10 Ekim’de Beijing’de katıldığı Çin Moda Ödülleri’nde “Yılın Japon Sanatçısı” ödülüne layık görüldü.December 10-én részt vett a pekingi China Fashion Awardson, ahol elnyerte az Év japán előadója díjat.
Bu başarısından dolayı Aziz Anna Nişanına (4. sınıf) layık görülür.Bátorsága elismerése gyanánt a Szent György-rend IV. osztályú érdemérmét adományozták neki.
Yeni nesiller içerisinde her hususta itimada layık insanlar çıkacaktır.Minden nagyszerű férfi mögött áll egy nő.
Aynı yıl 1929 yılında Naip Miklós Horthy tarafından Vitez Nişanı'na layık görüldü.Érdemeiért 1929-ben Horthy Miklós vitézzé avatta.
Havada bir his vardı; bizim layık olduğumuz geç kalmış özgürlük , ve onun için mücadele edeceğiz.Ilmassa oli jotakin, pitkään myöhästynyttä vapautta, ja aioimme taistella sen puolesta.
Sen buna layıksın.Koska olet sen arvoinen.
2001 yılında FIFA tarafından, Michelle Akers ile birlikte Yüzyılın Kadın Futbolcusu ödülüne layık görüldü.Vuonna 2002 Sun äänestettiin vuosisadan parhaaksi naisjalkapalloilijaksi yhdessä Michelle Akersin kanssa.
İhsanoğlu, şimdiye kadar bu nişana layık görülen ilk ve tek kişidir.Hän on ensimmäinen ja tähän päivään asti ainoa kyseisiä virkoja hoitanut nainen.
Kitap Hugo Ödülü'ne layık görülmüştür.Kirja on voittanut Hugo-palkinnon.
2002'de "Britanya Müziğine Sıradışı Katkı" dalında Ivor Novello Ödülü'ne layık görüldü.Vuonna 2002 hänelle myönnettiin Ivor Novello -palkinto ”huomattavasta panoksesta brittiläiselle musiikille”.
Kodra, 1996 yılında Arnavutluk'ta Ulusal Onur Nişanı'na layık görüldü.Kodra sai vuonna 1996 Albanialta "kansan kunniapalkinnon".
1972'de Turing Ödülü'ne layık görüldü.Turing-palkinnon hän sai 1972.
Jackson, 1992 yılında bu ödüle layık görülmüştür.Jasonille tämä palkinto myönnettiin vuonna 1992.
Topluluk bu adaylıklardan yedisinde ödüle layık görüldü.Palkittavan on valinnut seitsenjäseninen palkintoraati.
2005 yılında Crafoord Ödülü'ne layık görülmüştür.Kirja sai Crawford-palkinnon vuonna 2005.
Yerelnet mahallesimüz demogajılere layık deyıldır lütfen uyanık olalımVanhempien puolesta, isänmaan puolesta tehkäämme iloiten töitä, tehkäämme iloiten töitä!
Rudolf Mössbauer bu çalışmasıyla 1961 yılında Fizik nobel ödülüne layık görülmüştür.Rudolf Mößbauer sai ilmiön selittämisestä Nobelin fysiikanpalkinnon vuonna 1961.
Bu alanlarda yaptığı çalışmalar sonucunda Searle, 2000 Jean Nicod Ödülü’ne layık görülmüştür.Searle sai mielenfilosofian Jean Nicod -palkinnon vuonna 2000.
"Simon Petrus dedi onlara : Meryem aramızdan gitsin, çünkü kadınlar hayâta layık değillerdir.!Simon Pietari sanoi heille: "Maria saa lähteä pois joukostamme.
2 kez de Sovyet Vatanseverlik Nişanı'na layık görülmüştür.Hän sai Suuri isänmaallinen sota -kunniamerkin kahdesti.
1999 yılında Uluslararası Müzik Konseyi tarafından UNESCO Müzik Ödülüne layık görülmüştür.Vuonna 1999 Shajarianille myönnettiin Unescon musiikkipalkinto.
Her iki ülkede de pek çok edebiyat ödülüne layık görüldü.Hän on saanut useita alan kirjallisuuden palkintoja.
1920 yılında Kızıl Bayrak Nişanına layık görüldü.Punaisen lipun alla valmistui vuonna 1939.
Daniel, bu rapor üzerine Fransız Akademisi tarafından ödüle layık görüldü.Alkuteoksen on palkinnut Ranskan akatemia.
Aleksiyeviç pek çok ulusal ve uluslararası ödüle layık görülmüştür.Marian Ilitch on palkittu useilla paikallisilla, kansallisilla ja kansainvälisillä tunnustuksilla.
Bugüne kadar on adet uluslararası ödüle layık görülmüştür.Teos palkittiin kahdella kansainvälisellä palkinnolla.
1988 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü Nobel Ödülünü almaya layık görülmüştür.YK:n rauhanturvajoukot saivat Nobelin rauhanpalkinnon vuonna 1988.
1960 yılında da Liyakat Nişanı almaya layık görülmüştür.Vuonna 1960 hänelle myönnettiin varakreivin arvonimi.
Ruben Östlund'un yönettiği İsveç filmi The Square Altın Palmiye ödülüne layık görüldü.Kultaisella palmulla palkittiin lopulta Ruben Östlundin ohjaama The Square.
2012'de İtalya'nın "Ekonomi Oscar"ı olarak bilinen Uluslararası Leonardo Ödülü'ne layık görüldü.Vuonna 2002 Sariolalle myönnettiin Italiassa Kultainen poni -palkinto, jota pidetään tivolialan ”Oscarina”.
Bizim askeri birlik onlara layık oldukları cevabı vermeliydi.Asemiesillat saivat arvoisensa päätöksen Ruotuväki.
ABD Ulusal Bilimler Akademisi tarafından 1919 yılında Daniel Giraud Elliot Madalyası'na layık görülmüştür.Vuonna 1988 Yhdysvaltain Tiedeakatemia palkitsi heidät Daniel Giraud Elliot medalilla.
Burada 1987 yılında yazdığı tez, seminer birincilik ödülüne layık görülmüştür.Hänet palkittiin vuonna 1987 ensimmäisellä Vuoden muotoilija -palkinnolla.
Bu ödüle layık görülen ilk Afrikalı yazar oldu.Hän oli ensimmäinen afroamerikkalainen pelaaja, jolle myönnettiin kyseinen palkinto.
Merlinin Kazanı oyuna 90/100 puanı layık görmüştür.Pelit-lehti antoi pelille arvosanaksi 90/100 arvostelussaan.
Martin'e kariyeri için 1989 yılında "Kennedy Center Honors" layık görüldü.Martin sai vuonna 1989 Kennedy Center Honors -palkinnon.
2001 yılında Morgan Tsvangirai gümüş gül (Solidar Silver Rose Award) ödülüne layık görüldü.Το 2001 τιμήθηκε με το βραβείο Αργυρό Ρόδο (Solidar Silver Rose Award).
2004'te Rusya Halkın Sanatçısı unvanına layık görülmüştür.Το 1988 η Βερτίνσκαγια αναγνωρίστηκε ως λαϊκή καλλιτέχνης της Ρωσίας.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Βοηθά τα μέρη να διαπραγματευτούν.
Ama Fatih Terim, bu görevi bana layık gördü.Έλεγα, ουάου, είναι γραφτό να κάνω αυτή τη δουλειά.
2009 yılında restorasyon Europa Nostra ödülüne layık görülmüştür.Το 1999 η αποκατάσταση έλαβε το βραβείο Europa Nostra.
1903 yılında Nobel edebiyat ödülüne layık görülen ilk İskandinav yazar oldu.Το 1906 έγινε ο πρώτος Ιταλός που κέρδισε το Βραβείο Νόμπελ Λογοτεχνίας.
13 Ekim 2016'da Nobel Vakfı tarafından 2016 Nobel Edebiyat Ödülüne layık görüldü.Στις 13 Οκτωβρίου 2016, η Σουηδική Ακαδημία του απένειμε το Βραβείο Νόμπελ Λογοτεχνίας.
Film toplamda 13 ödül ve 11 adaylığa layık görüldü.Τέλος, η σειρά έχει πάρει 10 βραβεία και 11 υποψηφιότητες.
2 kez de Sovyet Vatanseverlik Nişanı'na layık görülmüştür.Του απονεμήθηκε δύο φορές το μετάλλιο του Ήρωα της Σοβιετικής Ένωσης.
1951'de Şili hükûmeti tarafından Ulusal Edebiyat Ödülüne layık görüldü.Το 1951 τιμήθηκε με το Εθνικό Βραβείο Λογοτεχνίας της Χιλής.
2018'de Nobel Barış Ödülü'ne Denis Mukwege ile beraber layık görüldü.Το 2018 τιμήθηκε με το Νόμπελ Ειρήνης μαζί με τον Ντένις Μακουέγκε.
Örneğin: tarih, cahil, takip, layık.Αδαημοσύνη: η, ουσιαστικό, απειρία, άγνοια, αμάθεια.
Film Akademi Ödülüne layık görülmüştür.Τιμήθηκε με το βραβείο της Ακαδημίας.
25'i kadın olmak üzere 105 kişi ikinci defa bu madalya ve unvana layık görülmüştür.Σε εκατόν πέντε ανθρώπους (25 γυναίκες) είχε απονεμηθεί ο τίτλος πάνω από μία φορά.
Bu çabaları nedeniyle aynı yıl Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü.Μάλιστα, για όλες αυτές τις προσπάθειές του προτάθηκε και ως υποψήφιος για το Νομπέλ Ειρήνης.
Parks 1996 yılında Başkanlık Hürriyet madalyasına lâyık görüldü.Το 1996 της απονεμήθηκε το Προεδρικό Μετάλλιο της Ελευθερίας.
B12 vitamini üzerine çalışması ile 1964 Nobel Kimya Ödülü'ne layık görülmüştür.Τιμήθηκε με το Βραβείο Νόμπελ Χημείας το 1964 για την ανάλυση της δομής της βιταμίνης Β12.
1920 yılında Kızıl Bayrak Nişanına layık görüldü.Ο σχεδιασμός της Κόκκινης σημαίας τροποποιήθηκε ελαφρώς το 1912.
Aynı yıl Akademi Onur Ödülü'ne layık görülmüştür.Την ίδια χρονιά τιμήθηκε με το βραβείο Κόπλεϊ.
Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı'na layık görülmüştür.Er tildelt Forbundsrepublikken Tysklands fortjenstkors.
Bizim askeri birlik onlara layık oldukları cevabı vermeliydi.De skulle så færdiggraves af de enheder der skulle bemande dem.
Marie Curie’den sonra Nobel Ödülü'ne layık görülen ikinci kadındır.1903 - Marie Curie modtager som første kvinde nobelprisen.
1782 yılında ise Şiirsel Ders adlı yapıtıyla ikincilik ödülüne layık görülecekti.Det er dog først i 1782, at han offentliggør et digt, der fortjener opmærksomhed.
1999'da National Medal of Arts'a layık görüldü.I 1997 blev han tildelt National Medal of Arts.