Ana içeriğe geç
Sözlük

leziz ile cümle

leziz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu oldukça leziz.This is quite tasty.
Anneannemin leziz bir morinalı yemek tarifi vardı.My grandmother had a delicious recipe of cod.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.They took the tapioca roots up to the kitchen, sliced them thinly and made delicious chips.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.And two of the things about Bengal: they like their savory dishes and they like their sweets.
"En renkli kıyafetlerinizi giyin, şarkı söyleyin ve dans edin. Leziz yemek ve içkiler benden.""Wear all your colorful clothes and sing and dance, and I'll provide you with good food and drinks."
Ve puding pek leziz.And pudding is delicious. QED.
Yemekler çok lezizdi, ama Storm,The food is delicious and Storm,
Mmmm, leziz!Mmmm, delicious!
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.A scrambled egg is mush -- tasty mush -- but it's mush.
Fruşka Gora'daki bir çok restorandan birinde leziz bir yemek yeyin.Sit down for a tasty meal at one of Frushka Gora's many restaurants.
Hvar zeytin ağaçları, lavanta tarlaları ve leziz yerel şaraplar üreten bağlarla dolup taşıyor.Hvar is chock-full of olive trees, lavender fields, and vineyards that produce tasty local wines.
Kosova'nın her biri birbirinden leziz geleneksel yemekleri var.Kosovo has an array of tasty traditional foods.
Tatlım, sen koltuğa otur ve ben sana leziz bir akşam yemeği hazırlayayım.Meine Süße, setz du dich in den Sessel und ich bereite dir ein köstliches Abendessen zu.
Özellikle mahallede geleneksel usullerle yapılan keçi peyniri çok lezizdir.Avec les fromages de chèvre locaux, il est à son aise.
Gömbenin közde yapılmışı çok lezizdir.Within You Without You est de très bon goût.
İlçede yöreye has pek çok miktarda leziz yemekler yapılmaktadır.A continuación tiene lugar una gran comida campestre.
Fare keyifle güneşleniyorken, gözlerini kapattı ve şöyle leziz mi leziz bir parça peynir hayal etti.Мышь с наслаждением загорала, она закрыла глаза и мечтала о вкусном куске сыра.
Bu leziz ve çok güzel olan mantı türü tüm Avrupa'da yaygındır.Como uma cidade tão pequena e pacata seria conhecida em todo o mundo?
Leziz görünüyor.Het ziet er lekker uit.
Ancak çok yüksek şeker barındırması nedeniyle meyveler çok tatlı ve lezizdir.Protože je velmi slaná, solíme saláty až nakonec a opatrně.
Gömbenin közde yapılmışı çok lezizdir.教堂内部装饰华丽。
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.A o Bengálcích mohu říct dvě věci: mají rádi sladké a mají rádi slané.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Ci sono due cose su Bengala: adorano i loro piatti saporiti e adorano i dolci.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Dan dua hal tentang Bengal: mereka suka masakan gurih mereka dan mereka suka cemilan manis mereka.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.E dois aspectos de Bengala: eles gostam dos seus pratos saborosos e dos seus doces.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Et voilà deux choses concernant le Bengale: ils aiment leurs plats salés et ils aiment leurs sucreries.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Két dolgot kell tudni a bengáliakról: szeretik a fűszeres ételeket és az édességeket.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Twee dingen over Bengalen: ze houden van hartige gerechten en ze houden van zoete gerechten.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Và có hai điều về Bengal: đó là họ thích các món ăn nhiều gia vị và đồ ngọt.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Δύο πράγματα για την Βεγγάλη: τους αρέσουν τα νόστιμα φαγητά τους και τα γλυκά τους.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.И две неща относно Бенгалия: е че обичат пикантните си ястия, както обичат сладкишите си.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.У Бенгалии есть 2 особенности: вкуснейшие блюда и сладости.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Äggröra är röra - god röra - men likväl röra.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.A rántotta egy katyvasz, és bár finom, de attól még egy katyvasz.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Een roerei is brij, smakelijke brij, maar het blijft brij.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.스크램블 에그는 먹음직스럽지만 모양이 흐트러졌습니다.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Míchané vejce jsou šlichta -- moc dobrá -- ale přece jen šlichta.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Qủa trứng được đánh là một chất đặc sệt ,đầy hương vị , nhưng đó chỉ là một chất bột đặt biệt .
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Røræg er mere eller mindre grød -- velsmagende grød -- men det er grød.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Rozbełtane jajka są papką, smaczną papką, ale jednak bezładną papką.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Rozmiešané vajíčko je kaša, chutná kaša, ale stále iba kaša.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Rührei ist Pampe, leckere Pampe - dennoch Pampe.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Telur orak-arik itu acak-acakan, enak, namun acak-acakan.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Um ovo mexido é desordem, desordem saborosa, mas desordem.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Un huevo revuelto es una mezcla sabrosa, pero es una mezcla.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Un oeuf brouillé c'est de la bouillie, de la bouillie savoureuse, mais de la bouillie.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Un ou bătut este -- bătut gustos, dar bătut.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Un uovo sbattuto è una poltiglia, saporita, ma pur sempre una poltiglia.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Vatkattu muna on mössöä, maukasta mössöä, mutta kuitenkin mössöä.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Μία ομελέτα είναι χυλός, νόστιμος χυλός, αλλά είναι χυλός.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Бърканите яйца са каша, вкусна каша, но са каша.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Яичница это месиво, вкусное месиво, но всё равно это месиво.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.ביצה מקושקשת היא דייסתית, דייסה טעימה, אבל עדיין דייסה.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.البيض المخلوط مزيجٌ عشوائيّ بشكل عصيدة، و إن كانت عصيدةً لذيذة، فهي مع ذلك غير متجانسة.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.玉子は美しく、洗練されたもので
"En renkli kıyafetlerinizi giyin, şarkı söyleyin ve dans edin. Leziz yemek ve içkiler benden.""Draag je fleurige kleren en zing en dans, en van mij krijg je goed eten en drinken."
"En renkli kıyafetlerinizi giyin, şarkı söyleyin ve dans edin. Leziz yemek ve içkiler benden.""Jöjjön mindenki színes ruhákban, énekeljen és táncoljon, és én majd gondoskodom a jó ételekről és italokról!"
"En renkli kıyafetlerinizi giyin, şarkı söyleyin ve dans edin. Leziz yemek ve içkiler benden.""Mặc tất cả quần áo sặc sỡ của các bạn và múa hát, và tôi sẽ cung cấp đồ ăn và thức uống cho các bạn."
"En renkli kıyafetlerinizi giyin, şarkı söyleyin ve dans edin. Leziz yemek ve içkiler benden.""Mettete i vostri abiti più colorati e cantate e danzate, e io vi darò cose buone da mangiare e da bere."
"En renkli kıyafetlerinizi giyin, şarkı söyleyin ve dans edin. Leziz yemek ve içkiler benden.""Oblečte si barevné oblečení, zpívejte a tancujte, a já vám dám dobré jídlo a pití."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod