Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.Nous savons que ces normes internationales fonctionnent car nous en avons déjà une.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.Sabemos que estos estándares internacionales funcionan porque ya tenemos uno.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.Sappiamo che questi standard funzionano, perché ne abbiamo già avuto uno.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.Ştim că aceste standarde internaţionale funcţionează pentru că avem deja unul.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.Víme , že tyto standarty fungují, protože již jeden máme.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.We weten dat deze internationale normen werken omdat we er al een hebben.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.Wiemy, że te międzynarodowe normy działają, ponieważ już jedną taką mamy.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.Wir wissen, dass diese internationalen Standards funktionieren, da wir bereits einen haben.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.Ξέρουμε ότι αυτά τα διεθνή κριτήρια δουλεύουν διότι έχουμε ήδη ένα.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.Знаем, че тези международни стандарти работят, защото ние вече имаме такъв.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.Мы знаем, что международные стандарты работают, так как одна система стандартов уже существует.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.אנו יודעים שלתקנים הבינ"ל יש כוח כי כבר יש לנו תקן כזה.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.نحن نعلم أن هذه المعايير الدولية تنجح لأننا بالفعل لدينا واحدة.
Bizler uluslararası standartların çalıştığını iyi biliyoruz, lakin biz onlara tabiyiz.すでに一つあります 採取産業透明性イニシアティブ(EITI)です
Dizin indeksinden dosyayı sil lakin yerelde dosyaya dokunmaCancella un file dall'indice del repository ma non dal filesystem locale
Dizin indeksinden dosyayı sil lakin yerelde dosyaya dokunmaElimina un archivo del índice del repositorio, pero mantiene intacto el archivo local
Dizin indeksinden dosyayı sil lakin yerelde dosyaya dokunmaEntferne eine Datei aus dem Index des Repositories, aber behalte sie lokal
Dizin indeksinden dosyayı sil lakin yerelde dosyaya dokunmaRemove arquivo do índice do repositório mas mantém o mesmo localmente
Dizin indeksinden dosyayı sil lakin yerelde dosyaya dokunmaSupprimer un fichiers de l'index, du dépôt mais le conserve sur le système de fichiers
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.하지만 학교를 설립하려고 하는 18살 내기에게 대단한 후원자 없이는 쉬운 일이 아니죠. 큰 지지자도 없었구요.
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.De elindítani egy iskolát 18 évesen nem könnyű, hacsak nincs egy nagy szponzorod vagy támogatód.
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.Но не е лесно 18-годишен да основеш собствена школа, освен ако нямаш голям покровител или голям поддръжник.
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.Однако нелегко 18-летнему юноше открыть школу, если у него нет влиятельного покровителя или спонсора.
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.אבל, בחור בן 18 שמנסה לפתוח בית ספר יתקשה מאוד אלא עם כן יש לו נותן חסות גדול או תומך גדול.
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.ولكن، ليس سهلا على فتى في الثامنة عشرة أن يبدأ مدرسة ما لم يكن لديه راعٍ هام أو داعم أساسي.
Lakin 18 yaşında kendi okulunu kurmak arkanızda büyük bir patron veya bir destekçiniz yoksa oldukça zor.スポンサーがいないと 難しいですよね ある日 インド版タイム誌を パラパラめくっていて
Lakin, A anonim şirketi sadece BB seviyesinde.-BBランクだとしましょう。
Lakin, A anonim şirketi sadece BB seviyesinde.- -Pero la Corporación A está clasificada, no sé, digamos que está clasificada BB.
Lakin, A anonim şirketi sadece BB seviyesinde.- -Tapi perusahaan A hanya diberi rating, saya tidak tahu, katakanlah ratingnya BB.
Lakin, bunu yapmaları gerek yokPero ellos no tenían por qué hacerlo.
Lakin, bunu yapmaları gerek yok彼らは、 ムーディーズが私達はAAランクだと言う必要があっただけです、
Lakin bu o masada oturan herkese problemin çözümünde, yaratıcı olup, cihazı yenileyebilmelerinin önünü açtı.그러나 그건 모든 이들을 테이블로 불러내어 창의적으로 만들어, 문제를 해결하도록 만들었고 결국 장비를 바꿀 수 있었지요.
Lakin bu o masada oturan herkese problemin çözümünde, yaratıcı olup, cihazı yenileyebilmelerinin önünü açtı.וויכוחים, אבל זה איפשר לכולם להיות יצירתיים, לפתור את הבעיה ולשנות את המכשיר.
Lakin bu o masada oturan herkese problemin çözümünde, yaratıcı olup, cihazı yenileyebilmelerinin önünü açtı.والجدال، لكن ذلك سمح للجميع حول الطاولة ليكونوا مبدعين، ليحلوا المشكلة، وليغيروا الجهاز.
Lakin bu o masada oturan herkese problemin çözümünde, yaratıcı olup, cihazı yenileyebilmelerinin önünü açtı.創造力を掻き立て 問題を解決し 機械を改良させたのです ジョーは 言ってみれば告発者のような
Lakin diyelim ki birkaç hafta sonra bütün bundan bıktım.Ale powiedzmy, że po kilku tygodniach, jestem po prostu zmęczony.
Lakin diyelim ki birkaç hafta sonra bütün bundan bıktım.Ale řekněme, že po pár týdnech se unavím.
Lakin diyelim ki birkaç hafta sonra bütün bundan bıktım.Oletamme, että monen viikon jälkeen yhtäkkiä väsähdän.
Lakin diyelim ki birkaç hafta sonra bütün bundan bıktım.Але давайте скажемо, що після декількох тижнів цього пошуку, я просто втомлюся.
Lakin Efendi sınıfı var.هناك أيضاً فئة الأفندي .
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Aber wenn man es schüttelt, bekommt man die Perspektive von Pakistan.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Ale když s ní zatřepete, bude z pákistánské perspektivy.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Ale keď ňou zatrasiete, dostanete pakistanskú perspektívu.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Ale kiedy potrząśniesz, widzisz historię z perspektywy Pakistańczyków.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Dar când o scuturi, obţii perspectiva pakistaneză.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Ha azonban megrázod, Pakisztán nézőpontját adja.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.하지만 이 책을 흔들면, 여러분은 이걸 파키스탄 관점에서 보게 됩니다.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Mais quand vous le secouez, vous avez le point de vue du Pakistan.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Ma se lo agitate, ottenete la prospettiva pakistana.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Mas quando se agita, temos a perspectiva do Paquistão.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Men när du skakar den, får du ett Pakistanskt perspektiv.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Men når man ryster den ser man Pakistans perspektiv.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Nhưng khi bạn lắc lên, bạn có góc nhìn của người Pakistan.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Pero si lo agitamos, vemos la perspectiva pakistaní.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Tapi kalau kita goyang, kita mendapat perspektif Pakistan.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Wanneer je schudt, krijg je het Pakistaanse gezichtspunt.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Αλλά όταν το κουνάτε βλέπετε την οπτική των Πακιστανών.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Але струсни - і отримаєш Пакістанський кут зору.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Но когато я разклащате, получавате гледната точка на Пакистан.
Lakin hareket ettirdiğinizde olaya Pakistanlıların tarafından bakıyor.Тряхни ее - получишь точку зрения Пакистана.