Ana içeriğe geç
Sözlük

layık ile cümle

layık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.och den som icke tager sitt kors på sig och efterföljer mig, han är mig icke värdig.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.og den, som ikke tager sit Kors og følger efter mig, er mig ikke værd.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.og den som ikke tar sitt kors og følger efter mig, er mig ikke verd.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.Und wer nicht sein Kreuz auf sich nimmt und folgt mir nach, der ist mein nicht wert.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.Wie weigert zijn kruis op te nemen en Mij te volgen, is niet waard mijn discipel te zijn.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.και οστις δεν λαμβανει τον σταυρον αυτου και ακολουθει οπισω μου, δεν ειναι αξιος εμου.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.и който не вземе кръста си и не върви след Мене, не е достоен за Мене.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.и кто не берет креста своего и следует за Мною, тот не достоин Меня.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.І хто не візьме хреста свого, й не пійде слідом за мною, недостоея мене.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.ואשר לא יקח את צלבו והלך אחרי איננו כדי לי׃
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.ومن لا ياخذ صليبه ويتبعني فلا يستحقني.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.不 背 著 他 的 十 字 架 跟 從 我 的 、 也 不 配 作 我 的 門 徒
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.不 背 著 他 的 十字架 跟從 我 的 、 也 不 配 作 我 的 門徒
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Chine. Enganosa é a graça, e vã é a formosura; mas a mulher que teme ao Senhor, essa será louvada.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Csalárd a kedvesség, és hiábavaló a szépség; a mely asszony féli az Urat, az szerez dicséretet magának!
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Desmerdările sînt înşelătoare, şi frumuseţa este deşartă, dar femeia care se teme de Domnul va fi lăudată.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Duyên là giả dối, sắc lại hư không; Nhưng người nữ nào kính sợ Ðức Giê-hô-va sẽ được khen ngợi.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Duyên là giả_dối , sắc lại hư_không ; Nhưng người nữ nào kính sợ Ðức_Giê - hô-va sẽ được khen_ngợi .
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Engañosa es la gracia y vana es la hermosura; la mujer que teme a Jehovah, ella será alabada
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Fallace è la grazia e vana è la bellezza, ma la donna che teme Dio è da lodare
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.고운 것도 거짓되고 아름다운 것도 헛되나 오직 여호와를 경외하는 여자는 칭찬을 받을 것이라
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.La grâce est trompeuse, et la beauté est vaine; La femme qui craint l`Éternel est celle qui sera louée.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Lieblich und schön sein ist nichts; ein Weib, das den HERRN fürchtet, soll man loben.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Ľúbeznosť je klam a krása márnosť; žena, ktorá sa bojí Hospodina, tá bude chválená.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Oklamavatelná jest příjemnost a marná krása; žena, kteráž se bojí Hospodina, tať chválena bude.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Omylna jest wdzięczność, i marna piękność; ale niewiasta, która się Pana boi, ta pochwały godna.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Pettävä on sulous, kauneus katoavainen; ylistetty se vaimo, joka Herraa pelkää!
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Skönhet är förgänglig och fägring en vindfläkt; men prisas må en hustru som fruktar HERREN.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Ynde er Svig og Skønhed Skin; en Kvinde, som frygter HERREN, skal roses.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Ynde sviker, og skjønnhet forgår; en kvinne som frykter Herren, hun skal prises.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Ψευδης ειναι η χαρις και ματαιον το καλλος η γυνη η φοβουμενη τον Κυριον, αυτη θελει επαινεισθαι.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Миловидность обманчива и красота суетна; но жена, боящаяся Господа, достойна хвалы.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.Прелестта е измамлива и красотата е лъх; Но жена, която се бои от Господа, тя ще бъде похвалена.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.שקר החן והבל היפי אשה יראת יהוה היא תתהלל׃
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.الحسن غش والجمال باطل. اما المرأة المتقية الرب فهي تمدح.
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.豔 麗 是 虛 假 的 . 美 容 是 虛 浮 的 . 惟 敬 畏 耶 和 華 的 婦 女 、 必 得 稱 讚
Çekicilik aldatıcı, güzellik boştur; Ama RABbe saygılı kadın övülmeye layıktır.豔麗 是 虛假的 . 美容 是 虛浮 的 . 惟 敬畏 耶和華 的 婦女 、 必得 稱讚
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.A csoport állt a különböző attitűdök, miután ez a közlemény volt méltó egy festő.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Các nhóm đứng trong thái độ khác nhau, sau khi thông tin liên lạc này, xứng đáng với một họa sĩ.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.De groep die stond in verschillende houdingen, na deze mededeling, zijn waardig van een schilder.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Den gruppe, der stod i de forskellige holdninger, efter at denne meddelelse var værdig for en maler.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Den grupp som stod i olika attityder, efter att detta meddelande, var värda en målare.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Die Gruppe, die in verschiedenen Haltungen stand, nach dieser Mitteilung wurden würdig eines Maler.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.El grupo que se encontraba en actitudes diferentes, después de esta comunicación, eran dignos de un pintor.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Grupa, która stała w różnych postaw, po tym komunikacie, była godna malarz.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Il gruppo che si trovava in varie attitudini, dopo questa comunicazione, sono stati degni di una pittore.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Kelompok yang berdiri di berbagai sikap, setelah komunikasi ini, adalah layak dari pelukis.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.다양한 태도에 서서 그룹이 통신 이후의 가치가 있었다 화가.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Le groupe qui se tenait dans des attitudes variées, après cette communication, ont été dignes d'un peintre.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Skupina, ki je stal v različnih stališč, po tem sporočilu, so bili vredni slikar.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Skupina, která stála v různých postojích, po tomto sdělení, byly hodné malíř.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Skupina, ktorá stála v rôznych postojoch, po tomto oznámení, boli hodné maliar.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Η ομάδα που βρισκόταν σε διάφορες στάσεις, μετά την ανακοίνωση αυτή, ήταν αντάξια ενός ζωγράφος.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Група, която стоеше в различни нагласи, след това съобщение, са достойни за художник.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Групи, які стояли в різних позах, після зв'язку з цим, були гідні художник.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.Группы, которые стояли в различных позах, после этой связи, были достойны художник.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.المجموعة التي وقفت في المواقف المختلفة ، وبعد هذه الرسالة ، وكانت جديرة رسام.
Çeşitli tutum durdu grup, bu iletişim sonra, layık ressam.画家。 ビスケットのバッチの彼女の手を撮影していたレイチェルハリは、、聞くに
Daha iyisine layık.Dia lebih baik dari itu.
Daha iyisine layık.Ela merece melhor sorte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod