Daniel, bu rapor üzerine Fransız Akademisi tarafından ödüle layık görüldü.Questa gli è valsa il premio dell'Académie française.
1988 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü Nobel Ödülünü almaya layık görülmüştür.Nel 1988 il Premio Nobel per la Pace è stato assegnato alle Forze ONU di Peacekeeping.
1904 yılında Frédéric Mistral ile birlikte edebiyat dalında Nobel Ödülü'ne layık görüldü.Era amico di Frédéric Mistral vincitore del Premio Nobel per la letteratura nel 1904.
1999'da National Medal of Arts'a layık görüldü.Nel 1991 venne insignita della National Medal of Arts.
New York'lu Film Eleştirmenleri Birliği de Robert De Niroyu En İyi Oyuncu ödülüne layik gördüler.Fu Robert De Niro a vincere il premio tuttavia.
Sergilediği oyunlar çeşitli ödüllere layık görülmüştür.La sua attività teatrale le è valsa vari premi.
1997 Robert Kennedy İnsan Hakları ödülüne layık görüldü.Nel 1979 ha ricevuto il Premio Robert Koch.
Ödülleri'nde "ikon" ödülüne layık görüldü.Riceve inoltre il premio “I.N.U.”
Ancak bu muhaddisler arasında Hadis hâfızı unvanına layık görülmüş kişiler oldukça az sayıdadır.Tra i fedeli il clero legato alla Jednota aveva relativamente pochi seguaci.
Sen buna layıksın.Ты это заслужила.
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.Если его считали достойными, умерший мог продолжать своё существование на земле в духовной форме.
Georgetown Üniversitesi'ndeki ilk senesinde Big East Yılın Çaylağı ödülüne layık görülmüştür.На первом курсе Джорджтаунского университета был признан новичком года конференции Big East.
2005 yılında "Azerbaycan'ın halk şairi" onursal unvanına layık görüldü.В 2005 году был удостоен почётного звания «Народный поэт Азербайджана».
Toplamda bu ödüle 323 kişi layık görülmüştür.Всего данным орденом было произведено 323 награждения.
Ancak Sargis şöyle cevap verdi: 'Ben yaşlı, suçlu layık bir adamım.Мученик ответил: «Я всякий час приношу Богу жертву хвалы и благодарения».
Bir can için devlete ve Allah’ın kullarına suikast layık mıdır?Что о сем небрежении и о великом нерадении от Бога будет по божественном правилом?».
Guliyev Mirza, devletimizin korunmasında vatanseverliğini layıkıyla göstermiştir.Гулиев Мирза достойно выполняет свой долг в защите своей родины.
Kaderin, terzilere layık gördüğü ödüldür bu.Такую награду даёт судьба портным.
Çiçekler O'na Layıktır!" sözüyle tebessüm ediyordu.Выведите его вон!“ Комитет сотрясался от смеха.
2011'de BBC Sport tarafından yılın kişiliği ödülüne layık görüldü.В 2012 был номинирован на премию BBC Sports Personality of the Year.
Daha sonra 2015 yılında Kore Drama Ödülleri’nde KDA Ödülü'ne layık görüldü.Он был удостоен премии KDA в 2015 Korea Drama Awards.
1985'te Kültür Bakanlığınca büyük ödüle layık görülmüş, yurtdışında da ödüller almıştır.В 1985 году получил награду от министерства культуры, также обладатель зарубежных наград.
1978 yılında Lorentz Madalyası almaya layık görüldü.В 1978 году он награждается медалью Лоренца.
"Mirinda" kelimesi Esperantoda "takdire layık" ve "harika" anlamına geliyor.Слово «Mirinda» в переводе с эсперанто означает "достойный удивления", "удивительный".
"General Mohammed Asadov" ödülüne layık görüldü.Также посмертно удостоен премии Мухаммеда Асадова.
Avrupa Konseyi tarafından 2004 Kuzey -Güney ödülüne layık görüldü.В 2004 году премия «Север-Юг» от Совета Европы.
Film ayrıca aynı festivalde FIPRESCI ödülüne de layık görülmüştür.Кроме того, фильм получил на том же фестивале приз ФИПРЕССИ.
UNESCO tarafından Picasso Madalyası’na layık görüldü.В 2004 году она была удостоена медали ЮНЕСКО «Golden Picasso».
Ancak "Jüri Özel Ödülü"ne layık görüldü. ^ dinleyinНаграда — «Особая похвала жюри» (англ. High Commendation).
2003 - Telluride, Colorado Teknoloji Telluride Tech Festivali Ödülü'ne layık.Он был награждён Telluride Tech Festival Award of Technology в августе, 2006 в Telluride, Colorado.
Aynı yıl Akademi Onur Ödülü'ne layık görülmüştür.В том же году награждена Почётным дипломом Академии искусств.
Topluluk bu adaylıklardan yedisinde ödüle layık görüldü.Премия вручалась по 27 номинациям.
Brest Kalesi ise benzer şekilde "kahraman tahkimat" unvanına layık görülmüştür.Кроме того, Брестской крепости присвоено звание «Крепость-Герой».
Yine aynı yıl Fransa'da César Ödülü'ne layık görülmüştür.В 1999 году получил награду «Honorary César» во Франции.
Topluluk bu adaylıklardan beşinde ödüle layık görüldü.Награды были вручены в пяти номинациях.
2015 yılında, Adcash Estonya'nın en iyi şirketler EAS gala yemeğinde iki alanda ödüle layık görüldü.В 2015 году Adcash получил 2 награды от фонда содействия развитию предпринимательства Эстонии.
Film toplamda 13 ödül ve 11 adaylığa layık görüldü.В общей сложности картина была удостоена 13 кинопремий и 11 номинаций.
Taraftarlara layık olmaya çalışacağım.Выгодно выделиться среди конкурентов.
1992 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti'nin emektar sanat adamı unvanına layık görülmüştür.В 1992 году был удостоен звания Заслуженного деятеля искусств Республики Беларусь.
Winston'ın, Beni Ben Yapan Ne? isimli kitabı, 2005 yılında Aventis Ödülü'ne layık görülmüştür.Книга была номинирована на премию Aventis в 2005 году.
Rus Devleti tarafından birtakım ödüllere layık bulundu.Награждённые государственными наградами России.
Daniel, bu rapor üzerine Fransız Akademisi tarafından ödüle layık görüldü.За свои труды был награждён премией Французской академии.
Şubat 1943'te Kızıl Yıldız Nişanı'na layık görüldü.В феврале 1933 года призван в Красную Армию.
6 Aralık 1912 tarihinde Aziz StanislaV Nişanına layık görüldü.12 ноября 1915 года был награждён орденом Святого Станислава 2 степени.
Yerelnet mahallesimüz demogajılere layık deyıldır lütfen uyanık olalımГраждане, оградите народное достояние от разграбления, а нас — от насилия, и мы сейчас же встанем на работу.
Ödüller 1989 tarihinden bu yana verilmekte olup geçen bu süre içinde 150'den fazla kişi layık görülmüştür.Наградой были удостоены всего несколько человек за последние 150 лет.
Ödülleri'nde "ikon" ödülüne layık görüldü.Названы номинанты премии «Ника»
Bu başarısından dolayı Aziz Anna Nişanına (4. sınıf) layık görülür.За боевое отличие был награждён орденом святой Анны 4-й степени.
O Düzeni "Şeref madalyası" (1972) layık görüldü.Награждён медалью «За доблестный труд» (1972).
Her bir çalışması bir ödüle layık görülmüştür.Произведение имело все шансы получить престижную награду.
Çocukluğumdan beri vücutça rahatsız olduğumdan layikiyle tahsil edemedim.А я не могу взлететь, А с детства была крылатой.
Jackson iki kez TVZ Ödülü'ne layık görülmüştür.Джексон получал статуэтку «American Cinema Awards» дважды.
Kitap Hugo Ödülü'ne layık görülmüştür.Рассказ был номинирован на премию «Хьюго».
1988 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü Nobel Ödülünü almaya layık görülmüştür.В 1988 году миротворческим силам ООН была присуждена Нобелевская премия мира.
Aynı yıl Tübitak Bilim Kurulu üyesi oldu ve Tübitak Bilim Ödülü'ne layık görüldü.В том же году комиссия определила первого учёного, который был удостоен медали.
Brocard Ordre des Palmes Académiques ve Légion d'honneur subayı nişanına layık görüldü.Офицер ордена Почетного легиона, командор орденов «За заслуги» и Академических пальм.
Sergilediği oyunlar çeşitli ödüllere layık görülmüştür.Её выступления были отмечены различными наградами.
Aleksiyeviç pek çok ulusal ve uluslararası ödüle layık görülmüştür.Мийо Ковачич отмечен множеством национальных и международных наград.
Türk edebiyatının bir yazarı olan Orhan Pamuk, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü 'ne layık görülmüştür.Орхан Памук, турецкий писатель, лауреат Нобелевской премии по литературе (2006).
Mayflower'daki görevi sırasında I. Dünya Savaşı Zafer Madalyası'na layık görüldü.За участие в Первой мировой войне награждён орденом The Victory at Sea.