Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.И они, придя к Иисусу, просили Его убедительно, говоря: он достоин, чтобы Ты сделал для него это,
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Те, прочее, дойдоха при Исуса и Му се молеха усърдно, като казваха: Той заслужава да му сториш това;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.ויבאו אל ישוע ויתחננו לו מאד ויאמרו ראוי הוא אשר תעשה בקשתו׃
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.فلما جاءوا الى يسوع طلبوا اليه باجتهاد قائلين انه مستحق ان يفعل له هذا.
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.他 們 到 了 耶 穌 那 裡 、 就 切 切 的 求 他 說 、 你 給 他 行 這 事 、 是 他 所 配 得 的
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.他 們到 了 耶穌那裡 、 就 切切 的 求 他 說 、 你 給 他 行 這事 、 是 他 所 配 得的
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Asta i s-ar potrivi lui Sachin Tendulkar.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Celle-ci est digne de Sachin Tendulkar.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Das ist Sachin Tendulkar würdig.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Đây là cái nón đặc trưng của Sachin Tendulkar.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Dette er værdige Sachin Tendulkar.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Dit zou van Sachin Tendulkar kunnen zijn.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Esto es digno de Sachin Tendulkar.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Ez méltó Sachin Tendulkarhoz.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık. Harika bir kriket şapkası.É um boné de cricket fantástico.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.이것은 사친 텐덜카만큼 가치가 있는것입니다.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Questo è all'altezza di Sachin Tendulkar.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Tohle je hodné Sachina Tendulkara.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.To jest godne Sachina Tendulkara.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Toto je hodné Sachin Tendulkar.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Αυτό αξίζει στον Sachin Tendulkar (παίκτης κρίκετ).
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Това е достойно за Сачин Тендулкар.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Ця достойна Сачін Тендулкар.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.Эта достойна Сачин Тендулкар.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.זה מתאים לסאצ'ין טנדולקר (כוכב קריקט ענק בהודו).
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.هذه مستحقة من ساشين تيندولكار.
Bu tam Sachin Tendulkar'a layık.クリケット用の素敵な帽子です
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.a preto som ani sám seba nepovažoval za hodného prijsť k tebe; ale povedz slovom, a môj sluha bude uzdravený.
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.De aceea nici nu m'am socotit vrednic să vin eu însumi la Tine. Ci, zi o vorbă, şi robul meu va fi tămăduit.
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.derfor aktet jeg mig heller ikke verdig til å gå til dig; men si et ord, så blir min dreng helbredet!
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.Itu sebabnya saya sendiri tidak berani menghadap Bapak. Jadi beri saja perintah supaya pelayan saya sembuh
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.그러므로 내가 주께 나아가기도 감당치 못할 줄을 알았나이다 말씀만 하사 내 하인을 낫게 하소서
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.Por eso, no me tuve por digno de ir a ti. Más bien, di la palabra, y mi criado será sanado
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.por isso nem ainda me julguei digno de ir � tua presença; dize, porém, uma palavra, e seja o meu servo curado.
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.Tôi cũng nghĩ mình không đáng đến cùng Chúa; song xin phán một lời, thì đầy tớ tôi sẽ được lành.
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.Tôi cũng nghĩ mình không đáng đến_cùng Chúa ; song xin phán một lời , thì đầy_tớ tôi sẽ được lành .
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.Zato se tudi nisem sam vrednega štel, da bi prišel k tebi; temuč reci z besedo, in hlapec moj ozdravi.
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.οθεν ουδε εμαυτον εκρινα αξιον να ελθω προς σε αλλα ειπε λογον, και θελει ιατρευθη ο δουλος μου.
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.затова нито счетох себе си достоен да дойда при тебе; кажи само дума, и слугата ми ще оздравее.
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.потому и себя самого не почел я достойным придти к Тебе; но скажи слово, и выздоровеет слуга мой.
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.тим і себе не вважав достойним до Тебе прийти; тільки промов слово, то й одужає слуга мій.
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.ובעבור זאת גם את עצמי לא חשבתי ראוי לבוא אליך אך דבר נא דבר וירפא נערי׃
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.لذلك لم احسب نفسي اهلا ان آتي اليك. لكن قل كلمة فيبرأ غلامي.
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.我 也 自 以 為 不 配 去 見 你 、 只 要 你 說 一 句 話 、 我 的 僕 人 就 必 好 了
Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir.我 也 自 以 為不配 去 見 你 、 只要 你 說 一 句 話 、 我 的 僕人 就 必 好了
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.ai không vác thập tự mình mà theo ta , thì cũng chẳng đáng cho ta .
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.ai không vác thập tự mình mà theo ta, thì cũng chẳng đáng cho ta.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.A kdož nebéře kříže svého a nenásleduje mne, neníť mne hoden.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.a kto neberie svojho kríža a nejde za mnou, nie je ma hodný.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.A kto nie bierze krzyża swego, i nie idzie za mną, nie jest mię godzien.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.celui qui ne prend pas sa croix, et ne me suit pas, n`est pas digne de moi.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.chi non prende la sua croce e non mi segue, non è degno di me
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.Cine nu-şi ia crucea lui, şi nu vine după Mine, nu este vrednic de Mine.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.Dan orang yang tidak mau memikul salibnya dan mengikuti Aku tidak patut menjadi pengikut-Ku
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.El que no toma su cruz y sigue en pos de mí no es digno de mí
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.E quem não toma a sua cruz, e não segue após mim, não é digno de mim.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.És a ki föl nem veszi az õ keresztjét és úgy nem követ engem, nem méltó én hozzám.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.in kdor ne vzame nase križa svojega in ne gre za menoj, ni mene vreden.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.ja joka ei ota ristiänsä ja seuraa minua, se ei ole minulle sovelias.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.또 자기 십자가를 지고 나를 좇지 않는 자도 내게 합당치 아니하니라