Ana içeriğe geç
Sözlük

lezzeti ile cümle

lezzeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Umami tadının tekrarlayan testlerde tuz oranı düşük olan yiyecek öz sularının lezzetine etkisi"."تأثير طعم أومامي على جودة طعم الحساء قليل الملح خلال الاختبارات المتكررة".
"Umami ve Gıda lezzeti"."أومامي واستساغة الغذاء".
Bu yöntem yemeklerin lezzetini arttırmak için sıkça kullanılır.وأيضا كثيرا ما يستخدم لإخفاء طعم الأدوية.
Hafif bir balık veya deniz ürünü lezzetine sahip olabilir ve bazen baharatlıdır.Ele pode ter um leve sabor de peixe ou frutos do mar e às vezes é apimentado.
"Umami ve Gıda lezzeti".«Umami e apetência alimentar».
"Umami tadının tekrarlayan testlerde tuz oranı düşük olan yiyecek öz sularının lezzetine etkisi".«Efeito do gosto umami na agradabilidade de sopas com pouco sal durante teste repetido».
Köyün diğer meşhur bir lezzeti de peynir helvasıdır.Outro produto local famoso é o queijo de cabra local.
Etinin lezzeti çok iyi olarak tasvir edilir.Seu sabor em geral é considerado muito agradável.
Bununda lezzeti diğerinden aşağı değildir.Não comer restos de outro.
Ayrıca üzerine konulan manda kaymağı da lezzetine lezzet katmaktadır.A taverna Maçã Envenenada também é localizada lá.
Şâhit, müşâhadenin lezzetini veren şeydir.Is 't niet een eis dat ik voldoen moet aan de smaak van het publiek?
Bununda lezzeti diğerinden aşağı değildir.Ze stelt haar eigen smaak boven die van anderen.
Tuz, ekmeğin lezzetini azaltır.Kiedy sól traci smak.
Biberli, keskin, mayhoş bir lezzeti ile bilinir.Piwo o zbalansowanym, intensywnym smaku.
Özellikle yumurtanın halen bozulmamış organik örneğini ve lezzetini burada bulabilirsiniz.Man lägger framför allt märke till dess typiska och iögonfallande äggkokonger.
Yöntemi kullananlar pişen yemeğin lezzetinin kıyas edilmez derecede üstün olduğunu iddia etmektedirler.Припускають, що вони гірше розпізнають солодкий смак.
Şâhit, müşâhadenin lezzetini veren şeydir.Бо саме він надає йому кремового смаку.
Hafif bir balık veya deniz ürünü lezzetine sahip olabilir ve bazen baharatlıdır.Приправа може мати слабкий присмак риби чи морепродуктів, а також буває гострою.
Ayrıca üzerine konulan manda kaymağı da lezzetine lezzet katmaktadır.Смакові якості їжі при цьому також залишаються на висоті.
Böylece tohumun acı lezzeti kaybolur ve hoş bir koku meydana gelir.Ciuperca se strică destul de repede și emite atunci un miros dezgustător.
Ancak tek değişmeyen pilavların lezzeti.Étkezési célra csak a keserűanyagtól mentes változatok alkalmasak.
Pepsi Baobab: 25 Mayıs 2010'da piyasaya sürülen meyve aromalı, sınırlı sayıda Pepsi baobab lezzeti.Pepsi Baobab - A baobab fa gyümölcs ízesítése 2010 május 25-én jelent meg a piacon.
Bu yöntem yemeklerin lezzetini arttırmak için sıkça kullanılır.Ez gyakran arra szolgál hogy a sárból kiszürjék a táplálékot.
İçeceğin lezzetine göre spesifik içerikler eklenir.Muista merkityksistä kertoo täsmennyssivu Viinamäki.
Bununda lezzeti diğerinden aşağı değildir.Kurttukaalin maku on miedompi kuin muiden kaalien.
Bu yöntem yemeklerin lezzetini arttırmak için sıkça kullanılır.Rom er nogle gange brugt til at tilføje smag.
Lezzeti diğer tüm zeytin çeşitlerinden farklıdır.På andre arter er bladende helt anderledes end på oliventræet.
Toprağı anımsatan tadı acıdır, ama lezzeti çok özeldir.Frugterne kan spises, men smagen er meget speciel.
Bazı bileşenler, içeceğin lezzetine ve kullanım amacına göre eklenir.Hvilket slips der benyttes, afhænger af moden og personlig smag.
İçeceğin lezzetine göre spesifik içerikler eklenir.Man tilføyer fyll etter egen smak.
Bununda lezzeti diğerinden aşağı değildir.Likegyldighet ovenfor de andre.
Lezzeti diğer tüm zeytin çeşitlerinden farklıdır.Larvene er ulike alle andre tovingelarver.
Yemekleri ise kendine has tadı ve lezzeti vardır.Fruktene er spiselige og har søt smak.
Bu maya birayı hızlı fermente eder ve ona tatlı meyvemsi geniş lezzetini verir.Ragi akan memfermentasi bir dengan cepat, menghasilkan bir rasa manis dan cita rasa buah.
Bununda lezzeti diğerinden aşağı değildir.IEEE tidak menganjurkan salah satunya dibandingkan yang lain.
Çikolata, Amerika Birleşik Devletleri'nde vanilyadan sonra ikinci en yaygın dondurma lezzetidir.Sô cô la là hương vị phổ biến thứ hai ở Mỹ, sau vani.
Kahve ve çikolata lezzeti bir arada sunulur.コーヒー、チョコレートが大好物。
Ayrıca üzerine konulan manda kaymağı da lezzetine lezzet katmaktadır.ここに登場する敵キャラもお菓子の姿をしている。
Sırık barbunyası üretilir ve satılır; lezzeti de çok güzeldir.辰居耿慮,弔彼萌黎,思杖才良,」慰茲齊庶。
"Dünya lezzeti" anlamını veren bu söz, "Mond" (dünya) ve "delēz" (lezzet) sözlerinden oluşturuldu.‘인생은 공(空), 파멸’이라고 쓰인 유서를 남겼다고 한다.
Sırık barbunyası üretilir ve satılır; lezzeti de çok güzeldir.광배(光背)와 대좌(臺座)를 모두 갖추고 있으며 보존상태도 비교적 좋은 편이다.
Toprağı anımsatan tadı acıdır, ama lezzeti çok özeldir.그녀가 만드는 요리는 외형은 심하지만 몹시 맛있는 것 같다.
Meyve genelde taze olarak tüketilir, ısıtmak meyvenin lezzetini düşüreceğinden pek tavsiye edilmez.אך הרעלה מתרחשת רק לעיתים נדירות שכן הפרח אינו טעים למאכל.
Bu maya birayı hızlı fermente eder ve ona tatlı meyvemsi geniş lezzetini verir.Дрождите карат бирата да ферментира бързо и ѝ придават сладък, плодов вкус.
Bu maya viskinin lezzetinde önemli bir yer tutar.To daje škotskom viskiju prepoznatljiv okus po dimu.
Bu lezzeti tadanlar tarifini muhakkak alırlar ama o usta ellerin yaptığına benzemediğini hep söylerler.Reći ću vam svoje mišljenje profesore, ovakvi idioti ne postoje.
Köyün diğer meşhur bir lezzeti de peynir helvasıdır.Važna gospodarska grana ovog departmana je proizvodnja kozjeg sira.
Etinin lezzetini korumak için sadece az pişirmek gerekir.Pre zachovanie príjemnej chuti je nutný dostatočný obsah kyselín.
Özellikle enginarı, lezzeti nedeniyle birçok kişi tarafından bilinmektedir.Stroje sa stali známe hlavne kvôli početným nehodám.
Bununda lezzeti diğerinden aşağı değildir.Nijaká hviezda súhvezdia nevyniká oproti ostatným prílišnou jasnosťou.
Lezzetini yörenin unundan ve suyundan aldığı söylenir.Korisť prinášajú po súši i z vody.
EMCELLİ BİBERİ ile yapılan yemeklerin lezzeti farklı olmaktadır.Občutljivost empatov je zelo različna.
Cola şişeleri, kola lezzetiyle klasik Coca-Cola tarzı şişeler şeklinde şekerlemelerdir.Guminukai buteliukai paprastai būna klasikinių „Coca-Cola“ butelių pavidalo, kolos skonio.
Tuz, ekmeğin lezzetini azaltır.Soe toit vähendab isu.
Bu yöntem yemeklerin lezzetini arttırmak için sıkça kullanılır.Maitse parandamiseks lisatakse sellele sageli sidrunit.
Ama onun seninle ilgilendiğini görmek, onun gerçekten eşsiz bir lezzeti varAber zu sehen, dass er an dir interessiert ist, zeigt dass er einen sehr einzigartigen Geschmack hat.
Ama onun seninle ilgilendiğini görmek, onun gerçekten eşsiz bir lezzeti varAle widząc to, że jest tobą zainteresowany, udowadnia, że ma naprawdę unikalny gust.
Ama onun seninle ilgilendiğini görmek, onun gerçekten eşsiz bir lezzeti varDar vazand ca e interesat de tine, atunci chiar are gusturi unice.
Ama onun seninle ilgilendiğini görmek, onun gerçekten eşsiz bir lezzeti varMaar te zien dat hij een interesse in jou heeft, hij heeft dan echt een unieke smaak.
Ama onun seninle ilgilendiğini görmek, onun gerçekten eşsiz bir lezzeti varMais en voyant qu'il s'intéresse à toi, il doit avoir un goùt vraiment unique alors.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod