Kasırga, Jupiter'deki Büyük kırmızı lekeyi andırıyordu.Il s'est aussi intéressé à la Grande Tache rouge de Jupiter.
Gençlerin alnında beyaz leke yoktur. ^ Bülent Gözcelioğlu (2002).No More Love (en) par God Lives Underwater (en) de 1994.
O macerada Wayne'nin üstündeki lekeden bu hale gelmişti.Ce court-métrage va suivre l'aventure de Wayne.
Yedi aylık gebeliğin ardından dişi pampa geyikleri, doğduğunda lekeli tek bir yavru dünyaya getirirler.Après onze mois de gestation, la jument donne naissance au poulain cloné.
Başın üstü ile yanlarında koyu lekeler vardır.En dehors du fort proprement dit se trouvent des thermes (avec un sudatorium circulaire).
İki kedi arasındaki tek fark, ikincisinin göğsündeki büyük beyaz lekedir.La seule différence est une tache blanche sur la poitrine de l'animal.
Sırt yüzgeçlerinin arkasında koyu gri bir leke bulunur.Un point gris sombre apparaît au milieu de ces taches.
Günbatımında 923 numaralı güneş lekesi.GX 327 Soléa.
Siyah leke büyüdükçe serçenin saygınlığı artar.La thématique du peuple élu renforce la fierté noire.
Lekeu genellikle saygı gösterilen ve çok genç yaşta ölen bir besteci olarak kabul edilmektedir.Elle est souvent considérée comme une compagne réconfortante, un jouet prolongeant l'enfance.
Yavruların çoğu kürklerinin üzerinde beyaz benekler ile doğar ancak yaşlandıkça bu lekeler kaybolur.Les bébés ont parfois des taches blanches sur leur corps et en grandissant, elles disparaissent.
En belirgin zararı yaprakların alt yüzünde damarlar boyunca oluşan gümüşi lekelerdir (akdamar).Ornements en relief : ceux qui sont taillés en saillie sur les moulures.
Bu lekeye madalyon belirtisi denir.Dans cette liste, l'indice du symbole est appelé le rang.
Örtüde bir leke var.El mantel tiene una mancha.
Yüzdeki utanma, kalpteki lekeden daha değerlidir.Más vale vergüenza en el rostro que mancha en el corazón.
Donald Trump bokun adını lekeliyor.Donald Trump les da mala fama a los pedazos de mierda.
1610 yılında, onun yüzeyindeki güneş lekelerini keşfetti.En el año 1610, descubrió las manchas solares sobre su superficie.
Güneş lekelerinin Güneş sistemi'nin doğası hakkındaki tartışmalarda önemi vardı.Las manchas solares tenían mucha importancia en el debate sobre la naturaleza del sistema solar.
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.Es más, Wilson concluyó que las manchas solares eran de hecho depresiones en la superficie de la fotosfera.
Sandık Lekesi (öykü), 2000.Na maleta (novela) 2000.
Güneş lekelerinin yokluğu Maunder Minimum olarak adlandırılır.Este período de baja actividad de la mancha solar es conocido como el Mínimo de Maunder.
Uyumlu optiklere, lekeli imajlama ve optik interferometreye bakınız.Véase óptica adaptativa, desmoteado de imagen e interferometría óptica.
Yedi aylık gebeliğin ardından dişi pampa geyikleri, doğduğunda lekeli tek bir yavru dünyaya getirirler.Luego del apareamiento y después de siete meses de gestación nace un cervatillo por cada hembra.
Jack'in elinde Davy Jones adına bir kara leke çıkartır.Éste le recuerda de su deuda con Davy Jones.
Dört tane fildişi ve yedi tane hortumu olan Airavata'nın gövdesi lekesiz ve beyazdır.Airavata tiene cuatro colmillos y siete trompas y es de un blanco impecable.
Ölü lekeleri vücudun yere dokunan kısımlarında husûle gelmez.El hombre que está comiendo no debe llevarse las manos a ninguna parte de su cuerpo.
Gövde yanlarında bir sıra leke bulunur.Alrededor, encontramos una parte de caucho.
Galileo ayrıca Güneş lekelerinin gözlemlemiştir.También realizó observaciones sobre las manchas solares.
Güneş lekelerinin sayısı, 1979'dan beri süren döngüde, güneş radyasyonunun şiddeti ile ilişkilidir.Se han estado realizando mediciones de temperatura por satélite en la troposfera desde 1979.
Dişilerde lekeler daha azdır.Se cargan menos los tejidos.
İki kedi arasındaki tek fark, ikincisinin göğsündeki büyük beyaz lekedir.La principal diferencia entre las dos especies es el número de vértebras en el cuello.
Donald Trump bokun adını lekeliyor.Donald Trump dà alla merda un brutto nome.
Güneş lekelerinin Güneş sistemi'nin doğası hakkındaki tartışmalarda önemi vardı.Le macchie solari ebbero una qualche importanza nel dibattito sulla natura del sistema solare.
İki sevgili, hiçbir zaman onun şerefini lekelemediklerini söylerler.I due amanti giurano di non rivelare mai il loro segreto.
Bunlara yıldız lekeleri denir.Essi vengono chiamati poligoni stellati.
Bunun yerine büyük koyu lekeye çok benzeyen bir kasırga gezegenin kuzey yarımküresinde görüldü.Al suo posto apparve una nuova tempesta simile alla Grande Macchia Scura nell'emisfero nord.
Daha öğrenci iken güneş sistemi ve güneş lekeleri ile ilgili makaleler yayımladı.Prima di laurearsi pubblicò saggi sul Sistema solare e le macchie solari.
En belirgin zararı yaprakların alt yüzünde damarlar boyunca oluşan gümüşi lekelerdir (akdamar).Le appendici delle antere sono dotate (o no) di tricomi ghiandolari.
486 numaralı güneş lekesi bölgesinin, X28 güneş püskürtüsünden akan X ışınları ürettiği tahmin edildi.La regione 486, responsabile del brillamento, ha prodotto un flusso di raggi X stimato a X28.
Dört tane fildişi ve yedi tane hortumu olan Airavata'nın gövdesi lekesiz ve beyazdır.Airavata ha quattro zanne e sette proboscidi, ed è di un bianco immacolato.
Gençler yetişkinlere benzer fakat daha fazla beyaz lekelidirler.I giovani sono simili, ma sono più chiazzati di bianco.
Bu altmış yıl boyunca lekenin karardığı tespit edildi.In seguito, l'edificio cadde in rovina per circa sedici anni.
Başın üzerinde kara dikdörtgen bir leke vardır.Sulla testa è presente una sorta di cappuccio nero.
Gözlerinin çevresinde siyah bir leke vardır.Attorno agli occhi è presente un anello nero.
Bu lekeler hayvan büyüdükçe silindiği için yaş tayinine yarar.Questi sintomi si aggravano ulteriormente se l'animale viene sottoposto a sforzi.
Opisthosoma koyu lekelidir.L'ala posteriore è molto scura.
Bu adamım gözün etrafında bir doğum lekesi var.У этого человека родинка сбоку от глаза.
Bu leke neyindir?Что это за пятно?
İkinci ya da üçüncü yaşına giren erkekler üreme döneminde mavi ve beyaz lekeli tüylere bürünebilir.У двухлетних и трёхлетних самцов в период размножения может развиться пятнистое бело-синее оперение.
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.Луна совершала свой путь именно по Ильмену, тогда как Солнце — по Вайе.
Leke gittikçe darağacına benzemektedir.Мордочка больше похожа на лисью.
Spekturum çizgilerinin analiz edilmesi lekelerin ve yıldız yüzeyinin sıcaklık aralığının ölçülmesini sağladı.Анализируя спектр, удалось измерить и ускорение силы тяжести на поверхности звезды.
O dönemde, lekeli bir giysi zenginlik ve cömertlik belirtisiydi.Все эти одежды служили признаком богатства и высокого социального положения.
Taçküre yapısının farklı güneş lekeleri ile birlikte görünüşü, Ekim 2010.Спецификации некоторых графических ядер по состоянию на октябрь 2010.
Yaklaşık her 11 yılda bir güneş lekesi faaliyetleri döngüsel olarak devam eder.Открыл одиннадцатилетний цикл солнечной активности.
Bunun yerine büyük koyu lekeye çok benzeyen bir kasırga gezegenin kuzey yarımküresinde görüldü.Вместо него новое похожее образование было обнаружено в северном полушарии планеты.
Opisthosoma sarımsı olup üzeri az ya da çok leke desenlidir.Профиль рыла прямой или немного выпуклый.
Başın üstü ile yanlarında koyu lekeler vardır.Имеет сверхспособность во власти над тенью, некими чёрными лучами.
Lekeu yaklaşık 50 eser yazmıştır.От него сохранились около 50 стихотворений.
Çil, (deride oluşan leke) kelimesinin çoğulu.Спицы — множественное число слова спица.