Ana içeriğe geç
Sözlük

layık ile cümle

layık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Her bir çalışması bir ödüle layık görülmüştür.Кожен учасник отримує заохочувальний приз.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Звістка примиряє супротивників.
Hikâye 1960 yılında En İyi Kısa Hikâye dalında Hugo Ödülü'ne layık görülmüştür.Номінація на премію Г'юго за найкраще оповідання в 1960.
Makedonya'nın en büyük sanat ödülü 11 Ekim Odülü 'ne layık görüldü.2011 року отримала високу державну нагороду Македонії «11 октомври».
"Mirinda" kelimesi Esperantoda "takdire layık" ve "harika" anlamına geliyor.Слово «Mirinda» в перекладі з мови Есперанто означає «гідний подиву».
Kısa film dalında Prix Jean Vigo ödülüne layık görülmüştür.За «Оголене дитинство» Піала отримав Приз Жана Віго.
2003'te Kanada Nişanı'na layık görülmüştür.У 2006 одержав почесне громадянство Канади.
2 kez de Sovyet Vatanseverlik Nişanı'na layık görülmüştür.Двічі очолював національну збірну Білорусі.
Dergisinin En iyi Estate ödülüne layık görülmüştür.Журнал присуджує Премію Кузнеця за найкращу публікацію.
1999 yılında Uluslararası Müzik Konseyi tarafından UNESCO Müzik Ödülüne layık görülmüştür.У 1995 році отримав музичний приз ЮНЕСКО.
İki kez şövalyelik ödülüne layık görüldüğü halde kabul etmedi.Двічі лауреати відмовлялися від присуджених їм премій.
Film, 2008 Berlin Film Festivalinde Altın Ayı ödülüne layık görüldü.Фільм був номінований на премію Золотий ведмідь Берлінського кінофестивалю в 2008 році.
1966 yılında Rockefeller Foundation Ödülüne layık görüldü.У 1966 році отримує стипендію від Фонду Рокфелера.
1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen devlet sanatçısı unvanına layık görülmüştür.У 1998 році Міністерство культури Туреччини присвоїло Гюлріз Сурурі звання державного артиста.
Y. Kibets ayrıca Ivan Sokulsky Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.Кібець також удостоєний літературної премії імені правозахисника Івана Сокульського.
Kutsal Lig çabalarından dolayı 1707'de Kutsal Roma İmparatorluğu Prensi unvanına layık görüldü.І в цій опері переважає фрагментарність як лібрето (комбінуються тексти народних пісень, Гоголя.
UNESCO tarafından Picasso Madalyası’na layık görüldü.Od UNESCO získal Picassovu medaili.
1942 yılında Milton Brooks, Detroit News adına Ford Strikers Riot isimli eseriyle ödüle layık görülmüştür.1942: Milton Brooks, Detroit News, za jeho fotografii Ford Strikers Riot.
1943 yılında Water! isimli eseri Associated Press tarafından yayınlanan Frank Noel ödüle layık görülmüştür.1943: Frank Noel, Associated Press, za jeho fotografii Water!.
"Mirinda" kelimesi Esperantoda "takdire layık" ve "harika" anlamına geliyor.Slovo Mirinda znamená v esperantu "obdivuhodné, nádherné".
Türk edebiyatının bir yazarı olan Orhan Pamuk, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü 'ne layık görülmüştür.V současnosti turecké literatuře kraluje Orhan Pamuk, který roku 2006 získal Nobelovu cenu za literaturu.
Kısa film dalında Prix Jean Vigo ödülüne layık görülmüştür.Film získal cenu Prix Jean Vigo.
Her bir çalışması bir ödüle layık görülmüştür.U každého projektu je vypsána odměna za daný příspěvek.
Toplamda bu ödüle 323 kişi layık görülmüştür.388 žen bylo za svou příkladnou službu vyznamenáno.
2005 yılında Crafoord Ödülü'ne layık görülmüştür.V roce 1994 byl oceněn Crafoordovou cenou.
Yazar, bu eser ile Viyana Bilimler Akademisi tarafından "Grillparzer Ödülü"'ne layık görüldü.Ehrenhaft byl za tuto práci oceněn Liebenovou cenou Vídeňské akademie věd.
1962 yılında Dr.Crick'le DNA'nın 3 boyutlu yapısını keşfetmelerinden dolayı Nobel Ödülüne layık bulundular.V roce 1962 byla udělena Nobelova cena za objev molekulové struktury DNA trojicí M.
Bu ödüle layık görülen ilk Afrikalı yazar oldu.Stala se první Afričankou, která tuto cenu získala.
Broch bilimsel ve politik çalışmalarında birçok ödüle layık görüldü.Za své vědecké a pedagogické úspěchy získal Jandera mnoho ocenění a vyznamenání.
25'i kadın olmak üzere 105 kişi ikinci defa bu madalya ve unvana layık görülmüştür.25 modelů znázorňuje na jedné polovině ctnosti a na druhé zábavu a neřesti.
Glashow, Weinberg ve Salam bu çalışmaları ile 1979'da Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldüler.Glashow, Salam a Weinberg získali v roce 1979 Nobelovu cenu za fyziku za jejich výzkum.
1960'ta Fransız hükümeti tarafından 'Legion d'honneur' nişanına layık görüldü.V roce 1969 jí francouzská vláda udělila Légion d'Honneur.
Tasarımını üstlendiği çok sayıda oyun ile ödüle layık bulunmuştur.Za svá výtvarná díla obdržel četná ocenění.
Bu restorasyon sonucu belediye Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı ödülüne layık görüldü.Kvalitu opravy a rekonstrukce ocenila Europa Nostra udělením Grand Prix.
2004 yılında Yılın Hollandalı Futbolcusu ödülüne layık görüldü.V roce 2004 získal ocenění nizozemský fotbalista roku.
Gene aynı yıl Birleşik Krallık'ın ünlü dergilerinden GQ tarafından "Yılın Kadını" ödülüne layık görüldü.Ve stejném roce byla jmenovaná magazínem GQ Ženou roku.
Daniel, bu rapor üzerine Fransız Akademisi tarafından ödüle layık görüldü.Za knihu získal cenu Académie Française.
İnşallah devre arasında iyi çalışıp Antalyaspor'u layık olduğu yere çıkartmak istiyoruz.Byl určen pro paroplavbu na Vltavě a Labi mezi Obřístvím a Drážďany.
Bouncers isimli oyundaki rolü ile bir Los Angeles Drama Critics Circle ödülüne layık görülmüştür.Získali ocenění L.A. Weekly a Los Angeles Drama Critics Circle.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Postavíme se za postiženého.
Topluluk bu adaylıklardan beşinde ödüle layık görüldü.V cenu proměnil všech pět nominací.
Doğuş Yayın Grubu bugüne kadar yaklaşık 1000 ödüle layık görülmüştür.Úspěšně jsme pomohli s dluhy už 1000 klientům.
Fakat Richard bu güvenceye layık bir kişi olmadığını daha ilk günlerindeki aldığı kararlarla gösterdi.Richard se cítil špatně s toho, že nevěděl, kdo pro něj minule hlasoval.
Japon fizikçi Takaaki Kajita ile ortaklaşa 2015 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.Spolu s Takaakim Kadžitou získal Nobelovu cenu za fyziku za rok 2015.
1999'da National Medal of Arts'a layık görüldü.V roce 1995 byl vyznamenán National Medal of Arts.
1988 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü Nobel Ödülünü almaya layık görülmüştür.Mírové síly OSN jsou nositeli Nobelovy ceny míru za rok 1988.
1999 yılında Avrupa'nın Kültür Şehri unvanına layık görülmüştür.V roce 2002 obdržela titul Evropské město kultury.
Topluluk bu adaylıklardan yedisinde ödüle layık görüldü.Na toto ocenění za svou kariéru byla nominována celkem sedmkrát.
Hatta birçok kesim tarafından ona “Anal Princess (Anal Prenses)” lakabı layık görülmüştür.Naplánují si pro něj nějakou „andělskou mrchu“, nejlépe princeznu.
Mandl, Hizmetlerinden dolayı 2. sınıf Savaş Liyakat Haçı madalyasına layık görüldü.Hartjenstein si za velení své roty vysloužil za zásluhy Železný kříž II. třídy.
2000 yılında Kral TV tarafından düzenlenen yılın müzik ödüllerinde en iyi kadın şarkıcı ödülüne layık görüldü.V roce 2000 získala ocenění za nejlepší zpěvačku od Kral TV.
"Simon Petrus dedi onlara : Meryem aramızdan gitsin, çünkü kadınlar hayâta layık değillerdir.!Simon Petru le-a zis: «Maria să plece dintre noi pentru că femeile nu sunt vrednice să aibă viață».
Bu ödüle layık görülen ilk Afrikalı yazar oldu.Este primul african care a primit acest prestigios premiu.
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.Dacă se consider demn, decedatul putea să-și continue existența pe pământ în formă spirituală.
Hindistan'ın ikinci büyük sivil Onur Nişanı Padma Vibhushan'a 2005 yılında layık görüldü.În 2005 a primit a doua decorație civilă a Indiei ca importanță, Padma Vibhushan.
İsveç Akademisi her yıl bu ödüle layık kişileri seçmektedir.Academia Suedeză decide cine, dacă este cazul, primește acest premiu în fiecare an.
Bizim askeri birlik onlara layık oldukları cevabı vermeliydi.Ca să dăm un răspuns celor ce ne-au trimis.
Aynı yıl Belçika Altın Ayakkabı Ödülü'ne layık görüldü.În același an el a primit Gheata de aur Belgiană.
Çumra ilçe olmaya layıktır." demiştir.Poemul merită să devină imn național”.
Sen buna layıksın.Sigur că l-a meritat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod