lakin ile cümle

lakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Lakin orade dahi her gün sürülme korkusu eksik değil idi."我實在無法忍受每天都得化妝的痛苦」。
Lakin bu işlemin herhangi bir matematiksel dayanağı ya da mantıklı bir izahı yoktur.更重要的是,没有数学证明和逻辑原则。
Lakin kendisi doğumdan kısa süre sonra vefat eder.在出生不久後就死了。
Lakin mecburen onu serbest bırakırlar.이들은 신앙의 자유와 함께 자유로운 성서 해석 등을 주장하였다.
Lâkin siz doğrulukla hizmet edip din ve devleti kayırdıktan sonra, hâşâ, Hakk Teâlâ kuluna zulmetmez.따라서 대리인이 상대방과 통모(通謀)하여 허위의 행위를 하여도 효력이 생기지 않고 대리인에 착오가 있으면 취소할 수 있다.
Ama ve lakin öyle değildi.그럴 듯 하지만 그렇지 않다.
Lakin durumda bir gariplik vardır.그런데 이상한 점이 있다.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.אבל בעולם בו אנו חיים אנשים אבדו את המיומנות הזאת, מיומנות שבטוח פעם היתה להם.
Lâkin Ulmo hepsinden daha çok sevdi denizi.כל ימיו אהב לביא את הים.
Lakin topluluk olmadan bir özgürlük, bir gelecek olamaz.אם יש חופש אז אין גורל...
Ama ve lakin öyle değildi.אולי, אבל לא רק.
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.אך גרהם מסתיר סוד.
Lakin işler yolunda gitmedi.אולם העסק לא הצליח.
Bütün sınıfa yardım için bağırır; lakin kimsenin umurunda değildir.כל הקהל צוחק ממנו ואף אחד לא קם לעזור לו פרט לצ'ארלי.
Lakin bu rastlantıların, matematiksel bir geçerliliği yoktur.לשיא אין משמעות מתמטית.
Ailesi çok zengindir, lakin dostlarının arasında bunu hissettirmiyor.הוא נאמן למשפחתו וחבריו, על אף יחסי הניכור ההדדיים עם חלק מהם.
Lakin işler umduğu gibi gitmez.אולם הדברים אינם מסתדרים כפי שהוא מקווה.
Lakin daha sonra albüm yeniden basılmıştır.מאוחר יותר, שוחרר הקליפ.
Lakin hemen mühimmat kıtlığı ortaya çıktı ve yeni tedarik gelmedi.בינתיים הלכה ואזלה התחמושת, ותגבורת לא נראתה באופק.
Lakin Jean yaşar ve bir yetimhanede büyür.סטלה יתומה מאב ואם וגדלה בבתי יתומים רבים.
Bütün sınıfa yardım için bağırır; lakin kimsenin umurunda değildir.Катрин крещи за помощ, но никой не се отзовава.
Lakin durumda bir gariplik vardır.Там има нещо смущаващо.
Lakin Liberal Demokratlarla birlikte Avam Kamarası'nda mutlak çoğunluk sağlanabilmiştir.С тази историческа победа социалистите печелят пълно мнозинство в горната камара.
Ailesi çok zengindir, lakin dostlarının arasında bunu hissettirmiyor.Тя е много богата, макар че тя никога не кани никого у тях.
Köyde elektrik ve her evde telefon vardır lakin sabit telefon yoktur YerelnetВъв всяка стая има безплатен мрежов интернет, но няма безжичен.
Resmedilen çiftin kimliği belirsizdir. Lakin bu konuda farklı tahminler vardır.Личността на изобразените жени все още не е потвърдена, но съществуват различни идеи за това.
Lakin Darla vampire dönüşmeden önce hastadır.В началото Керълайн се превръща във вампир.
Lakin savaş sırasında şehid olur.Остава в столицата по време на войната.
Her gün bir çilekli pasta yapmaktadır lakin satmaz.Бисквитка с такъв крем не е произвеждана нито продавана.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Ibrahim je tada, prema predaji, bacao kamenčiće na vraga kako bi ga otjerao od sebe.
Lakin bu rastlantıların, matematiksel bir geçerliliği yoktur.Ali takav tip provjere nije striktno matematički.
Lakin çiftin giysileri kışlık giysilerdir.Muški kaput kaban zaštitna je zimska odjeća.
Lakin diğer dedektif filmlerinde olduğu gibi, bu film de mutlu sonla biter.Kao i u svim prethodnim Andersonovim filmovima, i ovaj završava u usporenoj snimci.
Lakin 1.Dünya Savaşı nedeni ile bu istek erişilebilir olmadı.Po vypuknutí 1. svetovej vojny sa tento zámer neuskutočnil.
Lakin diğer dedektif filmlerinde olduğu gibi, bu film de mutlu sonla biter.Na rozdiel od pôvodnej rozprávkovej predlohy má dej tejto filmovej rozprávky šťastný koniec.
Lakin asıl karakteri daha korkak ve çekingendir.Čo na svete milšie a čo drahšie je?
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.Ale i Štefánia mala tajného ctiteľa.
Çekimler düzgün geçmişti lakin tamamlanmış filmin sansürü geçmesi kolay olmadı.Natáčanie bolo obtiažne a jemu sa výsledný film nepáčil.
Lakin Arcanilerin varlığına dair tatmin edici bulgular ve kanıtlar mevcuttur.Je však existencia arché vôbec dokázaná?
Lakin izleyici söz konusu anlatı türünün trajik, dramatik ya da komik mi olduğunu anlayabilir.LARPy je možné považovať za dramatickú, zážitkovú či pohybovú činnosť.
Lakin bu süreç çok yavaş işliyordu.Išlo to však veľmi pomaly.
Lakin deney ters gider ve Xen kapısı dünya için tamamen açılır.Uzol nie je zatiahnutý, lebo dvere do sveta skautingu sú stále otvorené pre všetkých.
Lâkin finale kalamadı.Bohužiaľ ostal nedokončený.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Ko je Ibrahimu bilo naročeno žrtvovati, je za to vzel Izmaela.
Lakin durumda bir gariplik vardır.Meni se vse skupaj zdi tako čudno.
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.Bachó ima več pomenov.
Lakin çiftin giysileri kışlık giysilerdir.Ženske pa so se pozimi ogrinjale z ogrinjalnimi rutami.
Lakin kesilen sahneler yüzünden film ABD'de gereken ilgiyi görmemiştir.Mislim, da je super to, da film ni iskal nobenega opravičila fašizma.
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.Tačiau Audrius turi paslaptį.
Lakin 1.Dünya Savaşı nedeni ile bu istek erişilebilir olmadı.Bet pirmąjai civilizacijai ši problema neturėjo iškilti.
Lakin bu süreç çok yavaş işliyordu.Tačiau procesas vyko, ir vyksta, labai lėtai.
Lakin kendisi doğumdan kısa süre sonra vefat eder.Beveik iš karto po gimimo jis apako.
Lakin Sırabbas'ta şu an yerleşim yoktur.Šiuo metu parapijos Kalvarijoje nėra.
Lakin annemle olan akrabalık derecelerini ve isimlerini hatırlayamıyorum.Nėra atskirų terminų dėl motinos ar tėvo pusės senelių.
Vaşaklar hızlı koşucu olmasalar da lakin bunun için dayanıklıdırlar.Nors gepardas labai greitas, tačiau nepajėgia bėgti ilgų nuotolių.
Lakin istihbarat hatası nedeniyle yanlış bilgi verilmiştir.Ilmselt oli tegemist puudulikust infoliikumisest tingitud eksitusega.
Ailesi çok zengindir, lakin dostlarının arasında bunu hissettirmiyor.Poiss on rikas, kuid tunneb puudust oma vanemate tähelepanust.
Lakin Pamuk Prenses 10 yaşındayken Kraliçe Eleanor kötü bir hastalığa tutulur ve çok geçmeden ölür.Sajandeid hiljem sünnituse ajal haigestub kuninganna raskesti ja lill leitakse üles.
Lakin son affedilme ve Metro’ya dönüş umutları da suya düşer.Ei ole aga teada, kas kujutlus tihenemisest ja hõrenemisest ulatub tagasi Thaleseni.
Lakin Bob serbest kalır ama Senatör ve Johnson için bir işlem yapılamaz.Kohtud ei võtnud seda tunnistust arvesse ning Butlerit ja Johnsonit ei vabastatud.

İlgili Sayfalar