Gömleği sabunlu suyla yıka ve lekeler çıkacaktır.Wash the shirt in soapy water and the stains will come out.
Bu mürekkep lekelerinin çıkacağını sanmıyorum.I don't think these ink stains will come off.
O kitabın kapağında bazı mürekkep lekeleri vardı.There were some ink stains on the cover of that book.
Leopar, lekelerini değiştiremez.The leopard can't change its spots.
Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?How do you remove red wine stains from your carpet?
Stres nedeniyle cildimde lekelerim var.I have spots in my skin by stress.
"Yerdeki bu lekeler ne?" "Kan.""What are these stains on the floor?" "Blood."
Kağıtta mürekkep lekeleri vardı.There were ink blots on the paper.
Bir leopar asla lekelerini değiştirmez.A leopard never changes his spots.
Bu deodorant, gömlek üzerinde beyaz lekeler bırakıyor.This deodorant leaves white stains on the shirt.
Bu deodorant, gömleğimin üzerinde beyaz lekeler bırakıyor.This deodorant leaves white stains on my shirt.
Tom'un vücudunun her yerinde kırmızı lekeler var.Tom has red spots all over his body.
Satürn üzerindeki beyaz lekelerin, güçlü fırtınalar olduklarına inanılır.The white spots on Saturn are believed to be powerful storms.
Güneş lekeleri güneş manyetik alanının çok güçlü olduğu Güneş bölgeleridir.Sunspots are regions of the Sun where the solar magnetic field is very strong.
Gömlekten kan lekelerini nasıl çıkarabilirim?How can I remove the spots of blood from the shirt?
Tom'un gömleğinin üzerinde kan lekeleri vardı.Tom's shirt had blood stains on it.
Polisin Tom'un yatağının altında bulduğu gömlekte kan lekeleri vardı.There were blood stains on the shirt that the police found under Tom's bed.
Zemin üzerinde kan lekeleri vardı.There were blood stains on the floor.
Duvarda kan lekeleri vardı.There were blood spatters on the wall.
Tom'un köpeğinin siyah ve beyaz lekeleri var.Tom's dog has black and white spots.
Sami, Leyla'nın dairesinde bulduğu deterjanla kan lekelerini temizlemeye çalıştı.Sami tried to clean the blood stains with detergent found in Layla's apartment.
1610 yılında, onun yüzeyindeki güneş lekelerini keşfetti.In 1610, he discovered sunspots on its surface.
Güneş lekelerinin Güneş sistemi'nin doğası hakkındaki tartışmalarda önemi vardı.Sunspots had some importance in the debate over the nature of the Solar System.
Başın üstü ile yanlarında koyu lekeler vardır.It has paler underparts with wider, dark barring on flanks.
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.The Wilson effect implies that sunspots are depressions on the Sun's surface.
Güneş lekeleri çoğunlukla gruplar halinde görünür.Sunspots usually appear in groups.
Derinin açık bölümlerinde kızıl lekeler belirir.The dimension inside the portals appears to be red.
Şarap, kahve, çay, meyve suları ve sebze lekeleri gibi ağartılabilir lekeler.Bleachable stains such as wine, coffee, tea, fruit juices, and vegetable stains.
Göz üstlerinde ve arkasında da beyaz lekeler bulunmaktadır.Their faces are white and dead-looking.
Köklerde koyu lekeler görülür.There are dark stripes in the thighs.
Bu lekeler hayvan büyüdükçe silindiği için yaş tayinine yarar.This coloration usually fades as the animal grows older.
Bazı bireylerde sırtta ve kanatlarda beyaz lekeler bulunur.Some individuals have white patches on the back and wings.
Erişkinlikte vücut üzerinde beyaz lekeler oluşan siyah bir renk alır.It has a distinctive colour pattern of a black body with white extremities.
Burun, göz ve ayaklarda siyah lekeler görülebilir.Dark eyes and nose are seen.
Ancak bu lekelerin hiç oluşmadığı enfeksiyonlar da görülür.It has also been observed that recurrent infections do not occur.
Lekeleri silip çıkarayım.I want to wipe the smudges clean.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.On the white door ugly blotches were left.
Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.They've got those black sinister eyes and those spots on their body.
Eyvah, eyvah! Bu ne kan lekeleri bu türbesi taşlı giriş?Alack, alack! what blood is this which stains The stony entrance of this sepulchre?--
Kapatıcıların amacı siyah noktaların, lekelerin ve kızarıklıkların görünülürlüğünü azaltmaktırKapatıcıların amacı siyah noktaların, lekelerin ve kızarıklıkların görünülürlüğünü azaltmaktır
Bunlar bir çeşit veya diğer lekeleri vardı.They were stains of some sort or other.
Meyve ve sebze lekelerini kullanarak organik desenler yaratabiliyorum.Using fruit and vegetable staining, create organic patterning.
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,"When a man or a woman has bright spots in the skin of the body, even white bright spots;
Bunun döngüsel bir düzenle ya da güneşteki lekelerle filan ilgisi olduğunu sanmıyorum.I am not sure it is a matter of cyclical regularity, or whether it occurs with the sunspots.
Uzay fiziğinin tarihi, antik Çin'de Güneş lekelerinin bulunmasına dayanır.Space physics can be traced back to the ancient Chinese, who discovered and recorded sun spots.
Thomas Harriot,1610 yılında güneş lekelerini ilk inceleyen kişiydi.Thomas Harriot was the first to observe sunspots, in 1610.
Eski kayıtlar güneş tutulması,korona ve güneş lekelerini tanıttı.Early records described solar eclipses, the corona and sunspots.
1610 yılında,onun yüzeyinde ki güneş lekelerini keşfetti.In 1610, he discovered sunspots on its surface.
Mantar lekeleri genellikle yuvarlak veya biçimsizdir. [1]Fungal spots are usually round or free-form in shape.[1]
Eritroplaki, beyaz lekeleri tanımlayan lökoplaki terimiyle karşılaştırılabilir.Erythroplakia is analogous to the term leukoplakia which describes white patches.
Bu cinsin tipik olarak kulaklarında, burun, gövde, bacaklar ve göz çevresinde siyah lekeler vardır.This breed typically has black spots on the ears, nose, belly, legs and around the eyes.
Kahverengi lekeler de gözlenmiştir.Brown spots have been observed also.
Kırmızımsı benek veya lekeleri olan yumurtaların sayısı altı ila dokuz arasında değişmektedir.The number of eggs varies from six to nine, with reddish spots or blotches.
Bir rivayete göre, bunlar Bahira'nın genç Muhammed'in üzerinde bulduğu lekelerdi.According to one version, those were the stigmata that Bahira found on young Muhammad.
Deri kalın mumlu lekelerle kaplıdır.The skin is covered with thick waxy spots.
Aşırı sigara içen birinin öncelikle ikinci ve üçüncü parmaklarında meydana gelen tütün lekeleriTobacco stains on primarily the second and third fingers of a heavy smoker
Bazıları bu beyaz lekeleri basit doğum izleriyle karıştırıyor.Some mistake these white patches for simple birth marks.
Güneş lekeleri sonunda çürür ve fotosferde manyetik akı bırakır.Sunspots eventually decay, releasing magnetic flux in the photosphere.
Bu durum yüzeyde yıldız lekeleri ve ilgili koronal döngü fenomeni yaratır. [1]This creates starspots on the surface, and the related phenomenon of coronal loops.[1]
Örneğin, bir kişi çimlerinde güneş lekeleri görürken bir geçmişe dönüş yaşayabilir.For example, a person may experience a flashback while seeing sun spots on their lawn.