Ana içeriğe geç
Sözlük

layık ile cümle

layık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O Yani onu damat olmaya layık bir beyefendi dövme olduğunu, değersiz gibi?Ανάξιος, όπως αυτή είναι, ότι έχουμε σφυρήλατο Έτσι αξίζει έναν κύριο να γαμπρό της;
O Yani onu damat olmaya layık bir beyefendi dövme olduğunu, değersiz gibi?Недостоен като тя е, че имаме ковано толкова достоен джентълмен, за да бъде младоженецът я?
O Yani onu damat olmaya layık bir beyefendi dövme olduğunu, değersiz gibi?Недостойным, как она есть, что мы трудились Так достойный джентльмен, чтобы быть ее женихом?
O Yani onu damat olmaya layık bir beyefendi dövme olduğunu, değersiz gibi?ראוי כפי שהיא, כי יש לנו מחושל ראוי אז ג'נטלמן להיות החתן שלה?
O Yani onu damat olmaya layık bir beyefendi dövme olduğunu, değersiz gibi?لأنها لا تستحق ، ان لدينا المطاوع لذا تستحق أن تكون رجلا نبيلا عريسها؟
O Yani onu damat olmaya layık bir beyefendi dövme olduğunu, değersiz gibi?あなたが持っている誇りを持っていませんジュリエット、しかし、あなたが持っていることに感謝。
Peki, şimdi ne yapılabilir? " Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Grupul care a stat în diverse atitudini, după această comunicare, au fost demn de un pictor.
Polonya'da, sayfalarımız üç yıl üst üste "Yılın Kapağı" namına layık görüldü.In Polen, ernannte man unsere Seiten dreimal nacheinander "Titelseite des Jahres".
Polonya'da, sayfalarımız üç yıl üst üste "Yılın Kapağı" namına layık görüldü.In Polen werden onze pagina's drie keer op een rij "Covers van het jaar".
Polonya'da, sayfalarımız üç yıl üst üste "Yılın Kapağı" namına layık görüldü.Lengyelországban háromszor jelölték címlapjainkat az "Év borítója" díjra.
Polonya'da, sayfalarımız üç yıl üst üste "Yılın Kapağı" namına layık görüldü.Naše stránky v Poľsku boli vyhlásené za "Titulky roka" trikrát po sebe.
Polonya'da, sayfalarımız üç yıl üst üste "Yılın Kapağı" namına layık görüldü.Tại Ba Lan, các trang báo của chúng tôi được gọi là "Bìa Đẹp Của Năm" 3 lần liên tiếp.
Sana layık bir eş olmak istiyorum.Aku ingin menjadi istri yang cocok untukmu.
Sana layık bir eş olmak istiyorum.Chcę stać się żoną która będzie do Ciebie pasować.
Sana layık bir eş olmak istiyorum.Em muốn trở thành một người vợ xứng đáng với anh.
Sana layık bir eş olmak istiyorum.Ich will eine Frau werden, die zu dir passt .
Sana layık bir eş olmak istiyorum.Ik wil een echtgenote worden die bij je past.
Sana layık bir eş olmak istiyorum.Jag vill bli en fru som passar dig.
Sana layık bir eş olmak istiyorum.Je veux devenir une épouse dont tu seras fier.
Sana layık bir eş olmak istiyorum.너한테 어울린 아내 되고 싶어
Sana layık bir eş olmak istiyorum.Rada bi postala žena, na katero bi bil ponosen.
Sana layık bir eş olmak istiyorum.Voglio diventare una moglie che ti si addice.
Sana layık bir eş olmak istiyorum.Vreau sa fiu o sotie care sa ti se potriveasca.
Sana layık bir eş olmak istiyorum.Θέλω να γίνω μια γυναίκα που να σου ταιριάζει.
Sana layık bir eş olmak istiyorum.Я хочу стать женой, которая подойдет тебе.
Sana layık bir eş olmak istiyorum.اريد ان اكون زوجه تليق بك
Sana layık bir eş olmak istiyorum.よく考えたみたいだな
Sana layık olan buydu.Am auzit că s-au spus tuturor erai fata Jungwoo lui?
Sana layık olan buydu.Anh đáng bị như vậy.
Sana layık olan buydu.Arrête de blaguer, arrête de blaguer.
Sana layık olan buydu.Du förtjänar det.
Sana layık olan buydu.Eu ouvi que você estava dizendo a todos você fosse menina Jungwoo de?
Sana layık olan buydu.Hallottam, hogy azt mondja mindenkinek voltál Jungwoo a lány?
Sana layık olan buydu.Ich habe gehört, Sie sagten alle Sie waren JUNGWOO die Mädchen?
Sana layık olan buydu.Jeg hørte du fortalte alle, du var Jungwoo s pige?
Sana layık olan buydu.Je verdient het.
Sana layık olan buydu.- Kaj? - Greva. - Pridi.
Sana layık olan buydu.Kuulin sinun kertoa kaikille olit Jungwoo tytön?
Sana layık olan buydu.Patří ti to.
Sana layık olan buydu.Počul som, že si hovoril všetkým si Jungwoo dievča?
Sana layık olan buydu.Slyšel jsem, že jsi říkal všem jsi Jungwoo holka?
Sana layık olan buydu.Słyszałem mówiłeś wszystkim jesteś dziewczyną Jungwoo jest?
Sana layık olan buydu.Tao nghe nói mày kể với mọi người rằng mày là bạn gái của Jungwoo hả?
Sana layık olan buydu.Te lo mereces.
Sana layık olan buydu.Tu l'as bien mérité.
Sana layık olan buydu.Άκουσα σας έλεγαν όλοι ήσουν κορίτσι Jungwoo του;
Sana layık olan buydu.Не си заслужил.
Sana layık olan buydu.Ты заслужил это.
Sana layık olan buydu.Я чув, ви говорили кожен ви були дівчиною Jungwoo автора?
Sana layık olan buydu.שמעתי שאתה אומר לי כולם שהיית הילדה של Jungwoo?
Sana layık olan buydu.تستحقّه
Sana layık olan buydu.سمعت بأنّك كنت تخبرين الجميع بأنك كنت صديقة جنجوو؟
Sonra gitti. Belki de buna layıktım.Может, ничего лучшего я и не заслуживала...
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Akkor monda az õ szolgáinak: A menyegzõ ugyan készen van, de a hivatalosok nem valának méltók.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Alors il dit à ses serviteurs: Les noces sont prêtes; mais les conviés n`en étaient pas dignes.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Atunci a zis robilor săi: ,Nunta este gata; dar cei poftiţi n'au fost vrednici de ea.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Därefter sade han till sina tjänare: 'Bröllopet är tillrett, men de som voro bjudna voro icke värdiga.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Da siger han til sine Tjenere: Brylluppet er beredt, men de budne vare det ikke værd.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Da sprach er zu seinen Knechten: Die Hochzeit ist zwar bereit, aber die Gäste waren's nicht wert.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Derefter sier han til sine tjenere: Bryllupet er vel ferdig, men de innbudne var det ikke verd;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod