Leyla oldukça çılgına dönmüştü.Layla was pretty distraught.
Leyla bağırıyordu.Layla was yelling.
Leyla mağazayı Sami'ye gösterdi.Layla showed Sami around the store.
Leyla, Sami'nin arabasını bir otoparka park ettiğini fark etti.Layla noticed Sami's car parked in a parking lot.
Leyla'nın başı kanıyordu.Layla was bleeding from the head.
Leyla, Sami'nin eski bir kız arkadaşıydı.Layla was a former girlfriend of Sami's.
Leyla, Sami'nin arabasında bir tüfek gördü.Layla saw a rifle in Sami's car.
Leyla cinayet işlemek için komplo kurmakla suçlanıyordu.Layla was charged with conspiracy to commit murder.
Leyla bildiği her şeyi polise anlattı.Layla told police everything that she knew.
Leyla tanık korumasını istedi.Layla wanted witness protection.
Leyla'nın paraya ilgisi vardı.Layla had interest in money.
Leyla eski kocasını öldürmek için bir kiralık katil tuttu.Layla hired a hitman to kill her former husband.
Leyla eski kocasını öldürmek için bir tetikçi tuttu.Layla hired a hitman to kill her former husband.
Leyla, Sami'nin fotoğraflarını polise verdi.Layla supplied police with photographs of Sami.
Leyla Montreal'dendi.Layla was from Montreal.
Leyla Montrealliydi.Layla was from Montreal.
Leyla güzel bir hemşirelik öğrencisiydi.Layla was a beautiful nursing student.
Leyla'nın yalan söylemek için bir nedeni vardı.Layla had a reason to lie.
Leyla çok utanmıştı.Layla was very embarrassed.
Leyla, Sami'ye derinden aşıktı.Layla was deeply in love with Sami.
Leyla dışarıda bir ses duydu.Layla heard a noise outside.
Leyla dışarıda bir gürültü duydu.Layla heard a noise outside.
Leyla pencereden dışarı baktı.Layla looked out the window.
Leyla onun bir kaza olduğunu düşünüyordu.Layla thought it was an accident.
Leyla başka kimseyi görmedi.Layla didn't see anybody else.
Leyla gelen ilk kişiydi.Layla was the first to arrive.
Leyla'nın arabası hâlâ çalışıyordu.Layla's car was still running.
Leyla yirmili yaşlarının başındaydı.Layla was in her early twenties.
Leyla, Sami'nin arabasının direksiyon simidinden damlayan kanı fark etti.Layla noticed blood dripping from the steering wheel of Sami's car.
Leyla çok geçti.Layla was too late.
Gerçekten doktorların Leyla için yapabilecekleri hiçbir şey yoktu.There really wasn't anything that doctors could do to Layla.
Leyla muhafazakar bir toplumda büyütüldü.Layla was raised in a conservative community.
Leyla çok açık sözlü bir kişiydi.Layla was a very outspoken person.
Leyla valizlerini topladı ve Kahire'ye taşındı.Layla packed her bags and moved to Cairo.
Leyla valizlerini topladı.Layla packed her bags.
Leyla hep etkilemek için giyiniyordu.Layla always dressed to impress.
Leyla muhteşem bir kızdı.Layla was a gorgeous girl.
Leyla mükemmel bir dansçıydı.Layla was a hell of a dancer.
Leyla mükemmel bir dansözdü.Layla was a hell of a dancer.
Bu nedenle Leyla burada.That's why Layla is here.
Leyla çok dışa dönüktü.Layla was very outgoing.
Leyla kalıcı sevgiyi bulmak istedi.Layla wanted to find lasting love.
Leyla, Bay Perfect için bekleyerek zaman harcamayı reddetti.Layla refused to waste time waiting around for Mr. Perfect.
Leyla çok kan kaybetti.Layla lost a lot of blood.
Biri arabada Leyla'yla birlikteydi.Somebody was in the car with Layla.
Leyla transseksüel bir kadındı.Layla was a transgender woman.
Leyla aslında transseksüel bir kişiydi.Layla was in fact a transgender person.
Kimse, Leyla'nın bir transseksüel kişi olduğunu bilmiyordu.Nobody knew that Layla was a transgender person.
Polis, Leyla'nın iPhone'unu buldu.Police recovered Layla's iPhone.
Leyla yandaki bir otelde kalıyordu.Layla was staying at a hotel next door.
Leyla bitişikteki bir otelde kalıyordu.Layla was staying at a hotel next door.
Leyla artık evsizdi.Layla is now homeless.
Leyla evsiz ve açtı.Layla was homeless and hungry.
Leyla, Sami'yi çok sevdi.Layla loved Sami very much.
Leyla ve Sami hepsine sahipti.Layla and Sami had it all.
Leyla'nın hayatı doğru yönde gidiyor.Layla's life is heading in the right direction.
Leyla anne olamayacak kadar gençti.Layla was too young to be a mother.
Leyla, Selma'nın anne olamayacak kadar genç olduğunu düşündü.Layla thought that Salma was too young to be a mother.
Leyla, Selma'nın anne olamayacak kadar küçük olduğunu düşündü.Layla thought that Salma was too young to be a mother.
Leyla, annesiyle birlikte olmak için eve taşındı.Layla moved home to be with her mother.