1881 yılına gelindiğinde, Niagara Falls şehrinin sokak lambaları, hidrolik güç tarafından çalışıyordu.En 1881, las farolas de la ciudad de Niagara Falls funcionaban mediante energía hidroeléctrica.
Müzik kapatıldı ve ana lambalar açıldı.Apagaron la música y encendieron las luces principales.
Craven ve eşi Christine bir şirket kurarak lambaları üretmeye başladılar ve adını da Crestworth koydular.Craven estableció con su mujer Christine una empresa llamada Crestworth para fabricar las lámparas.
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.A principios de los 90, una joven pareja comenzó a fabricar estas lámparas y consiguió venderlas con éxito.
Buna göre lambalar caddeye bakan pencerelere ya da kapıya bakan yerlere kurulur.Por esto, las luminarias se ubican en una ventana prominente o cerca de la puerta que da a la calle.
Cıva buharlı lambalar, beyaz parlak bir ışık verir.Las lámparas de media presión producen una luz blanca azulada muy brillante.
1970'lerin sonuna doğru değişen moda ile birlikte lav lambaların da modası geçmeye başladı.A finales de los 70 cambiaron las tendencias y las lámparas de lava se pasaron de moda.
Aynı zamanda Łukasiewicz gaz lambaları üzerine çalışmalarına devam etti.Allo stesso tempo, Łukasiewicz continuò il suo lavoro sullo sviluppo delle lampade a cherosene.
Tipik bir baskında lambalar açılırdı ve müşteriler dizilip onların hüviyet cüzdanları denetlendi.Durante un raid tipico le luci rimanevano accese, i clienti allineati e le loro carte d'identità controllate.
Cıva buharlı lambalar, beyaz parlak bir ışık verir.Le lampade ad alta pressione producono una luce bluastra e bianca molto brillante.
Bunlar Lambalar Çağı, Ağaçlar Çağı ve Güneş Yılları'dır.È il secondo dei tre grandi periodi di Arda (Anni delle Lampade, Anni degli Alberi e Anni del Sole).
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.В начале 1990-х гг. молодая пара стала успешно производить и продавать светильники.
Lambalar Çağı, Valar tarafından Arda’nın yaratılışından hemen sonra başlamıştır.Эпоха Светильников началась вскоре после создания группой Валар Арды.
Lambaların yok edilmesi ile birlikte Lambalar Çağı sona erdi ve Ağaçlar Çağı başladı.После уничтожения Иллуина и Ормала Эпоха Светильников закончилась и началась Эпоха Деревьев.
1970'lerin sonuna doğru değişen moda ile birlikte lav lambaların da modası geçmeye başladı.В конце 1970-х гг. мода изменилась, и лавовые лампы устарели.
Sokak lambaları mevcuttur.Имеется уличное освещение.
Voltaik ark terimi ise voltaik ark lambalarında kullanılır.Только лестничные клетки оборудованы вертикальным ленточным освещением.
Aynı zamanda Łukasiewicz gaz lambaları üzerine çalışmalarına devam etti.وفي الوقت نفسه واصل لوكاسيفيتش عمله في مجال مصابيح الكيروسين.
Lambaların yok edilmesi ile birlikte Lambalar Çağı sona erdi ve Ağaçlar Çağı başladı.في ذلك الوقت، بدء عصر المحركات وانتهى عصر الخيول.
Sokak lambaları mevcuttur.دوائر تعتيم الضوء في مصابيح الشوارع .
Beyaz LED lambaları dükkânlarda kullanıma sunulmuştur.استخدمت سيوف تم شراؤها من المتاجر.
Müzik kapatıldı ve ana lambalar açıldı.A música foi desligada e as luzes principais foram ligadas.
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.No início da década de 1990, um jovem casal começou a fabricar e a comercializar este produto com sucesso.
Craven ve eşi Christine bir şirket kurarak lambaları üretmeye başladılar ve adını da Crestworth koydular.Craven e a sua esposa marjorie fundaram uma empresa para produzir as lâmpadas, denominando-a de Crestworth.
Lambalar Çağı, Valar tarafından Arda’nın yaratılışından hemen sonra başlamıştır.Os Anos das Lâmpadas começaram pouco após a criação de Arda pelos Valar.
Mathmos lav lambalarının satış figürleri bir dizi iniş çıkış göstermiştir.A comercialização das lâmpadas de lava da Mathmos tem enfrentado uma série de altos e baixos.
Ksenon yüksek basınçlı sodyum lambalarında "starter gaz" olarak kullanılır.Xenon wordt ook gebruikt als "startergas" in natriumlampen.
1925 yılında pavyon lambaları elektrik lambalar ile değiştirildi.In 1953 werd de acetyleenlamp vervangen door een elektrische.
Lambalar Çağı, Valar tarafından Arda’nın yaratılışından hemen sonra başlamıştır.Lata Latarni rozpoczęły się krótko po stworzeniu Ardy przez Valarów.
Sokak lambaları mevcuttur.Są tu semafory świetlne.
Yine aynı yıl gazyağıyla çalışan sokak lambaları elektrikle çalışanlarla değiştirildi.Ostatecznie tramwaje konne zostały zastąpione przez elektryczne w następnym roku.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları, Londra'da kullanılmaya başlandı.1868 – W Londynie uruchomiono pierwszą na świecie uliczną sygnalizację świetlną.
2006 İstanbul’un tüm sinyalizasyon sistemleri LED’li lambalara dönüştürülmüştür.W 2004 wszystkie lokomotywy przeszły modernizację w ZNLE Gliwice.
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.Under det tidiga 1990-talet började ett ungt par att tillverka och sälja lamporna med framgång.
Mathmos lav lambalarının satış figürleri bir dizi iniş çıkış göstermiştir.Försäljningen av Mathmos lavalampor har sett ett antal upp- och nedgångar.
Ksenon yüksek basınçlı sodyum lambalarında "starter gaz" olarak kullanılır.Xenon används som "initieringsgas" i högtrycksnatriumlampor.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları, Londra'da kullanılmaya başlandı.I december 1868 började de första försöken med trafiksignaler i London.
Ksenon flaş lambalarında ve ark lambalarında kullanılır, ve tıpta genel anestezik olarak kullanılır.Xenon används i blixtlampor och i båglampor, och som ett generellt anestetikum.
Bir soy gaz olarak ksenon işlem lambalarında meydana gelen kimyasal reaksiyonlara karışmaz.I egenskap av ädelgas så stör den inte de kemiska reaktionerna i lampan.
Bir yenileme 2000 yeni tamponlar ve lambaları bir yenilenir iç ile verildi.Контракт на 2000 фургонів з 300-кубовим мотором і електромагнітною преселективною трансмісією був отриманий.
1925 yılında pavyon lambaları elektrik lambalar ile değiştirildi.З 1975 року семафори замінили світлофори.
Onun yerine süngü ve röle ile katot lambaları kullanılmakta idi.Замість матраців стелили соснові і смерекові гілки.
LED lambalar, hem genel aydınlatma hem de özel amaçlı aydınlatmalarda kullanılır.Світлодіодні лампи використовуються для загального освітлення та спеціального призначення.
Aynı zamanda Łukasiewicz gaz lambaları üzerine çalışmalarına devam etti.Лукасевич продовжив досліди з нафтою.
1879 : Brush ark lambaları Cleveland caddelerini aydınlatmak için kullanıldı.1876 — для освітлення вулиць Станіслава встановлено гасові ліхтарі.
Bu durum, gece aydınlık sokak lambalarının altında yıldızların gözükmemesine benzer.V noci to v jeskyni vypadá, jako kdyby nahoře svítily hvězdy.
Ksenon yüksek basınçlı sodyum lambalarında "starter gaz" olarak kullanılır.Xenon je u nízkotlakých sodíkových výbojek použit jako „startovací plyn“.
Örneğin bir yerleşim yerinden garaja veya dışardaki lambalara giden yeraltı hattı kullanıldığı gibi.Například v posteli si představuje most či výtah, kterého se bojí.
Örneğin klimalar ve ısı lambaları.Tepelná hodnota a značení zapalovacích svíček .
1925 yılında pavyon lambaları elektrik lambalar ile değiştirildi.V roce 1927 byla naftová lampa nahrazena lampou elektrickou.
Aynı zamanda Łukasiewicz gaz lambaları üzerine çalışmalarına devam etti.În același timp, Łukasiewicz și-a continuat lucrul la perfecționarea lămpii cu kerosen.
Ksenon yüksek basınçlı sodyum lambalarında "starter gaz" olarak kullanılır.Xenonul mai este utilizat ca starter de gaz în lămpile de mare presiune cu sodiu.
Sokak lambaları mevcuttur.Străzile nu au fost luminate.
Onun yerine süngü ve röle ile katot lambaları kullanılmakta idi.În locul radiourilor se foloseau curieri, semnale luminoase și oglinzi.
Elektrolüminesans gece lambaları bu şekilde çalışmaktadır.Az elektrolumineszcens, éjjeli fényt adó lámpák is így működnek.
Lambalar Çağı, Melkor’un yaptığı kötülük yüzünden son buldu.Valinor delelője a végéhez közeledett, hiszen Melkor büntetésének ideje lejárt.
Her bir sette kırmızı ve beyaz renkli lambalar bulunur.Mindegyikük egy-egy vörös és fehér zászlót tart a két kezében.
Çoğu floresan lambalar ayarlanamazlar.A legtöbb energiatakarékos lámpa fényerejét nem lehet szabályozni.
Barmen gaz lambalarını yakmaktadır.Jorge azonban közben felgyújtja a könyvtárat.
Müzik kapatıldı ve ana lambalar açıldı.Musiikki sammutettiin ja päävalot laitettiin päälle.