviglioso, dolce, delizioso grasso d'oca.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod