Başın üstü ile yanlarında koyu lekeler vardır.그 외 저서로는 '열한살 정은이' 등이 있다.
Herschel, 11 Şubat 1800'de, güneş lekelerini gözlemlemek için, bazı teleskop filtrelerini test etmekteydi.1800년 2월 11일에 허셜은 여러가지 필터로 해의 흑점들을 관찰하는 실험을 하였다.
Gözlerinin çevresinde siyah bir leke vardır.눈 주위에 둥글게 검은 테가 있다.
Günbatımında 923 numaralı güneş lekesi.반지름은 태양의 2.89배에서 3.04배이다.
Güneş lekelerinin dağılmasına neden olmasına rağmen, bir lekenin ömrü günlerce veya haftalarca ölçülmüştür.제1차 세계대전에 이르러 수송의 발달과 참호전의 등장은 전투의 기간을 몇 주 또는 수 개월까지 연장시켰다.
Daha öğrenci iken güneş sistemi ve güneş lekeleri ile ilgili makaleler yayımladı.עוד במהלך לימודין פרסם מאמרים על מערכת השמש וכתמי שמש.
Gözlerinin çevresinde siyah bir leke vardır.הם בעלי מסיכה שחורה סביב עיניהם.
Sırt ve gövde yanlarındaki leker, kuyrukta birer çizgi oluşturur.הגב והזנב מפוספסים בכמה שורות קווים.
Bunun yerine büyük koyu lekeye çok benzeyen bir kasırga gezegenin kuzey yarımküresinde görüldü.עם זאת, כתם אחר שמאוד דומה לכתם הישן הופיע בחצי הכדור הצפוני של הכוכב מאוחר יותר באותה השנה.
Vücudun her bir yanında yuvarlak siyah leke bulunur.לכל אחת מהנקודות הללו יש טבעת שחורה מסביבה.
Siyah renkli köpeklerde göz çevrelerinde sarı lekeler oluyor.בחורף ישנם כתמים שחורים מסביב לעיניהם.
Her beyaz leke vitiligo değildir.סוס לבן לגמרי איננו נחשב פינטו.
Fenoller diş minesini leke etmez.היקאפ מסלק את שום שן.
Donald Trump bokun adını lekeliyor.דונלד טראמפ נותן לחרא שם רע.
Donald Trump bokun adını lekeliyor.דונלד טראמפ נותן לחרא שם רע.
Kasırga, Jupiter'deki Büyük kırmızı lekeyi andırıyordu.Бурята прилича на Голямото червено петно на Юпитер.
Bunun yerine büyük koyu lekeye çok benzeyen bir kasırga gezegenin kuzey yarımküresinde görüldü.Вместо това нова буря, подобна на Голямото тъмно петно, бива установена в северното полукълбо на планетата.
1610 yılında, onun yüzeyindeki güneş lekelerini keşfetti.1613 – Публикува наблюденията си върху слънчевите петна.
Belinin ortasında beyaz bir leke vardır.В средата има бял диск.
Darwin nandusu, büyük nandudan sırt tüylerindeki beyaz lekelerle ayrılır.От обикновеното нанду се отличава и по белите петна по гърба.
Gözlerinin çevresinde siyah bir leke vardır.Около очите има черен пръстен.
Başın üstü ile yanlarında koyu lekeler vardır.Те са назъбени по краищата и имат заострени връхчета.
Genellikle bir tek leke şeklinde kendisini gösterir.Обикновено се изобразява само единият от тях.
Gençler yetişkinlere benzer fakat daha fazla beyaz lekelidirler.Младите наподобяват възрастните в брачно оперение, но са с бели вежди.
Opisthosoma sarımsı olup üzeri az ya da çok leke desenlidir.Задни крайници: Твърде силно или твърдо слабо заъглени.
Spekturum çizgilerinin analiz edilmesi lekelerin ve yıldız yüzeyinin sıcaklık aralığının ölçülmesini sağladı.Например определяне на температурата на звездите по техния спектър на излъчване.
Cilt lekelerinin tedavi tarihi çok eski dönemlere uzanıyor.Вярата в лековитите качества на водата датира от древни времена.
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.Wilsonov učinak govori nam da su Sunčeve pjege ustvari uleknuća na Sunčevoj površini.
2007'den 2009'a kadar, güneş lekesi faaliyetleri ortalamadan çok uzaktı.Od 2007. do 2009. primijećeno je da je broj Sunčevih pjega puno manji od prosjeka.
Galileo ayrıca Güneş lekelerinin gözlemlemiştir.Galileo piše pismo o Sunčevim pjegama.
Belinin ortasında beyaz bir leke vardır.U sredini je bijeli disk.
Kanatlarında büyük beyaz lekeler vardır.Na krilima su joj veliki bijeli pramenovi.
Güneş lekelerinin sayısı, 1979'dan beri süren döngüde, güneş radyasyonunun şiddeti ile ilişkilidir.Broj Sunčevih pjega je u uzajamnoj vezi sa Sunčevim zračenjem, a mjerenja traju od 1979. sa umjetnih satelita.
Gençler yetişkinlere benzer fakat daha fazla beyaz lekelidirler.Mladunci izgledaju slično kao i odrasli, ali su bljeđi.
Bu sarı lekelerin her ikisi de dışarıya doğru yeşil ışın demetleri fırlatmaktadır.S donje strane nalaze se dvije svijetlo zelene pruge puči.
Aynı zamanda yanağında küçük kırmızı bir leke vardı.Imala je također malenu krijestu ispred očiju.
Spekturum çizgilerinin analiz edilmesi lekelerin ve yıldız yüzeyinin sıcaklık aralığının ölçülmesini sağladı.Analiza infracrvenog spektra otkrila je da površinom mjeseca dominira vodeni led.
Kraliçe zaten popülaritesini yitirmişti ve bu suni köy olayı namını biraz daha lekeledi.Stanovnici su preuzeli ime obližnje lokacije i to je bilo kasnijim imenom sela.
Daha öğrenci iken güneş sistemi ve güneş lekeleri ile ilgili makaleler yayımladı.Už počas štúdia publikoval štúdie o slnečnej sústave a slnečných škvrnách.
Ancak kule, onu bir utanç lekesi olarak gören Paris halkının tepkisini de çekmiştir.Eiffelova veža narazila na odpor parížskeho obyvateľstva, ktoré ju považovalo za poškvrnu.
Boğazında ters "V" şeklinde beyaz bir leke vardır.Na tvári musí byť zreteľné obrátené biele „V".
Jack'in elinde Davy Jones adına bir kara leke çıkartır.Jack v tom, že má srdce, si začne uťahovať z Davyho Jonesa.
Galileo ayrıca Güneş lekelerinin gözlemlemiştir.Galileo Galilei pomocou neho pozoroval slnečné škvrny.
Güneş lekeleri, kendi kendine sürekli tekrar eden fırtınalar gibi düşünülebilir.Zistili, že zatmenia Slnka sa periodicky opakujú.
Vücudu siyah lekelerle bezenmiş, kuyruk çok az çatallanmış düze yakındır.Absolútne čierne teleso možno aproximovať dutým telesom s veľmi malým otvorom.
Büyük Kırmızı Leke, Jüpiter gezegeninde yer alan antisiklonik bir fırtınadır.Veľká červená škvrna je atmosférický jav v horných vrstvách atmosféry Jupitera.
Galileo ayrıca Güneş lekelerinin gözlemlemiştir.Biela je opazoval tudi Sončeve pege.
Bin yıllık mübarek tarihimize bundan büyük bir leke sürülebilir mi?Kaj bo čez tisoč let ostalo od vseh teh prizadevanj?
Çok tüylü beyaz göğsünde altı siyah benek ve beyaz kanatlarında çok sayıda leke bulunur.Poznamo vsaj dve podvrsti male bele čaplje.
BHR 71, görünür ışıkta büyük siyah bir leke gibi görünür.BHR 71 je še ena temna meglica v istem ozvezdju.
İlk hikâyesi Doğum Lekesi’ni 19 yaşında yazar.Pirmą trumpą istoriją Gimimo žymė baigė 19 metų.
Büyük Kırmızı Leke, Dünya'dan yaklaşık 4 kat daha büyüktür.Raudona juosta yra keturis kartus platesnė už mėlynas.
Belinin ortasında beyaz bir leke vardır.Kaimo viduryje yra baltas malūnas.
Lekelerin şekil ve dizilişi çok değişiktir.Sklendžių formos ir pritaikymas skiriasi.
Yıldız lekesi etkinliğinin yıldan yıla değiştiği anlaşılmıştır.Populiarus pajūrio klimato kurortas, veikiantis ištisus metus.
Kasırga, Jupiter'deki Büyük kırmızı lekeyi andırıyordu.Torm sarnanes Jupiteri Suure Punase Laiguga.
Bunun yerine büyük koyu lekeye çok benzeyen bir kasırga gezegenin kuzey yarımküresinde görüldü.Selle asemel märgati Suure Tumeda Laiguga sarnast uut tormi planeedi põhjapoolkeral.
Erişkin hayvanlar diğer birçok kedi türlerinin aksine lekesizdir.Nad on paljude teiste kassitõugudega võrreldes päris vaiksed.
Cilt lekelerinin tedavi tarihi çok eski dönemlere uzanıyor.Kaanide kasutamine mitmesuguste haiguste ravimisel ulatub kaugesse minevikku.
Her beyaz leke vitiligo değildir.Kõik marjad ei ole lihakad.