Persistence of Time, RIAA tarafından altın sertifikaya layık görüldü.Depois, As Daylight Dies, foi certificado ouro pela RIAA.
İhsanoğlu, şimdiye kadar bu nişana layık görülen ilk ve tek kişidir.Seu feito foi o primeiro e único, até o momento.
Kurucusu Muhammed Yunus'la birlikte 2006 yılı Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Sua criação rendeu a seu idealizador, Muhammad Yunus, o Prêmio Nobel da Paz 2006.
Bu ödüle layık görülen ilk Afrikalı yazar oldu.Foi o primeiro escritor africano a receber tal distinção.
1910'da da o sıralarda yöneticisi olduğu Uluslararası Barış Bürosu, Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Em 1910, seria o próprio Gabinete Internacional Permanente para a Paz a receber o Nobel.
C.M.'ye layık görüldü.Sancionada pela F.I.M..
Dittrich yaptığı iş nedeniyle birçok ödüle layık görülmüştür.Dittrich recebeu vários prémios em reconhecimento do seu trabalho.
Kraliçe çeşitli devletler tarafından çeşitli madalyalara layık görülmüştür.A rainha deu a eles o comando de várias cidadelas.
2004'te İnsan Hakları Derneği tarafından verilen Ayşenur Zarakolu Özgür Düşünce Ödülü'ne layık görüldü.Em 2004, o Movimento Nacional de Direitos Humanos concedeu-lhe o Prêmio Nacional de Direitos Humanos.
2011 yılında ise Stadium Business Awards tarafından 'Yılın Yöneticisi' ödülüne layık görüldü.Em 2002, ganhou o prêmio "Empresa do Ano" do National Business Awards.
1. Sınıf Demir Haç madalyasına layık görüldü ve 1918 yüzbaşı rütbesine terfi etti.Em 1918, foi condecorado com a Cruz de Ferro de Segunda e Primeira Classe, sendo promovido a Capitão.
Kendisine "usta" ünvânı lâyık görüldü.Ela costuma chamar Luke de mestre.
Ancak Sargis şöyle cevap verdi: 'Ben yaşlı, suçlu layık bir adamım.Totti: "Ah, dan ben ik dus een genie!".
2009 senesinde Khan Academy eğitim dalında Microsof Teknoloji Ödülü'ne layık görüldü.In 2009 ontving de Khan Academy de Microsoft Tech Award voor onderwijs.
Çünkü hamde layık olan sadece odur."Het is zijn zaligheid."
Newsom 2007 yılında %72'lik oyla yeniden bu göreve layık görülmüştür.In 2007 werd Newsom met 72 procent herverkozen.
Kısa film dalında Prix Jean Vigo ödülüne layık görülmüştür.De film werd bekroond met de Prix Jean Vigo.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Dit zou bijdragen aan de bezweringen.
2011 yılında Ni, Hollanda Hükümeti tarafından verilen İnsan Hakları Lalesi Ödülü'ne layık görüldü.In 2011 won Ni de Nederlandse Mensenrechtentulp, een jaarlijkse prijs uitgereikt door de Nederlandse overheid.
Bu hamiyetiniz, devletin şanına layık olacaktır.” satırlarını bildirir.Het verspreiden van haat heeft gevolgen; de president zou zich moeten schamen".
Türk edebiyatının bir yazarı olan Orhan Pamuk, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü 'ne layık görülmüştür.Orhan Pamuk is een Turkse schrijver die in 2006 de Nobelprijs voor de Literatuur won.
Bu alanlarda yaptığı çalışmalar sonucunda Searle, 2000 Jean Nicod Ödülü’ne layık görülmüştür.Voor zijn bijdragen op het gebied van de filosofie van de geest ontving Searle in 2000 de Jean Nicod Prijs.
Benim Cesur Anam (Myn Dappere Moeder), 1987'de Jenny Smelik-Kiggen Prys Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.Zijn jeugdboek "Mijn dappere moeder" werd in 1987 bekroond met de Jenny Smelik-IBBY-prijs.
Hindistan'ın ikinci büyük sivil Onur Nişanı Padma Vibhushan'a 2005 yılında layık görüldü.Hij ontving in 2005 de op één na hoogste Indiase burgerlijke onderscheiding: Padma Vibhushan.
Kitap Hugo Ödülü'ne layık görülmüştür.Het boek was genomineerd voor een Hugo Award.
Aynı yıl Akademi Onur Ödülü'ne layık görülmüştür.In datzelfde jaar werd hij genomineerd voor de Academische Jaarprijs.
Aynı zamanda turnuvanın En Değerli Oyuncu ödülüne lâyık görüldü.Tevens kreeg ze de prijs voor beste speelster van het toernooi.
Çumra ilçe olmaya layıktır." demiştir.Moppen zijn het domein van de dommen."
1904 yılında José Echegaray ile birlikte Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.In 1904 won hij de Nobelprijs voor Literatuur gezamenlijk met de Spaanse schrijver José Echegaray.
Kurucusu Muhammed Yunus'la birlikte 2006 yılı Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.De organisatie en haar oprichter Muhammad Yunus kregen in 2006 samen de Nobelprijs voor de Vrede.
Pauli 1945 yılında Nobel Fizik Ödülüne layık görüldü.In 1945 werd aan Pauli de Nobelprijs voor de Natuurkunde toegekend.
Bu yaptığı bestelerle de pek çok ödüle layık görülmüştür.Hij wordt daarvoor rijkelijk beloond.
2018'de Nobel Barış Ödülü'ne Denis Mukwege ile beraber layık görüldü.In 2018 kreeg zij de Nobelprijs voor de Vrede, samen met de Congolese arts Denis Mukwege.
Siona iki kez fullbright eğitim komisyonu ödülüne layık görüldü.Weelen ontving twee keer de Groot-Limburgse Veldeke Literatuurprijs.
Bu film ile Altın Küre ödülüne layık görüldü.Deze film werd beloond met een Gouden Kalf.
Aynı yıl grup Revolver God ödüllerinde En İyi Yeni Yetenek ödülüne layık görüldü.Nog hetzelfde jaar verleende de Hoge Raad van Adel het nieuwe wapen.
Amer, 1999 Venedik Bienali'nde UNESCO ödülüne layık görüldü.In 1954 ontving hij de UNESCO-prijs in de biënnale van Venetië.
Savaşta gösterdiği başarılar nedeniyle Polonya tarafından Virtuti Militiari madalyasına layık görüldü.In Congres-Polen werd de Virtuti Militari omgedoopt in Poolse Militaire Medaille.
Yayın hayatı boyunca çeşitli kuruluşlar tarafından 700’den fazla ödüle layık görülmüştür.Wel is zijn "dagboek" met ruim 700 tekeningen bewaard gebleven.
Olga Berggolts, Lenin Nişanı, Kızıl Bayrak İşçi Nişanı gibi çeşitli ödüllere layık görüldü.Berggolts ontving de Leninorde en de Orde van de Rode Vlag van de Arbeid.
Marie Curie’den sonra Nobel Ödülü'ne layık görülen ikinci kadındır.Marie Curie heeft twee keer de Nobelprijs gewonnen.
Aynı yıl Belçika Altın Ayakkabı Ödülü'ne layık görüldü.In 2000 kreeg hij de Belgische Gouden Schoen.
Ödüllerini Erkin Koray'a bu bize değil size layık diyerek verdiler.De leer, die uwe daad ons bracht, kan slechts het leven waardig doen belijden.
Benjamin Siegrist, turnuvanın en iyi kalecisi seçilerek "altın eldiven" ödülüne lâyık görüldü.Thibaut Courtois kreeg, als beste keeper van het toernooi, de Gouden Handschoen.
Ancak "Jüri Özel Ödülü"ne layık görüldü. ^ dinleyinDaarnaast wordt de "Special Jury Award" uitgereikt.
1972'de Turing Ödülü'ne layık görüldü.Hiervoor werd hen in 1976 de Turing Award toegekend.
2004'te ise 79'cu yere layik görülmüşdü.W 2004 roku w Miedzianej Górze odbyły się 79.
9 Ekim - Nobel Barış Ödülü'ne Tunus Ulusal Diyalog Dörtlüsü ödüle layık görüldü.9 października – Pokojową Nagrodę Nobla otrzymał Tunezyjski Kwartet na rzecz Dialogu Narodowego.
Her bir çalışması bir ödüle layık görülmüştür.Każda akcja jest nagradzana.
Sen buna layıksın.Zasłużyli na to.
Topluluk bu adaylıklardan yedisinde ödüle layık görüldü.Serial otrzymał siedem nagród spośród 27 nominacji.
Modern Warfare, çeşitli oyun sitesi ve dergisinden birçok ödüle layık görüldü.Modern Warfare otrzymała nagrody różnych portali o grach i publikacji.
C.M.'ye layık görüldü.Zasłużony dla m.st.
Bugüne kadar 78 kişi Nobel Ekonomi Ödülü almaya layık görülmüştür.W sumie 23 Niemców zdobyło Nagrodę Nobla.
1994 yılında Magyar Radió tarafından Emerton Ödülüne layık görüldü.W 1989 roku otrzymał nagrodę Magyar Rádió, EMERTON.
Toplamda bu ödüle 323 kişi layık görülmüştür.Łącznie nagrodzono tym medalem ponad 800 tys. osób.
2011'de WNBA Most Improved Player (WNBA en çok gelişim gösteren oyuncu) ödülüne layık görüldü.W 2013 była jedną z kandydatek do WNBA Most Improved Player Award.
1685'te şövalyelik makamına layık görüldü.Święcenia kapłańskie przyjął w 1685 r.
2001'de IFBB Hall of Fame'e lâyık görülmüştür.W 2001 r. została włączona do IFBB Hall of Fame.
O Düzeni "Şeref madalyası" (1972) layık görüldü.Odznaka honorowa „Zasłużony Pracownik Państwowy” (1977).