Bu centilmence hareketinden ötürü UEFA tarafından Fair Play ödülüne layık görülmüştür.Za ten wyczyn Moro został nagrodzony przez UNESCO nagrodą Fair Play.
Kendisi çok bir mütevazı ve hatta fakirlere layık bir hayat yaşamaya başladı.Rodzina żyła w skromnych, wręcz biednych warunkach.
Bu ödüle ise 2,400 kişi layık görülmüştür.Zwycięstwo w kwalifikacjach nagradzane było kwotą 2,4 tysiąca franków.
Temple, 1935'te altı yaşındayken Oscar'a layık görülmüştür.Hi Lo), za co otrzymał Oscara za rok 1953.
Mü-yap'ın Diamond ödülüne layık görülmüştür.Mandarin Oriental wyróżniony został nagrodą pięciu diamentów AAA.
Kendisine "usta" ünvânı lâyık görüldü.Wówczas też nadano mu przydomek „el Mago” (Magik).
Müzisyen başarılı müzik çalışmalarıyla ülkesi İsveçte iki defa kültür ve sanat ödülüne layık görülmüştür.W czasie studiów w Akademii Muzycznej otrzymała dwukrotnie stypendium Ministra Kultury i Sztuki.
Araştırmaları uluslararası pek çok ödüllere layık görüldü.Większość wynalazków zdobyła znaczące nagrody międzynarodowe.
Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır?Kto zaś łączy obie te sprawy osiąga prawdę (imam Malik).
Bu ödüle layık görülen ilk ve tek kadın havacı oldu.Pierwsza i jak dotychczas jedyna kobieta, która tę nagrodę otrzymała.
Bir sonraki sene de başarılı performas gösteren Isaksson birkez daha aynı ödüle layık görüldü.Kolejny singel – Shine, został wyróżniony tą samą nagrodą rok później.
Brocard Ordre des Palmes Académiques ve Légion d'honneur subayı nişanına layık görüldü.Uhonorowany został m.in. Palmami Akademickimi i Krzyżem Oficerskim Legii Honorowej.
Hocası Timuçin Tanarslan kendisini icazete layık gördü.Jest to zgodne z tym, co uważała szkoła tiantai.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Najlepsza postać do wspomagania towarzyszy.
2018 yılı da dahil olmak üzere 209 bilim insanı bu ödüle layık görülmüştür.Do 2018 roku opisano naukowo około 209 gatunków.
Hubble, sık sık Leavitt’in çalışmalarıyla Nobel Ödülü’ne layık olduğunu dile getirmiştir.Hubble själv sa ofta att Leavitt förtjänade Nobelpriset för sitt arbete.
Otobiyografisinde Gandi hiçbir zaman bu onura layık olmadığını düşündüğünü açıklar.I sin självbiografi förklarar Gandhi dock att han aldrig kände sig värdig denna ära.
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.Om den döde ansågs värdig kunde den fortsätta sin existens på jorden i andlig form.
Élie Ducommun kurumun ilk genel sekreteri idi ve o da 1902'de Nobel Barış Ödülüne layık görüldü.Initiativtagare Élie Ducommun som var dess förste ledare och 1902 erhöll Nobels fredspris.
1979'da 11. Moskova Uluslararası Film Festivali'nde sinemaya katkıları dolayısıyla ödüle layık görüldü.På 11:e internationella filmfestival i Moskva 1979, tilldelades han hederspriset för filmmanus.
Aynı zamanda dinleyici ödülü ve bir özel ödüle daha lâyık görüldü.Dessutom brukar ett hederspris och ett specialpris utdelas.
9 Ekim - Nobel Barış Ödülü'ne Tunus Ulusal Diyalog Dörtlüsü ödüle layık görüldü.9 oktober – Tunisiens nationella dialogkvartett vinner Nobels fredspris.
2018'de Nobel Barış Ödülü'ne Denis Mukwege ile beraber layık görüldü.2018 utsågs Murad till mottagare av Nobels fredspris, tillsammans med Denis Mukwege.
1904 yılında Frédéric Mistral ile birlikte edebiyat dalında Nobel Ödülü'ne layık görüldü.Han mottog tillsammans med Frédéric Mistral Nobelpriset i litteratur 1904.
Hindistan'ın ikinci büyük sivil Onur Nişanı Padma Vibhushan'a 2005 yılında layık görüldü.Han tilldelades 2005 Indiens högsta civila utmärkelse Padma Vibhushan.
İhsanoğlu, şimdiye kadar bu nişana layık görülen ilk ve tek kişidir.Konstverket är konsthallens första och hittills enda permanenta verk.
Ayrıca Athleta Christi payesine layık görülür.Man delar också ut Myrdalspriset.
Film ayrıca aynı festivalde FIPRESCI ödülüne de layık görülmüştür.Vid samma festival mottog filmen FIPRESCI-priset.
1917'de Karl Gjellerup ile birlikte edebiyat dalında Nobel Ödülüne layık görüldü.År 1917 fick han tillsammans med landsmannen Karl Gjellerup nobelpriset i litteratur.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Man kan även beordra dom att bekämpa partisaner.
1904 yılında José Echegaray ile birlikte Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.Han blev, tillsammans med José Echegaray, nobelpristagare i litteratur 1904.
Bu liste Polonya Üstün hizmet nişanına layık görünen kişileri kapsar.Orden utdelas till dem som har gjort bra service till den polska nationen.
2004'te Rusya Halkın Sanatçısı unvanına layık görülmüştür.Han tilldelades 2003 hederstiteln Folkets artist i Ryssland.
Ödüle layık isimler her yıl değişen yedi kişilik bir jüri tarafından seçilen adaylar arasından belirlenir.Sju nomineringar till priset utses varje år av en jury.
Rudolf Mössbauer bu çalışmasıyla 1961 yılında Fizik nobel ödülüne layık görülmüştür.Rudolf Mössbauer tilldelades Nobelpriset i fysik 1961 för upptäckten av effekten.
Havalimanı 1995 yılında ödüle layık görülmüştür.Rederiet tilldelas efter detta miljöpriset 1999.
1988 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü Nobel Ödülünü almaya layık görülmüştür.FN:s fredsbevarande styrkor erhöll Nobels fredspris 1988.
Sonraki yıllarda bu derleme, Uluslararası Viareggio Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür.Några år senare skulle detta datum antas som den internationella kvinnodagen av Komintern.
Kurucusu Muhammed Yunus'la birlikte 2006 yılı Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Tillsammans med bankorganisationen belönades Yunus med Nobels fredspris 2006.
Bu hamiyetiniz, devletin şanına layık olacaktır.” satırlarını bildirir.Därför undanber jag mig, att ni talar i den tonen." –"Ers Majestät har rätt.
Bu madalya sadece 40 kişiye layık görülmüştü.Deltagarantalet är begränsat till 40 personer.
Xungen edebiyatı yazarı olan Mo Yan, 2012 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.Den 11 oktober 2012 tilldelades den kinesiske författaren Mo Yan Nobelpriset i litteratur.
2010 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Han tilldelades Nobels fredspris 2010.
1917'de, Henrik Pontoppidan ile birlikte edebiyat dalında Nobel Ödülüne layık görüldü.Tillsammans med landsmannen Henrik Pontoppidan mottog han Nobelpriset i litteratur 1917.
Film Akademi Ödülüne layık görülmüştür.Bidraget fördelas av Filminstitutet.
Enstitüden bazı bilim insanları çeşitli ödüllere layık görülmüşlerdir.Kvinnorna på taket fick motta flera priser.
Daniel, bu rapor üzerine Fransız Akademisi tarafından ödüle layık görüldü.Den tilldelades Vitetpriset från Franska akademien.
Sen buna layıksın.Вони на це заслуговують.
1978 yılında Lorentz Madalyası almaya layık görüldü.У 1978-му році його нагородили медаллю Лоренца.
1988 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü Nobel Ödülünü almaya layık görülmüştür.У 1988 році миротворчим силам ООН було присуджено Нобелівську премію миру.
Linus Torvalds, 2012 Milenyum Teknoloji Ödülü'ne layık görülmüştür.2012 року за створення Linux нагороджений премією Millennium Technology Prize.
6 Aralık 1912 tarihinde Aziz StanislaV Nişanına layık görüldü.6 грудня 1915 року був нагороджений орденом Святого Станіслава 2-й ступені.
Nobel Ekonomi Ödülü'nü kazanan ilk ve tek kadın, 2009 yılında bu ödüle layık görülmüştür.Єдиною жінкою-нобелівським лауреатом з економіки стала Елінор Остром, яка здобула премію 2009 року.
1933 yılında Lenin Ödülü'ne layık görüldü.У 1933 році нагороджений орденом Леніна.
Onun Radyo ve TV programları Peabody Ödülü'ne layık görüldü.Працювала у фільмографії та телебаченні, виграла Премію Пібоді.
1992 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti'nin emektar sanat adamı unvanına layık görülmüştür.У 1992 році була удостоєна звання заслуженого діяча мистецтв Азербайджанської Республіки.
Bizim askeri birlik onlara layık oldukları cevabı vermeliydi.Єдиний спосіб впоратися з повстанцями-солдатами було дати їм все, що вони вимагали.
Tümü de Mor Kalp Nişanına layık görüleceklerdir.Всі вони цілком могли б виконувати роль загальноплемінного об'єкту поклоніння.
Bu başarısından dolayı Aziz Anna Nişanına (4. sınıf) layık görülür.За той подвиг був нагороджений орденом Святого Георгія 4-го ступеня.
1920 yılında Kızıl Bayrak Nişanına layık görüldü.Восени 1929 року було організовано колгосп «Червоний Прапор».