Ana içeriğe geç
Sözlük

lav ile cümle

lav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.Derefter sa Jakob til Laban: La mig nu få min hustru, for min tid er ute, og jeg vil gå inn til henne.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.Ensuite Jacob dit à Laban: Donne-moi ma femme, car mon temps est accompli: et j`irai vers elle.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.Então Jacó disse a Labão: Dá-me minha mulher, porque o tempo já está cumprido; para que eu a tome por mulher.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.Entonces Jacob dijo a Labán: --Entrégame mi mujer para que conviva con ella, porque mi plazo se ha cumplido
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.És monda Jákób Lábánnak: Add meg nékem az én feleségemet: mert az én idõm kitelt, hadd menjek be hozzá.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.În urmă Iacov a zis lui Laban: ,,Dă-mi nevasta, căci mi s -a împlinit sorocul, ca să intru la ea.``
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.야곱이 라반에게 이르되 내 기한이 찼으니 내 아내를 내게 주소서 내가 그에게 들어가겠나이다
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.Poi Giacobbe disse a Làbano: «Dammi la mia sposa, perché il mio tempo è compiuto e voglio unirmi a lei»
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.Potem rzekł Jakób do Labana: Daj mi żonę moję, ponieważ się wypełniły dni moje, abym wszedł do niej.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.Potom povedal Jakob Lábanovi: Daj mi moju ženu, lebo sa vyplnily moje dni, aby som vošiel k nej.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.Potom řekl Jákob k Lábanovi: Dejž mi ženu mou; nebo vyplněni jsou dnové moji, abych všel k ní.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.Sesudah itu Yakub berkata kepada Laban, "Tujuh tahun sudah lewat; izinkanlah saya kawin dengan anak Paman.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.Tedaj reče Jakob Labanu: Daj mi ženo mojo, ker so izpolnjeni dnevi moji, da grem k njej.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.Und Jakob sprach zu Laban: Gib mir nun mein Weib, denn die Zeit ist hier, daß ich zu ihr gehe.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.И сказал Иаков Лавану: дай жену мою, потому что мне уже исполнилось время, чтобы войти к ней.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.След това Яков каза на Лавана: Дай жена ми, защото дойде вече време да вляза при нея.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.ויאמר יעקב אל לבן הבה את אשתי כי מלאו ימי ואבואה אליה׃
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.ثم قال يعقوب للابان اعطني امرأتي لان ايامي قد كملت فادخل عليها.
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.雅 各 對 拉 班 說 、 日 期 已 經 滿 了 、 求 你 把 我 的 妻 子 給 我 、 我 好 與 他 同 房
Lavana, ‹‹Zaman doldu, kızını ver, evleneyim›› dedi.雅各對拉 班說 、 日期 已 經滿 了 、 求 你 把 我 的 妻子 給 我 、 我 好與 他 同房
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,A Lában povedal: Tu u nás sa nerobí tak, aby sa mladšia vydala prv ako staršia, prvorodená.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,I odpowiedział Laban: Nie jest to w zwyczaju u nas, aby miano wydawać za mąż młodszą przed starszą.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,라반이 가로되 형보다 아우를 먼저 주는 것은 우리 지방에서 하지 아니하는 바이라
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laaban vastasi: "Ei ole meidän maassamme tapana antaa nuorempaa ennen vanhempaa.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban antwortete: Es ist nicht Sitte in unserm lande, daß man die jüngere ausgebe vor der älteren.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban a răspuns: ,,În locul acesta nu -i obicei să se dea cea mai tînără înaintea celei mai mari.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,La-ban đáp rằng : Phong_tục ở đây chẳng phải được gả em_út trước , rồi chị cả sau .
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,La-ban đáp rằng: Phong tục ở đây chẳng phải được gả em út trước, rồi chị cả sau.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban dit: Ce n`est point la coutume dans ce lieu de donner la cadette avant l`aînée.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban menjawab, "Menurut adat di sini, adik tidak boleh kawin lebih dahulu daripada kakak
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Lábán pedig monda: Nem szokás nálunk, hogy a kisebbiket oda adják a nagyobbik elõtt.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban svarade: »Det är icke sed på vår ort att man giver bort den yngre före den äldre.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban svarede: "Det er ikke Skik og Brug her til Lands at give den yngste bort før den ældste;
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban svarte: Det er ikke skikk her hos oss å gi den yngste bort før den eldste.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Njemu pa reče Laban: Ni navada tako v našem kraju, da se moži mlajša pred prvenko.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Odpověděl Lában: Nebývá toho v kraji našem, aby vdávána byla mladší dříve, než prvorozená.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Respondeu Labão: Não se faz assim em nossa terra; não se dá a menor antes da primogênita.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Rispose Làbano: «Non si usa far così nel nostro paese, dare, cioè, la più piccola prima della maggiore
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Y Labán respondió: --No se acostumbra en nuestro lugar dar la menor antes que la mayor
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Και ειπεν ο Λαβαν, Δεν γινεται ουτως εν τω τοπω ημων, να διδωται η μικροτερα προ της πρεσβυτερας
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,А Лаван каза: В нашето място няма обичай да се дава по-младата преди по-старата.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Лаван сказал: в нашем месте так не делают, чтобы младшую выдать прежде старшей;
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,ויאמר לבן לא יעשה כן במקומנו לתת הצעירה לפני הבכירה׃
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,فقال لابان لا يفعل هكذا في مكاننا ان تعطى الصغيرة قبل البكر.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,拉 班 說 、 大 女 兒 還 沒 有 給 人 、 先 把 小 女 兒 給 人 、 在 我 們 這 地 方 沒 有 這 規 矩
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,拉 班說 、 大 女 兒還沒 有 給人 、 先把 小女 兒給人 、 在 我 們這 地方 沒 有 這規矩
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Allora Làbano radunò tutti gli uomini del luogo e diede un banchetto
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Då bjöd Laban tillhopa allt folket på orten och gjorde ett gästabud.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Da lud Laban alle Leute des Orts und machte ein Hochzeitsmahl.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Da samlet Laban alle menn der på stedet og gjorde et gjestebud.
Lavanta Pembesi 3colorБледо лилаво- червено 3color
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Entonces Labán reunió a todos los hombres de aquel lugar e hizo un banquete
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.És begyûjté Lábán annak a helynek minden népét, és szerze lakodalmat.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.In Laban zbere vse može tistega kraja in napravi pojedino.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.라반이 그곳 사람을 다 모아 잔치하고
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Laban a adunat pe toţi oamenii locului şi a făcut un ospăţ.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.La-ban bèn mời các người trong xóm , bày một bữa tiệc ;
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.La-ban bèn mời các người trong xóm, bày một bữa tiệc;
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Laban nodigde alle mannen van de nederzetting uit om het heuglijke feit met Jakob te vieren.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Laban réunit tous les gens du lieu, et fit un festin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod