Bu DVD, 2007'de Recording Industry Association of America tarafından platin sertifikaya layık görüldü.Die DVD wurde 2007 von der Recording Industry Association of America mit Platin ausgezeichnet.
Marie Curie’den sonra Nobel Ödülü'ne layık görülen ikinci kadındır.Damit war sie nach Marie Curie erst die zweite Frau, die einen Nobelpreis für Physik erhielt.
B12 vitamini üzerine çalışması ile 1964 Nobel Kimya Ödülü'ne layık görülmüştür.Für ihre Analyse der Struktur des Vitamins B12 erhielt sie 1964 den Nobelpreis für Chemie.
1904 yılında José Echegaray ile birlikte Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.1904 erhielt Mistral zusammen mit José Echegaray den Nobelpreis für Literatur.
Kendini insanlık için feda ederek çekice layık olmuştur.Er opfert sich dennoch für die Zukunft der Menschheit.
Kısa film dalında Prix Jean Vigo ödülüne layık görülmüştür.Der Film wurde mit dem Prix Jean Vigo ausgezeichnet.
Walk with Me in Hell, ABD'de platin sertifikaya layık görüldü.Hit the Lights wurde in den USA mit Platin ausgezeichnet.
Sen buna layıksın.It’s Worth It.
2007 Sertel Demokrasi Ödülü'ne layık görülmüştür.2007 wurde er mit dem Sertel-Preis für Demokratie Sertel Demokrasi Ödülü ausgezeichnet.
Bu ödüle layık görülen en yaşlı kişidir.Er ist zudem der älteste Gewinner dieser Auszeichnung.
25'i kadın olmak üzere 105 kişi ikinci defa bu madalya ve unvana layık görülmüştür.105 Personen, darunter 25 Frauen, wurden mehrmals geehrt.
The Marshall Mathers LP 2, 2015 Grammy Ödülleri'nde En İyi Rap Albümü ödülüne lâyık görüldü.Bei den Grammy Awards 2015 erhielt The Marshall Mathers LP 2 die Auszeichnung in der Kategorie Best Rap Album.
Chancellor’s Citation for Outstanding Teaching ödülüne layık görüldü.Dort erhielt er den President´s Award for Distinguished Teaching.
2014'te Nobel Barış ödülüne layık görüldü.Sie erhielt im Jahr 2014 den Friedensnobelpreis.
İhsanoğlu, şimdiye kadar bu nişana layık görülen ilk ve tek kişidir.Er ist damit auch die erste und einzige Person, der dies bisher gelang.
1994 yılında Magyar Radió tarafından Emerton Ödülüne layık görüldü.1994 erhielt er vom staatlichen Rundfunk in Budapest den „ungarischen Grammy“ (eMeRton-Preis).
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Er gibt vor, Abweichlern zu helfen.
Müze 2014’te Nürnberg Belediyesi’nin 15.Kadın Destekleme Ödülü’ne layık görüldü.2014 erhielt das Museum den Frauenförderpreis der Stadt Nürnberg.
Hindistan'ın ikinci büyük sivil Onur Nişanı Padma Vibhushan'a 2005 yılında layık görüldü.2005 wurde ihm Indiens zweithöchster Zivilorden, der Padma Vibhushan, verliehen.
Bu yaptığı bestelerle de pek çok ödüle layık görülmüştür.Für seine Werke wurde er mit vielen Preisen ausgezeichnet.
Jackson kariyeri boyunca dokuz kez derginin dağıttığı ödüllere layık görülmüştür.Tom muss dreimal die durch Nick vom Stapel aufgedeckten Karten erraten.
Film, 2008 Cannes'de ödüle layık görüldü.Der Spielfilm wurde 2008 in Cannes wird mit dem FIPRESCI-Preis ausgezeichnet.
Yönetmen 2010 yılında Goya Onur Ödülü'ne layık görülmüştür.Lala wurde 2010 für den Goya Award nominiert.
Bu ödüle layık görülen ilk Afrikalı yazar oldu.Abermals war er der erste Afrikaner, der diese Auszeichnung erhielt.
Roberts, kariyeri boyunca 11 kez Emmy ödülü 'ne aday gösterilmiş ve 4 kez ödüle layık görülmüştür.Daniels wurde mit fünf Emmys ausgezeichnet und elf mal nominiert.
Yaptığı kültürel çalışmalar sayesinde birçok ödüle layık görüldü.Für seine literarischen Arbeiten wurde er mit zahlreichen Kulturförderpreisen ausgezeichnet.
2009 yılında restorasyon Europa Nostra ödülüne layık görülmüştür.Die Restaurierung wurde 2005 mit EUs Europa Nostra Award belohnt.
1961 yılında Üstün Sivil Hizmet Ödülü'ne layık görüldü.1961 Der Leistungsgrundsatz im öffentlichen Dienst.
17 Şubat 2013 tarihinde Almanya'nın savaş karşıtı Dresden Ödülü'ne layık görüldü.Man dürfe die jährlichen zivilen Proteste am 13. Februar gegen die Rechten in Dresden nicht vergessen.
2002 yılında Akademi onur ödülü'ne layık görülmüştür.2002 erhielt die Schule die Auszeichnung ein weiteres Mal.
Kurucusu Muhammed Yunus'la birlikte 2006 yılı Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Muhammad Yunus wurde 2006 für seine Mikrofinanz-Arbeit in Bangladesch mit dem Friedensnobelpreis geehrt.
UNESCO tarafından Picasso Madalyası’na layık görüldü.Für diese Tätigkeit wurde er mit der „UNESCO Mozart Medaille“ ausgezeichnet.
Kaderin, terzilere layık gördüğü ödüldür bu.Das sei die passende Belohnung für einen Verräter.
2018 yılı da dahil olmak üzere 209 bilim insanı bu ödüle layık görülmüştür.Für die Preisverleihung 2018 bewarben sich 189 Produktionen.
Daniel, bu rapor üzerine Fransız Akademisi tarafından ödüle layık görüldü.Für diese Arbeiten wurde er mit einem Preis der Académie française ausgezeichnet.
2010 yılında Asya'da Yılın Futbolcusu ödülüne layık görülmüştür.Sie wurde im Jahr 2013 als Asiens Fußballspielerin des Jahres ausgezeichnet.
Bu savaşın ardından Maria Theresa Askeri Nişanı'na layık görüldü.Zur Zeit Maria Theresias wurden die Aufgaben dem Militär übertragen.
Savaşta gösterdiği başarılar nedeniyle Polonya tarafından Virtuti Militiari madalyasına layık görüldü.Hierfür erhielt er den polnischen Orden Virtuti Militari.
C.M.'ye layık görüldü.C.M. erhielt.
Bu projelerden 3 tanesi komisyon tarafından ödüle layık görüldü.Drei dieser umfangreichen Arbeiten wurden mit dem 1. Preis ausgezeichnet.
Bu başarısından dolayı Aziz Anna Nişanına (4. sınıf) layık görülür.Für seinen Einsatz wurde ihm der Sankt-Anna-Orden 3. Klasse verliehen.
1995 yılında genç yetenek ödülüne layık görüldü.1995 erschien dort ihr Debüt HEart of the Ages.
2004'te Rusya Halkın Sanatçısı unvanına layık görülmüştür.2004 wurde sie mit dem Titel Verdienter Künstler Russlands ausgezeichnet.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Ils seront utilisés contre les partisans.
Toplamda bu ödüle 323 kişi layık görülmüştür.À ce jour, cette récompense a été décernée à 320 personnes.
Hubble, sık sık Leavitt’in çalışmalarıyla Nobel Ödülü’ne layık olduğunu dile getirmiştir.Hubble lui-même déclara souvent que Leavitt méritait le prix Nobel pour son travail.
Broch bilimsel ve politik çalışmalarında birçok ödüle layık görüldü.Broch a reçu différents honneurs pour son œuvre scientifique et politique.
1960 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'ne Sir Frank Macfarlane Burnet ile birlikte layık görüldü.Il est codétenteur du prix Nobel de physiologie ou médecine en 1960 avec Sir Frank Macfarlane Burnet.
Kitap Hugo Ödülü'ne layık görülmüştür.Ce livre remporte le prestigieux prix Hugo.
1966'da Fields Madalyası ve 2004'te Abel Ödülü'ne layık görüldü.Il est lauréat de la médaille Fields 1966 et du prix Abel 2004.
8 Ekim - Nobel Edebiyat Ödülü'ne Beyaz Rusyalu Svetlana Aleksiyeviç ödüle layık görüldü.8 octobre : le prix Nobel de littérature est attribué à Svetlana Aleksievitch, écrivain russophone biélorusse.
B. ↑ Di Stéfano, 1957 yılında layık görüldüğü Ballon d'Or'u kazanan ilk Real Madrid futbolcusudur.B. Di Stéfano est le premier joueur du Real Madrid à remporter le Ballon d'or, en 1957.
Toulon Turnuvası'nda en iyi stoper unvanına layık görüldü.Il a été élu meilleur joueur au Tournoi de Toulon.
Semerkand yakınlarında çıkan bir çatışmada yaralanır ve gösterdiği cesaret nedeniyle takdire layık görülür.Il est blessé lors d'une bataille près de Samarkand et est décoré pour la bravoure.
2018'de Nobel Barış Ödülü'ne Denis Mukwege ile beraber layık görüldü.Le 5 octobre 2018, elle reçoit le prix Nobel de la paix avec Denis Mukwege.
Marie Curie’den sonra Nobel Ödülü'ne layık görülen ikinci kadındır.Elle est la deuxième femme prix Nobel de physique, après Marie Curie.
Amer, 1999 Venedik Bienali'nde UNESCO ödülüne layık görüldü.En 1999, elle reçoit le prix UNESCO à la Biennale de Venise.
Rudolf Mössbauer bu çalışmasıyla 1961 yılında Fizik nobel ödülüne layık görülmüştür.Cette découverte valut à Rudolf Mössbauer le prix Nobel de physique en 1961.
Modern Warfare, çeşitli oyun sitesi ve dergisinden birçok ödüle layık görüldü.Modern Warfare a reçu un grand nombre de récompenses en provenance des sites de publications et de jeux vidéo.
Türk edebiyatının bir yazarı olan Orhan Pamuk, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü 'ne layık görülmüştür.Orhan Pamuk, écrivain turc, prix Nobel de littérature 2006.