Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Hồi tôi còn là tay lái non trên đại lộ, tôi thấy chiếc xe đằng trước đã bật đèn phanh.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ich war jung. Ich fuhr auf der Autobahn, als das Auto vor mir plötzlich bremste.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ik had net mijn rijbewijs en reed op de snelweg. Ik zag dat de auto voor me remde.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Kezdő sofőrként autópályán vezettem, és láttam, ahogy az előttem lévő autónak kigyullad a féklámpája.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.저는 어린 편에 속하는 운전자였고, 고속도로를 운전하고 있었습니다. 그때, 자동차 한대가 제 앞에 있었고 저는 그차의 후미등이 켜지는 것을 봤죠.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Saya adalah pengemudi muda di jalan tol, dan saya melihat lampu rem mobil di depan saya menyala.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ήμουν νέα οδηγός σε εθνική οδό και στο προπορευόμενο αυτοκίνητο είδα να ανάβουν τα φώτα των φρένων.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Бях млада шофьорка на магистралата и видях, че на колата пред мен ѝ светнаха стоповете.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Я тогда ещё была неопытным водителем и ехала по шоссе, и у машины впереди меня включились тормозные фонари.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.הייתי נהגת צעירה, בכביש המהיר, והרכב שנסע מולי - ראיתי את אורות הבלמים שלו נדלקים.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.كنت سائقة شابة على الطريق السريع رأيت ضوء المكابح على السيارة التي كانت أمامي
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.前の車のブレーキランプが 光ったのが見えたので こんなことを思いました 「減速するのね
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.Alors ils sortent et font leurs devoirs à la lumière des lampadaires de la rue.
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.그래서 밖으로 나가 가로등 아래에서 숙제를 합니다.
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.ולקרוא את שיעורי הבית שלהם תחת תאורת הרחוב.
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.ويقرأون الواجبات المدرسية تحت إضاءة الطرقات .
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.次に効率(efficiency)Eはサービス当たりのエネルギー量です
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluBolo to už za súmraku, a lampy boli
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluBylo to už za soumraku, a lampy byly
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempolu그것은, 이미 땅거미 있던 램프였다 마찬가지로 조명되고 우리가 위아래로 진행
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluזה היה כבר ערב, ואת המנורות היו פשוט להיות מואר כמו שאנחנו פסע הלוך ושוב
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempoluوكان بالفعل الغسق ، وكانت مصابيح فقط يجري أضاءت ونحن الخطى صعودا وهبوطا
O, zaten alacakaranlıkta oldu lambalar edildi gibi ışıklı varlık biz yukarı ve aşağı tempolu同じようにライトアップされて我々を上下にペース ブライオニ荘の前で待って
Seni görmek için izin farlar açıkça geceleri kuyruk lambaları diğer sürücülerin sizi görmek için izin당신이 볼 수 있도록 헤드에서 분명 밤 꼬리 등 다른 드라이버가 당신을 볼 수 있다는
Seni görmek için izin farlar açıkça geceleri kuyruk lambaları diğer sürücülerin sizi görmek için izinMám na vás otázku a je velmi důležitá
Seni görmek için izin farlar açıkça geceleri kuyruk lambaları diğer sürücülerin sizi görmek için izinמפנסים המאפשרים לך לראות בבירור בלילה אורות הזנב המאפשרים לנהגים אחרים לראות אותך
Seni görmek için izin farlar açıkça geceleri kuyruk lambaları diğer sürücülerin sizi görmek için izinمن المصابيح الأمامية التي تمكنك من رؤية بوضوح في الليل الذيل الاضواء التي تمكن السائقين الآخرين أن أراك
Seni görmek için izin farlar açıkça geceleri kuyruk lambaları diğer sürücülerin sizi görmek için izinテールランプ 他のドライバーがあなたを見ることができること あなたにとって重要なすべてのもの 安全性が先端の上の状態に置かれる
Size söylüyorum, floresan lambalar.Luminile tale fluorescente...
Size söylüyorum, floresan lambalar.Ty światło fluorescencyjne.
Size söylüyorum, floresan lambalar.Φθοριούχες λάμπες.
Sonunda bir duvara çarptılar. Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Végül egy falba ütköztek; nem tudták tovább zsugorítani a vákuumcsövet és fenntartani a vákuumot.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Ha a mennyezetre nézünk, látjuk őket.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Kig på loftet, man ser alle disse pærer.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Kijk naar het plafond, zie je al die lampen.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.천정을 보세요, 전구들이 보이시죠.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Lihat langit-langit, Anda melihat semua bohlam lampu.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Nhìn lên trần nhà, bạn thấy tất cả những bóng đèn này.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Olham para o teto, há todas estas lâmpadas.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Podívejte se na strop na všechny ty žárovky.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Poglejte v strop, vidite vse te sijalke.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Pozrite sa na strop a uvidíte všetky tie žiarovky.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Priviți tavanul, vedeți toate aceste becuri.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Regardez au plafond, vous verrez toutes ces ampoules.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Spójrzcie na sufit, widzicie te wszystkie żarówki.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Vean al techo, pueden ver todos esos focos.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz. Zemin kata gidin, lambaları görürsünüz.Guardate il soffitto, e vedrete tutte queste lampadine: poi andate al piano terra, e vedrete altre lampadine.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Κοιτάξτε στην οροφή, και θα δείτε όλους αυτούς τους λαμπτήρες.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Погледнете към тавана, ще видите всички тези крушки.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Погляньте на стелю, там усюди жарівки.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.Посмотрите на потолок и вы увидите все эти лампы.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.תביטו בתקרה, אתם רואים את כל הנורות האלה.
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.انظر الي السقف,انت ترى كل هذه المصابيح الكهربية
Tavana bakın, tüm lambaları görüyoruz.メインフロアでも同じです
Ve bunu 10,000 ila çarp, 14 milyar eder. 14 milyar hali hazırdaki kurulu lambaların sayısı.Se moltiplichiamo per 10.000, otteniamo 14 miliardi, che è il numero di lampadine già installate.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.A Nelson se musí učit pod pouličními lampami.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.A Nelson utknął i musi uczyć się pod latarnią.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Dan Nelson terjebak untuk belajar di bawah lampu jalan.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.E Nelson si ritrova a studiare sotto i lampioni.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Et Nelson est coincé à étudier sous les lampadaires.