Onların hepsi lezzetliydi!全部が美味しかったな~!
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.少吃油膩食物。
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.非常喜歡父親做的辣炒年糕。
MSG, 100 yıldan daha uzun bir süredir yiyeceklere lezzet vermek için kullanılmaktadır.MSG在調味食品中的安全使用時間已經超過了109年。
Sırık barbunyası üretilir ve satılır; lezzeti de çok güzeldir.辰居耿慮,弔彼萌黎,思杖才良,」慰茲齊庶。
Eti lezzetlidir.可食而味劣。
Vanilyalı dondurma, özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa'da dondurmayı lezzetlendirmek için sıklıkla kullanılır.香草(Vanilla)是冰淇淋常見的口味之一,在北美及歐洲更常見。
Yemekler lezzetli fakat yeterince sıcak değildi. || Yemekler lezzetliydi; fakat yeterince sıcak değildi.做出來的料理不是很甜就是很辣,但非常好吃。
Eti çok lezzetlidir.所以它的肉就是这么好吃。
Ayrıca bu şâhit sayesinde ârifler için lezzet meydana gelir.此遺囑為汪精衛捉刀。
MSG, 100 yıldan daha uzun bir süredir yiyeceklere lezzet vermek için kullanılmaktadır.MSG는 백여 년 이상 음식 양념을 위해 안전하게 사용되었다.
Ayrıca bu şâhit sayesinde ârifler için lezzet meydana gelir.혹은 이르기를 이곳이 비해당 터(안평대군 이용의 옛 집터)라 한다.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.우상에게 바쳐서 더러워진 것을 먹지 말라.
"Dünya lezzeti" anlamını veren bu söz, "Mond" (dünya) ve "delēz" (lezzet) sözlerinden oluşturuldu.‘인생은 공(空), 파멸’이라고 쓰인 유서를 남겼다고 한다.
Eti lezzetsiz ve zehirli olup tüketilmez.성질은 차며 맛은 달고 독이 없다.
Sırık barbunyası üretilir ve satılır; lezzeti de çok güzeldir.광배(光背)와 대좌(臺座)를 모두 갖추고 있으며 보존상태도 비교적 좋은 편이다.
Çok lezzetli görünecektir.퍽 씩씩한 맛이 난다.
Toprağı anımsatan tadı acıdır, ama lezzeti çok özeldir.그녀가 만드는 요리는 외형은 심하지만 몹시 맛있는 것 같다.
Ayrıca en lezzetli olan bu iki tiptir.אזרחים אלה גויסו משני טעמים.
Oldukça lezzetlidir.מאד טעים.
Lezzet ve tatlarını arttırır.עלייה ברגשנות ואמפתיה.
Meyve genelde taze olarak tüketilir, ısıtmak meyvenin lezzetini düşüreceğinden pek tavsiye edilmez.אך הרעלה מתרחשת רק לעיתים נדירות שכן הפרח אינו טעים למאכל.
Kavunu Ergene kavunundan lezzetlidir.טעמה של הסבאיה מתיקות מעודנת.
Günümüzde elmalı turtanın dünyanın farklı yerlerinde farklı lezzet ve görünüşde türleri mevcuttur.כיום יש ברחבי העולם סוגים שונים של מזון מהיר.
Ayrıca çok lezzetli yiyecekler yapar.מכין מנות קטנות מאוד.
Rahibe Dolcina'nın arzusu ise lezzetli bir yemek yemektir.לאשת כהן יש בזכותה לאכול קודשים (קלים).
Çorba lezzetli miydi?האם המרק היה טעים?
Çorba lezzetli miydi?המרק היה טעים?
Bu gerçekten çok lezzetli bir çorba, öyle değil mi?זה באמת מרק טעים מאוד, לא כן?
Bu gerçekten çok lezzetli bir çorba, öyle değil mi?זה באמת מרק טעים מאוד, נכון?
Bu kolanın gazı kaçmış ve lezzetli değil.הקולה הזאת איבדה את הגז שלה, והיא לא טעימה.
Bu maya birayı hızlı fermente eder ve ona tatlı meyvemsi geniş lezzetini verir.Дрождите карат бирата да ферментира бързо и ѝ придават сладък, плодов вкус.
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Занесохме им огромна торта с техните любими приказни герои.
Eti çok lezzetlidir.Ястието е много вкусно.
Eti çok lezzetlidir ve bütün sene boyunca bolca avlanılır.Земята е много плодородна и е богата на валежи през цялата година.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Откажи се от преследване на щастието.
Çok lezzetli görünecektir.Извънредно вкусно е !
Çoğu zehirli mantar lezzetli ve hoş kokuludur.За повечето хора сярната гъба е безвредна и дори вкусна.
Eti lezzetlidir fakat seyrek bulunur. ^ TERMCAT (Katalanca)Месото е сочно, със приятен вкус. ((ru)) Тролингер
Mantarın tadı acımsı fakat lezzetlidir.Добра ядлива гъба, въпреки липсата на вкус.
Çok lezzetli.Много е вкусно.
Tadı oldukça iyidir, genç örnekler daha lezzetlidir, yaşlı örnekler çok fazla su içerir.Dobra je za sušenje, beru se samo mladi primjerci, dok su stariji gorka okusa.
Bu maya viskinin lezzetinde önemli bir yer tutar.To daje škotskom viskiju prepoznatljiv okus po dimu.
Bu lezzeti tadanlar tarifini muhakkak alırlar ama o usta ellerin yaptığına benzemediğini hep söylerler.Reći ću vam svoje mišljenje profesore, ovakvi idioti ne postoje.
Köyün diğer meşhur bir lezzeti de peynir helvasıdır.Važna gospodarska grana ovog departmana je proizvodnja kozjeg sira.
Eti lezzetli, fakat kanı ve ısırmasıysa zehirlidir. ^ Murana BalığıPlod je jestiv i slatkog okusa, a služi i kao riblji otrov.
Henrietta von Marzipan: En lezzetli şekerleri toplar.Capsicum chinense) jedna je od najljućih paprika.
Çok lezzetli görünecektir.Má výrazne slanú chuť.
En lezzetliside içine ısırgan otu konularak yapılanıdır.Destiláty vyzreté v drevených sudoch sú najvyhľadávanejšie.
Etinin lezzetini korumak için sadece az pişirmek gerekir.Pre zachovanie príjemnej chuti je nutný dostatočný obsah kyselín.
Buna sevinmişti çünkü onigirilerin çok lezzetli olduğunu düşünüyordu.Keď tak spravil zistil, že zlúčenina má silne sladkú chuť.
Özellikle enginarı, lezzeti nedeniyle birçok kişi tarafından bilinmektedir.Stroje sa stali známe hlavne kvôli početným nehodám.
Bununda lezzeti diğerinden aşağı değildir.Nijaká hviezda súhvezdia nevyniká oproti ostatným prílišnou jasnosťou.
Rahibe Dolcina'nın arzusu ise lezzetli bir yemek yemektir.Ale Joseho macocha Valeria chce šťastnú dvojicu rozdeliť.
Hafif nane ve başka lezzete sahiptirler. ^ şekerMeniny má Lesana a Lesia.
Lezzetli eti ticari açıdan değerlidir.Z obchodného hľadiska je kryolipolýza profitabilná služba.
Lezzetli ve ekonomik değeri yüksek bir balıktır.Z hospodárskeho a rybárskeho hľadiska ide o veľmi cenený druh.
Lezzetini yörenin unundan ve suyundan aldığı söylenir.Korisť prinášajú po súši i z vody.
Çin mutfağı ve Hint mutfağına ait lezzetler de sunmakdadır.V indickej a čínskej kuchyni sa dáva aj do mäsitých pokrmov.
Buna sevinmişti çünkü onigirilerin çok lezzetli olduğunu düşünüyordu.Za ta oblačila se je odločila zato, ker je menila, da so zelo okusna.