Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.הם לא יכלו להקטין עוד את השפופרות ועדיין לשמור על הואקום.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.لا يمكنهم تقليص الأنابيب المفرغة والمحافظة على الفراغ
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.そして真空管の時代の終わりがきます
lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.우리의 전구의 원격 조정기를 본격적으로 대체할 수 있는 기술을 개발했다는 것입니다.
lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.Ми розробили технологію, яка замінить пульт дистанційного управління лампою.
lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.זה לפתח טכנולוגיה איתה אנחנו יכולים להחליף את השלט של הנורה שלנו.
lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.انه طورنا تقنية التي تمكننا من استبدال جهاز التحكم عن بعد في مصابيحنا
lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.リモコン内の電球をさらに改良して 取り替えました 我々の技術を使えば
lambalar, ışık.Glühbirnen, Licht.
lambalar, ışık.전구, 빛.
lambalar, ışık.lâmpadas, luz.
lambalar, ışık.lampen, licht.
lambalar, ışık.Свет.
lambalar, ışık.נורות, אור.
lambalar, ışık.مصابيح كهربية ,ضوئية
lambalar, ışık.光は電磁スペクトルの一種です
Lambalar, kahve makinesi, telefon, hıçkıran saat! Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Mes amis les néons, machine à café, horloge à hoquet... vous n'avez pas vu le dentier de mamie ?
Lambalar, kahve makinesi, telefon, hıçkıran saat! Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Φώτα, μηχανή εξαερισμού, δημόσιο τηλέφωνο, ρολοϊ με λόξυγγα! είδατε τη μασέλα της γιαγιάς μου?
Lambalar, kahve makinesi, telefon, hıçkıran saat!Lampen, Getränkeautomat, Telefon, Schluckauf-Uhr!
Lambalar, kahve makinesi, telefon, hıçkıran saat!Lumini, automat de cafea, telefon public, ceas sughiþãtor!
Lambalar, kahve makinesi, telefon, hıçkıran saat!Światła, automaty do kawy, telefon, czkający zegar!
lambalar yardımı ile sağlanıyordu.그리 오래되지 않았습니다.
lambalar yardımı ile sağlanıyordu.len z týchto druhov lámp.
lambalar yardımı ile sağlanıyordu.בעזרת נורות כאלה.
lambalar yardımı ile sağlanıyordu.مع هذه الأنواع من المصابيح.
lambalar yardımı ile sağlanıyordu.メタルハライドランプや蛍光ランプといった
LED lambaları.lâmpadas LED.
LED lambaları.LED Birnen.
LED lambaları.LED izzókra.
LED lambaları.LED 전구로 교체하는 것입니다.
LED lambaları.LED-lampen.
LED lambaları.LED pærer.
LED lambaları.LED sijalk.
LED lambaları.LED žiarovkami.
LED lambaları.LEDは半導体の電子機器です
LED lambalarıyla değiştirmek.LED의 새로운 기술로,
LED lambalarıyla değiştirmek. LED lambaları.lámparas fluorescentes, con esta nueva tecnología LED, focos LED.
LED lambalarıyla değiştirmek. LED lambaları.lampu neon, dengan LED teknologi baru ini, bohlam lampu LED.
LED lambalarıyla değiştirmek. LED lambaları.lumini fluorescente, cu noua tehnologie LED, becuri cu LED.
LED lambalarıyla değiştirmek.LED電球を設置することです
LED lambalarıyla değiştirmek.עם טכנולוגית הLED החדשה,
LED lambalarıyla değiştirmek.بهذه التقنية الجديدة من الثنائيات الباعثة للضوء
LED lambalarıyla sembolize ediliyor.파란색 LED의 수직 단자로 상징됩니다.
LED lambalarıyla sembolize ediliyor.במרכז הלוח.
LED lambalarıyla sembolize ediliyor.في مركز اللوحة .
LED lambalarıyla sembolize ediliyor.これらのLEDはセンサーにつながっており
LED lambaları.נורות LED.
LED lambaları.مصابيح الثنائي
levhanın ortasında dikey sıralanmış mavi LED lambalarıyla sembolize ediliyor.las neuronas del cuerpo de hongo son simbolizadas por la hilera vertical de LED azul del centro del tablero.
levhanın ortasında dikey sıralanmış mavi LED lambalarıyla sembolize ediliyor.les neurones du corps pédonculé sont symbolisés par la banque verticale de LED bleues au centre du plateau.
"Oh, bu o sihirli lambalardan biri olabilir.""Naja, es ist sicherlich keine dieser Wunderlampen."
"Oh, bu o sihirli lambalardan biri olabilir.""Nee, het kan toch niet één van die wonderlampen zijn?"
"Oh, bu o sihirli lambalardan biri olabilir."Y él dice: "Oh, no puede ser uno de estos genios de la lámpara."
"Oh, bu o sihirli lambalardan biri olabilir."" Оо, вряд ли это 'лампа Алладина... "
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Avevo la patente da poco, ero in autostrada e ho visto accendersi gli stop della macchina davanti a me.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Bila sem mladi voznik na avtocesti in pri avtu pred mano sem videla, da so se prižgale zavorne luči.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Byla jsem mladá řidička na dálnici a uviděla jsem, jak se brzdová světla auta přede mnou rozsvítila.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Byłam jeszcze młodym kierowcą. Jechałam autostradą gdy gość przede mną włączył światła stopu.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Eram o tînără şoferiţă pe autostradă, şi am văzut că maşina din faţa mea frânează,
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Era uma jovem condutora na autoestrada, e vi as luzes do travão do carro da frente acenderem.