‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Preotul să scrie blestemurile acestea într'o carte, apoi să le şteargă cu apele cele amare.
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Sedan skall prästen skriva upp dessa förbannelser på ett blad och därefter avtvå dem i olycksvattnet
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Tedy napisze te przeklęstwa kapłan na księgach, a omyje je oną wodą gorzką;
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.Επειτα θελει γραψει ο ιερευς τας καταρας ταυτας εν βιβλιω και θελει εξαλειψει αυτας δια του υδατος του πικρου
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.И напишет священник заклинания сии на свитке, и смоет их в горькую воду;
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.После свещеникът да напише тия клетви на книга и да ги заличи с горчивата вода;
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.וכתב את האלת האלה הכהן בספר ומחה אל מי המרים׃
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.ويكتب الكاهن هذه اللعنات في الكتاب ثم يمحوها في الماء المرّ
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.祭 司 要 寫 這 咒 詛 的 話 、 將 所 寫 的 字 抹 在 苦 水 裡
‹‹ ‹Kâhin bu lanetleri bir kitaba yazıp acı suda yıkayacak.祭司 要 寫這 咒詛 的話 、 將所寫 的 字抹 在 苦水裡
Kahretsin! Hay lanet!Nemusíš se na to dívat.
Kahretsin! Hay lanet! -Neydi o?Kami harus berganti posisi.
Kahretsin! Hay lanet!- Que porra foi essa?
Kahretsin! Hay lanet!Σκατά!
Kahretsin! Lanet olsun!Do licha!
Kahretsin! Lanet olsun!For fanden!
Kahretsin! Lanet olsun!Hemmetti!
- Kaptan Amerika, bizi hedeften 42 km uzağa indirdi. - Lanet olsun, nasıl anladın?Ten frajer se netrefil o 40 kilometrů.
- Kaptan Amerika, bizi hedeften 42 km uzağa indirdi. - Lanet olsun, nasıl anladın?لقد هبطنا على بعد 26 ميل من الموقع المحدد كيف تعلم هذا ؟
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.A Maldição dos Recursos Naturais está confinada aos países abaixo de um limiar de governação.
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.Blestemul resurselor este complet limitat la ţările sub un anumit prag de guvernare.
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.De middenvloek beperkt zich volledig tot landen onder een bepaald niveau van bestuur.
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.Klątwa surowcowa dotyczy jedynie krajów poniżej pewnego progu zarządzania.
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.자원의 저주는 정치가 잘 이루어지지 않는 나라에 국한되서 일어납니다.
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.La "maledizione delle risorse" si manifesta solo sotto uno standard minimo di governance.
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.Surovinové prokletí je omezeno pouze na země pod jistou úrovní vládnutí.
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.Η κατάρα των πόρων περιορίζεται αποκλειστικά σε χώρες κάτω από ένα όριο διακυβέρνησης.
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.Проклятие ресурсов характерно только для стран ниже определённого уровня вмешательства.
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.Проклятието на ресурсите е изцяло затворено за държави под границата на управление.
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.קללת המשאבים מוגבלת כולה למדינות שמתחת לסף מסוים של ממשל.
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.لعنة الموارد تقتصر تماماً على البلدان تحت خط عتبة الحوكمة.
"Kaynak laneti" bu ülkelerde yok gibi, yönetimin belirlediği eşiğin altında tutuluyor.まったく国に限定されたものです それでも短期成長があります
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Átkozott, a ki az õ napával hál! És mondja az egész nép: Ámen!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.,,Blestemat să fie cel ce se va culca cu soacră-sa!`` -Şi tot poporul să răspundă: ,,Amin!``
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Ðáng rủa sả thay kẻ nào nằm cùng bà gia mình! Cả dân sự phải đáp: A-men!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Ðáng rủa_sả thay kẻ nào nằm cùng bà_gia mình ! Cả dân_sự phải đáp : A-men !
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek."Forbandet enhver, som har Samleje med sin Hustrus Moder!" Og hele Folket skal svare: "Amen!"
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Förbannad vare den som ligger hos sin svärmoder. Och allt folket skall säga: »Amen.»
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Forbannet være den som ligger hos sin hustrus mor! Og alt folket skal si: Amen.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.I będzie niebo twoje, które jest nad głową twoją, miedzianem, i ziemia, która jest pod tobą, żelazną.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Kirottu olkoon se, joka makaa anoppinsa kanssa. Ja kaikki kansa sanokoon: `Amen`.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.장모와 구합하는 자는 저주를 받을 것이라 할 것이요 모든 백성은 아멘 할지니라
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maldito aquele que se deitar com sua sogra. E todo o povo dirá: Amém.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek."'¡Maldito el que se acueste con su suegra!' Y todo el pueblo dirá: '¡Amén!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maledetto chi si unisce con la suocera! Tutto il popolo dirà: Amen
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maudit soit celui qui couche avec sa belle-mère! -Et tout le peuple dira: Amen!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Proklet bodi, kdor leži pri svoji tašči! In vse ljudstvo naj reče: Amen!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.'Terkutuklah orang yang bersetubuh dengan ibu mertuanya.' 'Amin!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Verflucht sei, wer bei seiner Schwiegermutter liegt! Und alles Volk soll sagen: Amen.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Zlořečený, kdož by obýval s svegruší svou; i odpoví všecken lid: Amen.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Zlorečený, kto by ležal so svojou svokrou. A všetok ľud povie: Ameň.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Επικαταρατος οστις κοιμηθη μετα της πενθερας αυτου. Και πας ο λαος θελει ειπει, Αμην.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Проклет, който лежи с тъща си. И всичките люде да кажат: Амин!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Проклят, кто ляжет с тещею своею! И весь народ скажет: аминь.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ארור שכב עם חתנתו ואמר כל העם אמן׃
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ملعون من يضطجع مع حماته. ويقول جميع الشعب آمين
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.與 岳 母 行 淫 的 、 必 受 咒 詛 . 百 姓 都 要 說 、 阿 們
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.與 岳母 行淫 的 、 必 受 咒詛 . 百姓 都 要 說 、 阿們
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Beleharapott a végén kegyetlenül, mielőtt Kemp találtak egy kést, és átkozott, ha a külső levél lazult.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Dia menggigit kejam sebelum akhirnya Kemp bisa menemukan pisau, dan mengutuk ketika luar daun longgar.