Ana içeriğe geç
Sözlük

leke ile cümle

leke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak bu lekelerin hiç oluşmadığı enfeksiyonlar da görülür.Nende puhul ei moodustu kunagi infektsiooniniiti.
Büyük Kırmızı Leke, Jüpiter gezegeninde yer alan antisiklonik bir fırtınadır.Suur Punane Laik on antitsükloniline keeristorm Jupiteril.
Genç fertlerde sırtta eyer şeklinde açık renkli lekeler bulunabilir.Noortel harivesilikel võib seljal esineda kollane triip.
% 1: Leke%1: emborronar
% 1: Leke% 1: 흐리기
% 1: Leke% 1: Mazať
% 1: Leke% 1: Rozmáznout
% 1: Leke% 1: Rozsmaruj
% 1: Leke%1: Spalma
% 1: Leke% 1: Spred ud
% 1: Leke% 1: Utsmeta
% 1: Leke%1: Verschmieren
% 1: Leke%1 & #160;: maculer
% 1: Leke% 1: Borrar
% 1: Leke% 1: elkenés
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.Dar conceptul era că vroiam să înlătur prejudecăţile mâncării.
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.Das Konzept war, dass ich das Stigma vom Essen nehmen wollte.
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.De idee was dat ik het stigma van voedsel wilde wegnemen.
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.És az a koncepció, hogy el akartam távolítani a stigmát az ételről.
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.개념은 음식을 통해 마음의 응어리를 씻어내는 거였어요.
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.L'idea che avevo era di togliere la differenza nel cibo.
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.Mais mon concept était de détruire les préjugés sur la nourriture.
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.Moim zamysłem było zdjęcie pewnego piętna z jedzenia.
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.Pero el concepto era que quería quitarle el estigma a la comida.
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.Идея заключалась в том, что я хотел снять все предубеждения по поводу еды.
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.אבל הרעיון הוא שרציתי להוציא את הסטיגמה מהמזון.
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.كان المفهوم انني لردت ان انزع الوصمة من الطعام.
Ama asıl amaç şuydu, yemekler konusundaki lekeyi silmek istemiştim.いい食事はお金持ちのためのものではなく-
Ama İsraillileri Mısırdan çıkardığımı gören ulusların gözünde adıma leke gelmesin diye bunu yapmadım.Ale učinil jsem pro jméno své, aby nebylo zlehčeno před očima těch národů, před jejichž očima jsem je vyvedl.
Ama İsraillileri Mısırdan çıkardığımı gören ulusların gözünde adıma leke gelmesin diye bunu yapmadım.Avšak učinil som pre svoje meno, aby nebolo zneuctené pred očami národov, pred ktorých očami som ich vyviedol.
Ama İsraillileri Mısırdan çıkardığımı gören ulusların gözünde adıma leke gelmesin diye bunu yapmadım.내가 내 이름을 위하여 달리 행하였었나니 내가 그들을 인도하여 내는 것을 목도한 열국 앞에서 내 이름을 더럽히지 아니하려 하였음이로라
Ama İsraillileri Mısırdan çıkardığımı gören ulusların gözünde adıma leke gelmesin diye bunu yapmadım.Pero actué por causa de mi nombre, para no ser profanado a vista de las naciones, ante cuya vista los saqué
Ama İsraillileri Mısırdan çıkardığımı gören ulusların gözünde adıma leke gelmesin diye bunu yapmadım.Но подействувах заради името Си, да се не оскверни то пред народите, пред които бях ги извел.
Ama İsraillileri Mısırdan çıkardığımı gören ulusların gözünde adıma leke gelmesin diye bunu yapmadım.Но Я поступил ради имени Моего, чтобы оно не хулилось перед народами, в глазах которых Я вывел их.
Ama İsraillileri Mısırdan çıkardığımı gören ulusların gözünde adıma leke gelmesin diye bunu yapmadım.ואעשה למען שמי לבלתי החל לעיני הגוים אשר הוצאתים לעיניהם׃
Ama İsraillileri Mısırdan çıkardığımı gören ulusların gözünde adıma leke gelmesin diye bunu yapmadım.لكن صنعت لاجل اسمي لكي لا يتنجس امام عيون الامم الذين اخرجتهم امام عيونهم.
Ama İsraillileri Mısırdan çıkardığımı gören ulusların gözünde adıma leke gelmesin diye bunu yapmadım.我 卻 為 我 名 的 緣 故 沒 有 這 樣 行 、 免 得 我 的 名 在 我 領 他 們 出 埃 及 的 列 國 人 眼 前 被 褻 瀆
Ama İsraillileri Mısırdan çıkardığımı gören ulusların gözünde adıma leke gelmesin diye bunu yapmadım.我 卻為 我 名 的 緣故沒 有 這樣行 、 免得 我 的 名 在 我 領 他 們出 埃及 的 列國 人 眼前 被 褻瀆
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Anda harus sendiri telah mengatakan bagaimana dipakai, keriput, dan bernoda mereka.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Bạn phải mình đã nhận xét như thế nào mặc, họ đã nhăn nheo, và nhuộm màu.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Dovete avere osservato come indossato, rugosa e colorate erano.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Du måste själv ha sagt hur slitna, skrynkliga och missfärgade de var.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Du skal selv have bemærket, hvordan slidt, rynket, og farves de var.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Meg kell magad is megjegyezte, hogy kopott, ráncos, és festett voltak.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Morate sami so pripomnili, kako je obrabljena, nagubana, in obarvajo so bili.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Musisz sam pan zauważył, jak zużyte, pomarszczona i zabarwione są.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Musíte si poznamenali, ako opotrebovaný, vráskavá, a farebné boli.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Musíte si poznamenali, jak opotřebovaný, vrásčitá, a barevné byli.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Sie müssen selbst bemerkt haben, wie abgenutzt, zerknittert, und gefärbt waren.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Sinun on itse huomannut miten kuluneet, ryppyinen, ja värjätä ne.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Trebuie să te purtat cum au remarcat, încreţită, şi se colorează au fost.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.U moet zelf hebben opgemerkt hoe gedragen, gerimpeld, en bevlekt waren.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Usted debe haber observado cómo usar, arrugada y manchada que eran.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Você deve-se ter observado como gasto, enrugada, e eles estavam manchadas.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Vous devez vous ont remarqué combien usés, ridée, et ils étaient tachés.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Πρέπει ο ίδιος παρατήρησε πώς φοριέται, ρυτίδες, και χρωματίζονται ήταν.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Ви повинні самі помітили, як носити, зморшками, і фарбують їх.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Вы должны сами заметили, как носить, морщинами, и окрашивают их.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.Трябва да себе си отбелязал колко носи, те са намачкани, и се оцветяват.
[Avanslar.] Eyvah, eyvah! Bu ne kan lekeleri bu türbesi taşlı giriş?Aoleu, aoleu! ce este acest sânge care petele de intrare de piatră de mormânt aceasta? -
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod