Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Iar Nelson e constrâns să studieze sub luminile străzii.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.넬슨도 계속 가로등 밑에서 공부하게 되었지요.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Och Nelson studerar fortfarande under gatubelysningen.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Og Nelson er stadig nødsaget til at studere under gadelamperne.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Und Nelson muss unter Strassenlaternen studieren.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Y Nelson continua estudiando bajo las luces de calle.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Zodoende zit Nelson onder de straatlampen.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Και ο Νέλσον έχει μείνει να μελετά κάτω από τα φώτα του δρόμου.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.А на Нелсън все още се налага да учи под уличните лампи.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.А Нельсон змушений змиритися із навчанням під вуличним ліхтарем.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.И Нельсон продолжает заниматься при свете уличных фонарей.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.ונלסון תקוע תחת פנסי הרחוב.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.وعلق نيلسون في دراسة تحت انارة الشوارع.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.ここで本当に挑戦となるのは
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.A samozrejme, mali sme halogenidové a fluorescentné lampy a také veci.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.E certo, abbiamo le lampade di metallo alogenuro e lampade fluorescenti e cose del genere.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Et bien sûr, il y avait les lampes halogènes, et les lampes fluorescentes, et tout ça.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Ja tietysti meillä oli halogeenilamppuja ja loisteputkia ja sen sellaisia.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.물론, 우리는 금속 할로겐 조명이나 형광등 같은 것도 있었지요.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Oczywiście mieliśmy lampy halogenowe i świetlówki i podobne.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Persze voltak a fémhalogén lámpák, a fénycsövek és hasonló dolgok is.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Por supuesto, teníamos lámparas fluorescentes y de halogenuros metálicos y cosas por el estilo.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Samozřejmě ještě byly halogenové lampy, zářivky a další.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Şi bineînțeles, aveam lămpile cu halogenuri metalice şi lămpile fluorescente şi altele de acest gen.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Und selbstverständlich hatten wir die Metallhalogenidlampen und Leuchtstofflampen usw.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.We hadden natuurlijk halogeenlampen en fluorescerende lampen en dat soort dingen.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Φυσικά υπήρχαν και λαμπτήρες αλογόνου, φθορισμού και διάφορα άλλα τέτοια.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.И конечно, у нас были металлогалогенные и флюоресцентные лампы, и так далее.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Ну і, звісно, в нас були металогалогенні і флюоресцентні лампи і так далі.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Разбира се, имахме металхалогенни и флуоресцентни лампи и подобни неща.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.וכמובן, היו לנו נורות הלוגן ונורות פלורסנט ודברים דומים.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.وبطبيعة الحال ، كان لدينا مصابيح اليد المعدنية ومصابيح الفلورسنت وأشياء من هذا القبيل.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.違いはありましたけどね 今はLEDがあります
Yapmamız gereken tek şey bu verimsiz akkor ve florasan lambaları yeni teknolojili우리에게 필요한 한가지 일은 이 비효율적인 백열 전구, 형광등을
Yapmamız gereken tek şey bu verimsiz akkor ve florasan lambaları yeni teknolojiliLo único que necesitamos hacer es reemplazar esos ineficientes focos incandescentes,
Yapmamız gereken tek şey bu verimsiz akkor ve florasan lambaları yeni teknolojiliSatu hal yang perlu kita lakukan mengganti bohlam lampu pijar yang tidak efisien,
Yapmamız gereken tek şey bu verimsiz akkor ve florasan lambaları yeni teknolojiliSingurul lucru care trebuie făcut este că trebuie înlocuite aceste becuri cu incandescență, ineficiente,
Yapmamız gereken tek şey bu verimsiz akkor ve florasan lambaları yeni teknolojiliהדבר האחד שאנחנו צריכים לעשות הוא להחליף את נורות הליבון הלא יעילות, נורות הניאון,
Yapmamız gereken tek şey bu verimsiz akkor ve florasan lambaları yeni teknolojiliالشيئ الوحيد الذي علينا فعله انه يجب علينا استبدال هذه المصابيح الساطعة الغير فعالة مصابيح الفلورسنت
Yapmamız gereken tek şey bu verimsiz akkor ve florasan lambaları yeni teknolojili効率も悪く 高熱を発する 蛍光灯を取り除いて 代わりに 新しい技術である
Yaptığımız şey lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.Amit elvégeztünk az egy új technológia kifejlesztése, amivel kicserélhetjük az távirányítót egy izzóra.
Yaptığımız şey lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.Ce am făcut noi este dezvoltarea unei tehnologii cu care vom putea înlocui telecomanda becului.
Yaptığımız şey lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.Desenvolvemos uma tecnologia com a qual podemos, mais tarde, substituir o telecomando da nossa lâmpada.
Yaptığımız şey lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.My jsme vyvinuli technologii, se kterou můžeme nahradit ovladač žárovkou.
Yaptığımız şey lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.Noi abbiamo sviluppato una tecnologia con cui poter sostituire il telecomando della nostra lampadina.
Yaptığımız şey lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.To, co zrobiliśmy to rozwinięcie technologii, dzięki której można dalej zamienić pilota na naszą żarówkę.
Yaptığımız şey lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.We hebben een technologie ontwikkeld waarmee we bovendien de afstandsbediening van onze lamp kunnen vervangen.
Yaptığımız şey lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.Wir haben eine Technologie entwickelt, mit der wir die Fernbedienung durch unsere Glühbirne ersetzen können.
Yaptığımız şey lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.То что мы сделали -- мы разработали технологию, с которой мы можем заменить пульт управления нашей лампы.
Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.El personal de tierra deberá marcar objetivos con luces infrarrojas.
Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.Oamenii de la sol trebuie să marcheze ţintele cu stroboscoape cu infraroşu.
Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.O pessoaI terrestre tem de marcar os aIvos com infravermeIhos.
Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.Penjepit? Harus kujepit. - Tahan.
Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.Pozemní síly musí označit cíle infračervenými lasery.
Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.- så har vi 100 kister at fylde i morgen. Ja, sir.
Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.Zacisnąłem. Muszisz ją pociągnąć. Tak, chwyć ją.
Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.Πρέπει να σημαδέψουν τους στόχους με στροβοσκόπια υπέρυθρων.
Yer personelinin hedefleri enfraruj lambalarla işaretlemesi gerekecek.כוחות קרקע יסמנו מטרה .במשואות אינפרה-אדום
Zaten akşam oldu ve biz aşağı yukarı tempolu ve lambalar sadece ışıklı ediliyordu이미 황혼 있었고, 우리가 위아래로 진행하고 램프 단지 조명되고 있었다
Zaten akşam oldu ve biz aşağı yukarı tempolu ve lambalar sadece ışıklı ediliyorduБуло вже сутінки, і лампи просто були освітлені, як ми ходив взад і вперед