Ana içeriğe geç
Sözlük

layık ile cümle

layık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Então disse aos seus servos: As bodas, na verdade, estão preparadas, mas os convidados não eram dignos.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Entonces dijo a sus siervos: "El banquete, a la verdad, está preparado, pero los invitados no eran dignos
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.이에 종들에게 이르되 혼인 잔치는 예비되었으나 청한 사람들은 합당치 아니하니
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Poi disse ai suoi servi: Il banchetto nuziale è pronto, ma gli invitati non ne erano degni
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Sitten hän sanoi palvelijoillensa: `Häät ovat valmistetut, mutta kutsutut eivät olleet arvollisia.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Tedaj veli hlapcem svojim: Svatovščina je sicer pripravljena, ali povabljenci niso bili vredni.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Tedy řekl služebníkům svým: Svadba zajisté hotova jest, ale ti, kteříž pozváni byli, nebyli hodni.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Tedy rzekł sługom swoim: Weseleć wprawdzie jest gotowe; lecz zaproszeni nie byli godni.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Vtedy povedal svojim sluhom: Svadba je síce hotová, ale pozvaní neboli hodni.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Τοτε λεγει προς τους δουλους αυτου Ο μεν γαμος ειναι ετοιμος, οι δε προσκεκλημενοι δεν ησαν αξιοι
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Рече тодї до слуг своїх: Весїллє налагоджене, запрошені ж не були достойні.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Тогава казва на слугите си: Сватбата е готова, а поканените не бяха достойни.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Тогда говорит он рабам своим: брачный пир готов, а званые не были достойны;
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.אז אמר אל עבדיו הן החתנה מוכנה והקרואים לא היו ראוים לה׃
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.ثم قال لعبيده اما العرس فمستعد واما المدعوون فلم يكونوا مستحقين.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.於 是 對 僕 人 說 、 喜 筵 已 經 齊 備 、 只 是 所 召 的 人 不 配
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.於是 對僕 人 說 、 喜筵 已 經齊備 、 只是 所 召 的 人 不配
Temelde şöyle diyor: "Bana layık olacak ne yazabileceksin ki?" (Kahkaha)Den siger nærmest, hvad har du tænkt dig at skrive, som er mig værdig?
Temelde şöyle diyor: "Bana layık olacak ne yazabileceksin ki?" (Kahkaha)Il me dit, qu'est ce que tu vas écrire qui est à ma hauteur ?
Temelde şöyle diyor: "Bana layık olacak ne yazabileceksin ki?" (Kahkaha)În linii mari spune ce ai de gând să scrii care să fie demn de valoarea mea?
Temelde şöyle diyor: "Bana layık olacak ne yazabileceksin ki?" (Kahkaha)Jako by říkal, chystáš se na mě napsat něco, co mě bude hodno?
Temelde şöyle diyor: "Bana layık olacak ne yazabileceksin ki?" (Kahkaha)Nó đơn giản nói, cậu biết đấy, cậu định viết cái gì cho xứng với tôi đây?
Temelde şöyle diyor: "Bana layık olacak ne yazabileceksin ki?" (Kahkaha)Βασικά είναι σαν να μου λέει, τι σκοπεύεις να γράψεις αντάξιό μου; (Γέλια)
Temelde şöyle diyor: "Bana layık olacak ne yazabileceksin ki?" (Kahkaha)Он как бы говорит мне, типа, можешь ли ты написать что-то, достойное меня? смех
Temelde şöyle diyor: "Bana layık olacak ne yazabileceksin ki?" (Kahkaha)Той просто казва, какво ще напишеш което да е достойно за мене?
Ve bir kilise müziğine layık."E si merita un accompagnamento musicale semplice."
Ve bir kilise müziğine layık."Et il mérite d'être chanté en musique."
Ve bir kilise müziğine layık."소박한 선율의 노래 한 곡 정도는 붙여주어도 좋을 것이네."
Ve bir kilise müziğine layık."Potrzebuję do tego prostej monodii."
Ve bir kilise müziğine layık."Și merită o bucată de muzică simplă."
Ve bir kilise müziğine layık."Und er verdient Stück einfacher Musik."
Ve bir kilise müziğine layık."Vyžiada si to však kompozíciu v štýle chorálovej hudby."
Ve bir kilise müziğine layık."Wat eenvoudige muziek zou er goed bij passen."
Ve bir kilise müziğine layık."Y se merece un poco de musicalización".
Ve bir kilise müziğine layık."А той заслужава малко обикновена музика за песен."
Ve bir kilise müziğine layık."И оно достойно стать песней".
Ve bir kilise müziğine layık.""והוא זקוק ללחן פשוט."
Ve bir kilise müziğine layık."وهي تستحق قطعة من موسيقى أغنية عادية."
Ve bir kilise müziğine layık."これを読んで 私は凍りつきました
Venezuela halkına layık gördüğünüz şeyler için kendini açıkça ve derinden teslim etmiş bir adam gördüm.Egy olyan férfit láttam aki mélyen elkötelezett aziránt amit a venezuelai emberekért akar tenni.
Venezuela halkına layık gördüğünüz şeyler için kendini açıkça ve derinden teslim etmiş bir adam gördüm.Ho visto un uomo chiaramente, profondamente impegnato in quello che desidera per il popolo del Venezuela,
Venezuela halkına layık gördüğünüz şeyler için kendini açıkça ve derinden teslim etmiş bir adam gördüm.ベネズエラの人々のために 尽くしたいという姿です それがどこから来たのか 説明して頂けますか?
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."올해의 1면"에 3년 연속 선정되었습니다.
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."Capas do Ano" três vezes seguidas.
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."Coperta Anului" de trei ori la rând.
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."Copertina dell' Anno" tre volte di seguito.
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."Couvertures de l'année" trois fois de suite.
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."Okładką Roku" trzy razy pod rząd
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."Portadas del año" tres años consecutivos.
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."Sampul Tahun Ini" tiga kali berturut-turut.
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."Εξώφυλλα της χρονιάς" τρεις φορές στη σειρά.
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."Корици на годината" три пъти поред.
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."Обкладинка року" тричі поспіль.
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."Обложка года" три раза подряд.
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü."עטיפות השנה" שלוש פעמים ברציפות.
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü.غلاف السنة ثلاث مرات متتالية
"Yılın Kapağı" namına layık görüldü.ここにある他の例は
Yüksek sesle, ‹‹Tomarı açmaya, mühürlerini çözmeye kim layıktır?›› diye seslenen güçlü bir melek de gördüm.A videl som silného anjela, ktorý hlásal velikým hlasom: Kto je hoden otvoriť knihu a zrušiť jej pečate?
Yüksek sesle, ‹‹Tomarı açmaya, mühürlerini çözmeye kim layıktır?›› diye seslenen güçlü bir melek de gördüm.또 보매 힘 있는 천사가 큰 음성으로 외치기를 누가 책을 펴며 그 인을 떼기에 합당하냐 하니
Yüksek sesle, ‹‹Tomarı açmaya, mühürlerini çözmeye kim layıktır?›› diye seslenen güçlü bir melek de gördüm.Og jeg så en vældig Engel, som udråbte med høj Røst: Hvem er værdig til at åbne Bogen og bryde dens Segl?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
layık ile cümle - Sayfa 34 - layık kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App