Ana içeriğe geç
Sözlük

lambalar ile cümle

lambalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Cıva buharlı lambalar, beyaz parlak bir ışık verir.Nykyaikaiset led-valaisimet tuottavat valkoista valoa.
Örneğin klimalar ve ısı lambaları.Tällaisia ovat esimerkiksi valokatkaisijat ja ovenkahvat.
Daha sonra kandiller gaz lambaları ile değiştirilmiş, 1884'te ise elektrik ampulleri bunların yerini almıştır.Aikanaan öljylamput korvattiin kaasulampuilla, jotka vaihtuivat sähkövaloihin vuonna 1883.
Aynı zamanda Łukasiewicz gaz lambaları üzerine çalışmalarına devam etti.Samaan aikaan Sixx yritti myydä hehkulamppuja työkseen.
Binaların yapımına öğrenci eliyle devam edildi aydınlatma lüks lambalarıyla sağlanıyordu.Ohjaaja näki työskennellä sisällä olevan kynttilän valossa.
Renkli LED lambalar trafik lambalarında kullanılıyor.Risteykset, joissa liikennettä ohjataan liikennevaloilla.
Lambalar Çağı, Valar tarafından Arda’nın yaratılışından hemen sonra başlamıştır.Τα χρόνια των Φανών ξεκινάν αμέσως μετά την εργασία των Βάλαρ στην διαμορφωμένη Άρντα.
Aynı zamanda Łukasiewicz gaz lambaları üzerine çalışmalarına devam etti.Παράλληλα ο Λουκασιέβιτς συνέχισε να δουλεύει με τους φανούς κηροζίνης.
Craven ve eşi Christine bir şirket kurarak lambaları üretmeye başladılar ve adını da Crestworth koydular.Craven og hans kone Christine startede et firma til produktion af lampen, som de kaldte Crestworth.
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.I de tidligere 1990ere begyndte et ungt par at producer og sælge dem succesrigt.
Ksenon yüksek basınçlı sodyum lambalarında "starter gaz" olarak kullanılır.Xenon bliver også brugt som et "startergas" i højtryks-natriumlamper.
Mathmos lav lambalarının satış figürleri bir dizi iniş çıkış göstermiştir.Mathmos’ lavalampe-salg har gennemgået en række op- og nedture.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları, Londra'da kullanılmaya başlandı.1868 - Verdens første trafiklys opsat ved parlamentet i London tages i brug.
Ancak 1984 yılında plastik parçalar kaporta ile aynı renge çevrildi ve yuvarlak stop lambaları kullanıldı.I 1984 fikk plasten samme farge som karosseriet, og baklyktene ble runde.
Lambalar Çağı, Valar tarafından Arda’nın yaratılışından hemen sonra başlamıştır.Lampenes år begynte kort etter at valaene fullførte deres oppgaver med å skape Arda.
Yine aynı yıl gazyağıyla çalışan sokak lambaları elektrikle çalışanlarla değiştirildi.Radioapparatene ble forbudt for resten av befolkningen samme høst.
Örneğin klimalar ve ısı lambaları.Det er opplegg for elektrisk lys og lanterner.
Müzik kapatıldı ve ana lambalar açıldı.Musik dimatikan dan lampu utama dinyalakan.
Bir soy gaz olarak ksenon işlem lambalarında meydana gelen kimyasal reaksiyonlara karışmaz.Sebagai gas mulia, xenon tidak mengganggu reaksi kimia dalam lampu.
Bu aynı zamanda floresan lambalar (bkz.Walikotanya adalah Özcan Işıklar (CHP).
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları, Londra'da kullanılmaya başlandı.1868 - Lampu lalu lintas pertama kali dipasang di London, Inggris.
Floresan lamba ile karşılaştırıldığında, LED lambaların daha avantajlı olduğu görülür.Karena dibandingkan dengan bohlam biasa lampu LED memiliki harga yang lebih mahal.
Renkli LED lambalar trafik lambalarında kullanılıyor.Warna pada lampu lalu lintas.
Cıva buharlı lambalar, beyaz parlak bir ışık verir.Beberapa bola lampu juga menghasilkan cahaya putih kebiruan.
Genel olarak, plazma lambaları silindir veya küreler içinde bulunurlar.Trong vũ trụ, plasma chảy thành dòng trong một số thiên hà và tinh vân.
Aynı zamanda Łukasiewicz gaz lambaları üzerine çalışmalarına devam etti.同時に、ウカシェヴィチは灯油ランプにおける作業を続けた。
Lambalar Çağı, Valar tarafından Arda’nın yaratılışından hemen sonra başlamıştır.灯火の時代はヴァラールがアルダを創生した直後に始まった。
Sokak lambaları mevcuttur.街路灯設置。
Daha sonra kandiller gaz lambaları ile değiştirilmiş, 1884'te ise elektrik ampulleri bunların yerini almıştır.その後油ランプはガス灯に替わり、1883年には電灯に交換された。
Önceleri küçücük bir aygıtın o koca lambaların yerini alabileceğine pek az kimse inandı.経営陣は磁気コアメモリをこのような小型マシンに収められるという点に確信を持てなかった。
1881 yılına gelindiğinde, Niagara Falls şehrinin sokak lambaları, hidrolik güç tarafından çalışıyordu.在1881年,在尼亚加拉瀑布城的路灯是由水力发电供电。
Aynı zamanda Łukasiewicz gaz lambaları üzerine çalışmalarına devam etti.同時武卡謝維奇仍持續改進他的煤油燈。
Müzik kapatıldı ve ana lambalar açıldı.음악은 꺼져 있었고 몇몇의 라이트만 켜져 있었다.
Örneğin klimalar ve ısı lambaları.또한 흡수스펙트르와 형광성을 보인다.
Daha sonra kandiller gaz lambaları ile değiştirilmiş, 1884'te ise elektrik ampulleri bunların yerini almıştır.עם הזמן, הוחלפו מנורות השמן במנורות גז, ואת אלה החליפו בשנת 1883 אורות חשמל.
Bunlar Lambalar Çağı, Ağaçlar Çağı ve Güneş Yılları'dır.עידן זה מתחלק ל-2 תתי-עידנים, עידן הכינון ועידן האור.
Lambalar gibi cam değildir, kırılmaz.PMMA איננו מתנפץ כמו הזכוכית.
Viyana sokaklarındaki aydınlatma için önerisi lambalar için yanan kolza yağı kullanılmasıydı.הצעתו שרחובות וינה יוארו במנורות השורפות שמן לפתית יושמה.
Bir soy gaz olarak ksenon işlem lambalarında meydana gelen kimyasal reaksiyonlara karışmaz.Като такъв, той не пречи на химичните реакции, протичащи в работещата лампа.
Ksenon yüksek basınçlı sodyum lambalarında "starter gaz" olarak kullanılır.Ксенон под ниско налягане се използва като „стартерен газ“ в натриевите лампи с високо налягане.
Syrıca, minarenin dini bayramlarda gaz lambalarıyla ışıklandırıldığı bilinmektedir.На определени места вечер светели газени фенери.
Ancak 1984 yılında plastik parçalar kaporta ile aynı renge çevrildi ve yuvarlak stop lambaları kullanıldı.Godine 1984. plastični dijelovi su obojani u boju vozila i ugrađena su okrugla stražnja svijetla.
Cıva buharlı lambalar, beyaz parlak bir ışık verir.I dvije spektralne boje mogu dati bijelu svjetlost.
Ksenon yüksek basınçlı sodyum lambalarında "starter gaz" olarak kullanılır.Xenón je pri nízkotlakových sodíkových výbojkách použitý ako "štartovací plyn".
Daha sonra kandiller gaz lambaları ile değiştirilmiş, 1884'te ise elektrik ampulleri bunların yerini almıştır.Kasneje so oljenke nadomestili s plinskimi svetilkami, te pa so leta 1883 nadomestile električne luči.
Bir soy gaz olarak ksenon işlem lambalarında meydana gelen kimyasal reaksiyonlara karışmaz.Kot žlahtni plin, ne posega v kemijske reakcije, ki se dogajajo med delovanjem svetilke.
Örneğin hava karardığında park alanlarında lambaların yanması.Ko pa se je znočilo je na nebu zažarel ognjemet.
Elektriğin icadından önce, mumlar, gaz lambalarıyla birlikte aydınlanmanın en önemli araçlarından olmuşlardır.Prieš išrandant elektrą, žvakės bei žibalinės lempos dažniausiai naudotos apšvietimui.
Sokak lambaları mevcuttur.Tänavad on valgustatud.
Bir soy gaz olarak ksenon işlem lambalarında meydana gelen kimyasal reaksiyonlara karışmaz.Väärisgaasina ei sekku ksenoon töötavas lambis aset leidvatesse keemilistesse reaktsioonidesse.
Ksenon yüksek basınçlı sodyum lambalarında "starter gaz" olarak kullanılır.Ksenooni kasutatakse ka "käivitava gaasina" kõrgrõhu-naatriumlampides.
Yakamoz oluştuğunda denizde uzun floresan lambalar yanıyormuş gibi gözükür.Merel süütavad nad kogemata puuvilla põlema.
14 milyar hali hazırdaki kurulu lambaların sayısı.14.000 millones de focos ya instalados.
14 milyar hali hazırdaki kurulu lambaların sayısı.140조는 이미 설치된 전구의 수입니다.
14 milyar hali hazırdaki kurulu lambaların sayısı.14 miliar adalah jumlah bohlam lampu yang sudah dipasang.
14 milyar hali hazırdaki kurulu lambaların sayısı.14 miliarde este numărul becurilor deja instalate.
14 milyar hali hazırdaki kurulu lambaların sayısı.14 miliard je počet již používaných žárovek.
14 milyar hali hazırdaki kurulu lambaların sayısı.14 miliárd je počet žiaroviek, ktoré sú už osadené.
14 milyar hali hazırdaki kurulu lambaların sayısı.14 miliardów to liczba już zainstalowanych żarówek.
14 milyar hali hazırdaki kurulu lambaların sayısı.14 milijard je število nameščenih sijalk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod