Bir dokudaki tüm hücreleri lekelemek yerine, bir şekilde sadece bir yüzdesini lekeliyor.Вместо окраски всех клеток ткани он каким-то образом окрашивает около одного процента.
Bir dokudaki tüm hücreleri lekelemek yerine, bir şekilde sadece bir yüzdesini lekeliyor.במקום לצבוע את כל התאים בתוך רקמה מסויימת, הוא צובע רק כאחוז אחד מהם.
Bir dokudaki tüm hücreleri lekelemek yerine, bir şekilde sadece bir yüzdesini lekeliyor.بدلاً من تلوين كافة الخلايا داخل نسيج، فإنها بطريقه ما تلوّن واحد بالمئه من هذه الخلايا.
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,A keby boly na koži tela niektorého muža alebo niektorej ženy lesklé škvrny, lesklé škvrny biele,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Als een man of een vrouw witte blaren op de huid heeft, moeten zij dit aan de priester laten zien.
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Apabila seorang laki-laki atau wanita mempunyai becak-becak putih pada kulitnya
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,"Asimismo, cuando un hombre o una mujer tenga en la piel de su cuerpo manchas, manchas blancas
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Cînd un bărbat sau o femeie va avea pete pe pielea trupului, şi anume pete albe,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Ha pedig valamely férfi vagy asszony testének bõrén foltok, fehér foltok támadnak,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,In če dobi mož ali žena maroge po koži mesa svojega, belognojne maroge,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Jos miehen tai naisen ihoon tulee pilkkuja, valkoisia pilkkuja,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Když by na kůži těla muže aneb ženy byly poškvrny, totiž poškvrny pobělavé,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Khi nào người nam hãy nữ trên da thân mình có những đém trắng ,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Khi nào người nam hãy nữ trên da thân mình có những đém trắng,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,남자나 여자의 피부에 색점 곧 흰 색점이 있으면
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Lorsqu`un homme ou une femme aura sur la peau de son corps des taches, des taches blanches,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Når en Mand eller Kvinde får lyse Pletter, hvide Pletter på Huden,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Når en mann eller kvinne får lyse flekker, hvite, lyse flekker, på huden,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,När någon, man eller kvinna, på sin kropps hud får fläckar, vita fläckar,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Quando homem (ou mulher) tiver na pele da sua carne manchas lustrosas, isto é, manchas lustrosas brancas,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Quando un uomo o una donna ha sulla pelle del corpo macchie lucide, bianche
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Tedy wynijdzie kapłan z domu onego przede drzwi, i zamknie on dom przez siedem dni.
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Wenn einem Mann oder Weib an der Haut ihres Fleisches etwas eiterweiß ist
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Και εαν ανηρ, η γυνη, εχωσιν επι του δερματος της σαρκος αυτων εξανθηματα, εξανθηματα λευκωπα,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Ако мъж или жена има по кожата на месата си бели лъскави петна,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Если у мужчины или у женщины на коже тела их будут пятна, пятна белые,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,ואיש או אשה כי יהיה בעור בשרם בהרת בהרת לבנת׃
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,واذا كان رجل او امرأة في جلد جسده لمع لمع بيض
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,無 論 男 女 、 皮 肉 上 若 起 了 火 斑 、 就 是 白 火 斑
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,無論 男女 、 皮肉 上 若 起 了 火斑 、 就是 白火斑
Bizi lekelemek için veya korkutup kaçırmak için yapılan bütün teşebbüslerle Tahrir'de yüzleşeceğiz.Affronteremo i tentativi di diffamare Tahrir o di spaventare le donne.
Bizi lekelemek için veya korkutup kaçırmak için yapılan bütün teşebbüslerle Tahrir'de yüzleşeceğiz.Wir stemmen uns gegen Versuche, Tahrir zu defamieren oder die Frauen zu verjagen.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››Aby nie plugawili rzeczy poświęconych, które synowie Izraelscy ofiarują Panu,
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››A nepoškvrní semene svého v rodu svém, nebo já jsem Hospodin posvětitel jeho.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››A nepoškvrní svojho semena vo svojom ľude, lebo ja som Hospodin, ktorý ho posväcujem.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››Así no profanará su descendencia en medio de su pueblo; porque yo soy Jehovah, el que lo santifico.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››auf daß er nicht seinen Samen entheilige unter seinem Volk; denn ich bin der HERR, der ihn heiligt.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››Così non disonorerà la sua discendenza in mezzo al suo popolo; poiché io sono il Signore che lo santifico»
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››E não profanará a sua descendência entre o seu povo; porque eu sou o Senhor que o santifico.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››ettei hän häpäisisi jälkeläisiään suvussansa; sillä minä olen Herra, joka hänet pyhitän."
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››for at han ikke skal vanhellige sit Afkom blandt sin Slægt; thi jeg er HERREN, som helliger ham.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››för att han icke må ohelga sin livsfrukt bland sina fränder; ty jag är HERREN, som helgar honom.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››Han skal ikke vanhellige sin ætt blandt sitt folk; for jeg er Herren, som helliger ham.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››Hogy meg ne fertõztesse az õ magzatát az õ népe között; mert én, az Úr vagyok az õ megszentelõje.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››Il ne déshonorera point sa postérité parmi son peuple; car je suis l`Éternel, qui le sanctifie.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››In semena svojega naj ne onesveti med ljudstvom svojim, zakaj jaz sem GOSPOD, ki ga posvečujem.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››그 자손으로 백성 중에서 더럽히지 말지니 나는 그를 거룩하게 하는 여호와임이니라
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››Người chẳng nên làm ô danh dòng họ mình giữa dân sự người, vì ta là Ðức Giê-hô-va làm cho người nên thánh.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››Người chẳng nên làm ô_danh dòng_họ mình giữa dân_sự người , vì ta là Ðức_Giê - hô-va làm cho người nên thánh .
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››Să nu-şi necinstească sămînţa în poporul lui; căci Eu sînt Domnul, care -l sfinţesc.``
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››Και δεν θελει βεβηλωσει το σπερμα αυτου μεταξυ του λαου αυτου διοτι εγω ειμαι ο Κυριος, ο αγιαζων αυτον.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››И тъй, да не осквернява потомството си между людете си; защото Аз съм Господ, Който го освещавам.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››он не должен порочить семени своего в народе своем, ибо Я Господь, освящающий его.
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››ולא יחלל זרעו בעמיו כי אני יהוה מקדשו׃
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››ولا يدنس زرعه بين شعبه لاني انا الرب مقدسه
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››不 可 在 民 中 辱 沒 他 的 兒 女 、 因 為 我 是 叫 他 成 聖 的 耶 和 華
Böylece halkının arasında çocuklarına leke sürmemiş olur. Onu kutsal kılan RAB benim.› ››不 可 在 民中 辱沒 他 的 兒女 、 因為 我 是 叫 他 成聖 的 耶和華
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Acești pistrui se numesc pete solare și sunt doar una dintre manifestările câmpului magnetic al Soarelui.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Bintik ini disebut bintik matahari, yang hanya merupakan salah satu manifestasi dari medan magnet matahari.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Ce sont des taches solaires, une des manifestations du champ magnétique du Soleil.