Bulaşıkları lavaboya koyar mısınız?Would you put the dishes in the sink?
Lavaboyu bu öğleden sonra tamir edebilirim.I am able to fix the sink this afternoon.
Kirli tabakları lavaboya koydu.She put the dirty dishes in the sink.
Eğer bulaşıkları lavaboda biriktirirsen, onları daha sonra yıkarım.If you stack the dishes up by the sink, I'll do them later.
Boş torbaları lavabonun altında tutarız.We keep the empty bags under the sink.
Lavabomuzu tamir edebilir misin?Can you fix our sink?
Tesisatçı bizim lavaboyu tamir etmek için birçok alet kullandı.The plumber used many tools to fix our sink.
Tahta kaşıklar çok uzun süre lavaboda bırakılırsa küflenmeye başlar.Wooden spoons start to mildew if they're left in the sink too long.
Mutfak lavabosunun yanında yarısı yenmiş bir elma vardı.There was a half-eaten apple near the kitchen sink.
Bulaşıklar lavaboda yığılıyorlar.The dishes are piling up in the sink.
Tom mutfak lavabosu hariç her şeyi paketlemiş gibi görünüyor.Tom seems to have packed everything but the kitchen sink.
Tom kirli bulaşıkları çoğunlukla lavaboda bırakır.Tom often leaves dirty dishes in the sink.
Tom lavaboyu su ile doldurdu.Tom filled the sink with water.
Tom'un lavaboyu nasıl açacağını bilmemesi mümkündür.It's possible that Tom doesn't know how to unclog a sink.
Sabah kahvaltısı tabakları hâlâ lavabonun içerisindeydi.The breakfast dishes were still in the sink.
Lavabonun üstünde birkaç viski şişesi var.Above the sink are several whisky bottles.
Banyo lavabosu tıkalı.The bathroom sink is plugged.
Lavaboda sünger gördüm.I saw the sponge in the sink.
Lavaboyu tamir edeceğini düşündüm.I thought you were going to fix the sink.
İstersen, senin için lavabonu tamir edeceğim.I'll fix your sink for you if you want.
Kılların lavaboyu tıkamasından nefret ediyorum.I hate it when hair clogs the drain.
Lavaboyu kullandıktan sonra lütfen ellerinizi yıkayın.Please wash your hands after using the bathroom.
Mutfak lavabosu kirli bulaşıklarla doluydu.The kitchen sink was full of dirty dishes.
Tom bir hafta içinde bulaşıkları yıkamadı, bu yüzden lavabo kirli tabaklarla doluydu.Tom hadn't washed dishes in a week, so the sink was full of dirty dishes.
Keiko ustalıkla bulaşıkları toplar ve onları lavaboya götürür.Keiko deftly piles up the dishes and takes them to the sink.
O, lavaboda ellerini yıkıyor.She's washing her hands in the sink.
Tom çöp torbalarını mutfak lavabosunun altında tutar.Tom keeps the garbage bags under the kitchen sink.
Tom mutfak lavabosunun önünde duruyordu.Tom was standing in front of the kitchen sink.
Tom kirli bulaşıkları mutfak lavabosuna koydu.Tom put the dirty dishes in the kitchen sink.
Tom lavaboyu temizledi.Tom scrubbed the sink.
Tom her zaman kirli bulaşıkları lavaboya bırakır.Tom always leaves dirty dishes in the sink.
Lavabodaki boru tıkalıydı.The drain in the washbasin is blocked.
Lavabonun tıkanıklığını açmana yardım edebilirim.I might be able to help you unclog your sink.
Tom lavabo kapısını çaldı.Tom knocked on the lavatory door.
Tom bardağının içindekileri lavaboya döktü.Tom poured the contents of his glass into the sink.
Tom kalan birayı lavaboya döktü.Tom poured the remaining beer into the sink.
Tom tavayı lavaboya koydu.Tom put the pan in the sink.
Tom lavaboya gitti ve musluğu açtı.Tom walked over to the sink and turned on the faucet.
Lavabo kirli tabaklarla dolu.The sink is full of dirty dishes.
Tom bulaşıkları lavaboya koydu.Tom put the dirty dishes in the sink.
Ben lavabo arıyorum.I am looking for the lavatories.
Tom lavaboya gitti ve içkisinin geriye kalanını döktü.Tom went to the sink and poured the rest of his drink down the drain.
Tom lavaboda ellerini yıkıyor.Tom is washing his hands in the sink.
Lavaboda bazı kırık şarap şişeleri var.There are some broken wine bottles in the sink.
Polis lavaboda bir sarı saç buldu.The police found a blonde hair in the sink.
Bulaşık beziyle lavaboyu kuruladım ve şimdi o kuru.I dried the sink with a dishrag and now it's dry.
Diş macunu lavabonun üzerinde.The toothpaste is on the sink.
Lavaboda kirli bulaşıklar var.There are dirty dishes in the sink.
Tom bazı kirli bulaşıkları lavaboya bıraktı.Tom left some dirty dishes in the sink.
Tom'un oda arkadaşı kirli bulaşıkları sık sık lavaboya bırakır.Tom's roommate often leaves dirty dishes in the sink.
Ben temizlik ürünlerini lavabonun altında tutarım.I keep the cleaning products under the sink.
Genellikle lavaboda kirli bulaşık bırakıyorum.I often leave dirty dishes in the sink.
Lavaboyu ben temizledim.I scrubbed the sink.
Bu lavabo paslanmaz çelikten yapılır.This sink is made of stainless steel.
Çoğu mutfak lavabosu paslanmaz çelikten imal edilmiştir.Most kitchen sinks are made of stainless steel.
Lavabomu tamir edebilir misin?Can you fix my sink?
Bugün üç kez bir lavabo dolusu bulaşık yıkadım.I washed a sink full of dishes three times today.
Sami, Leyla'nın lavabosunu kullandı.Sami used Layla's sink.
Tom çoraplarını lavaboda yıkadı.Tom washed his socks in the sink.
Lavabo taştı taşacak.The sink is almost overflowing.