Ana içeriğe geç
Sözlük

lakin ile cümle

lakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Lakin bunun çok pahalı olacağı varsayıldı.Dette viste seg å bli alt for kostbart.
Lakin istihbarat hatası nedeniyle yanlış bilgi verilmiştir.Utgaven ble utgitt ved en feiltagelse.
Lakin, klistronlar gibi düzenlemeye uygun değillerdir.Men de er ikke like lette å manøvrere i trange gater som brøytetraktorer.
Lakin topluluk olmadan bir özgürlük, bir gelecek olamaz.Namun tanpa masyarakat pasti tidak ada kebebasan, tidak ada masa depan.
Lakin bu iki bölgenin yönetimi üzerine çıkan anlaşmazlıklar Prusya-Avusturya Savaşı'nı başlattı.Perebutan kekuasaan terhadap dua provinsi tersebut membuat terjadinya Perang Austria-Prusia.
Lakin mecburen onu serbest bırakırlar.Dan membebaskan mereka setelah membayar tebusan yang sangat besar.
Lakin daha sonra albüm yeniden basılmıştır.Tetapi perilisan albumnya ditunda kembali.
Bütün sınıfa yardım için bağırır; lakin kimsenin umurunda değildir.Dia coba untuk kembali teriak minta tolong, tapi tidak ada yang datang.
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.Tetapi Takumi mengetahui rahasianya.
Lakin diğer dedektif filmlerinde olduğu gibi, bu film de mutlu sonla biter.Namun seiring merosotnya perfilman nasional, nasib studio film yang megah tersebut turut menjadi suram.
Köyde İlköğretim okulu vardır lakin öğrenci ve öğretmen yoktur.Di dalamnya tidak ada rentang usia, namun masih dominasi oleh pelajar/mahasiswa.
Lakin çıkarlar uğruna yapılmış davranışlar sonucunda düşmanlık kazanılmamalıdır.Apabila perbuatan tersebut dilakukan dengan terpaksa bukanlah pencerminan dari akhlak.
Lakin yine bir çözüm bulunamamıştır.Tetapi Ia belum menemukan solusinya.
Lakin maçta kalçası çatladı ve spor yaşamısona erdi.Kini ia hidup jauh dari panahan, bahkan olahraga.
Simon ve Jace iblisi öldürür, lakin Alec çok kötü yaralanır.Simon và Jace đã giết được nó, nhưng Alec thì lại bị thương trầm trọng.
Lakin istihbarat hatası nedeniyle yanlış bilgi verilmiştir.Lỡ cơ quan điều tra sai thì sao?
Köy yolu engebelidir lakin yerleşim alanında bu durum pek fazla söz konusu değildir.Tuy trong triều đã yên nhưng tình hình bên ngoài còn nhiều việc.
Lakin karşısında hiç de normal olmayan bir şey bulur.Nhưng dường như có điều gì đó không bình thường đang xảy ra ở đây.
Bu fikir binlerce yıl süregelmiştir lakin 17. yüzyılın sonuna doğru yaygın olarak kabul görmüştür.この考え方は1000年間も異端の扱いであったが、17世紀末にやっと世間に受け入れられるようになった。
Lakin savaş sırasında şehid olur.戦時中の指導者になる。
Lakin mecburen onu serbest bırakırlar.後白河はこれに介入して自己の管理下に置いてしまう。
Her gün bir çilekli pasta yapmaktadır lakin satmaz.毎朝、焼いたケーキを提供し、冷凍保存などは一切していない。
Lakin karşısında hiç de normal olmayan bir şey bulur.とうとう、なにか尋常ではないものが見えた。
Lakin aradığı sevgiyi yine bulamaz.あなたの求める生命は見つかることがないでしょう。
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.ラスティアーンには一つの秘密がある。
Bütün sınıfa yardım için bağırır; lakin kimsenin umurunda değildir.マロリーは助けを求めて叫んだが、誰もそれに応えてはくれなかった。
Lakin bu bir yalandı, ve David Lean projeye hiç dahil olmamıştı.次第に使われなくなり、ヨハン・ボーデの星図にも載っていない。
Başta önemsemez lakin kendine Bay Smith diyen biri onun fotoğraflarını çekmiştir.ただし、当時は写真に映った人物がスミス本人かどうかは分かっていなかった。
Lakin kan kaybından onun hayatını kurtarmak mümkün olmadı.しかし、かれらの血統までが失われたわけではなかった。
Lakin durumda bir gariplik vardır.しかし、どこか様子がおかしい。
Lakin daha henüz pınarları ve denizleri dondurmadı, kurutmadı.川は早く凍り、釣りができなかった。
Lakin çiftin giysileri kışlık giysilerdir.冬服が正装とされている。
Bu fikir binlerce yıl süregelmiştir lakin 17. yüzyılın sonuna doğru yaygın olarak kabul görmüştür.这一理论孕育了数千年,但直到17世纪末才广泛被接受。
Lakin mecburen onu serbest bırakırlar.舟人謂我舟必入其下,不可救。
Tuğtekin, Ertuğrul'un hain olmadığını anlar lakin iş işten geçmiştir.另一种传说称,救张作霖的并非彭万荣,而是彭贤本人。
Lakin bu kitap Türkiye'de yayınlanmamıştır.但印度境内无法阅读该报告。
Lakin daha sonra albüm yeniden basılmıştır.最后再过滤一次后装瓶。
Lakin istihbarat hatası nedeniyle yanlış bilgi verilmiştir.但是錯誤報導的傷害已經造成。
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.然而巴帝斯特知道太多秘密。
Lakin asıl karakteri daha korkak ve çekingendir.他更深一層的個性是比較親切和仁慈的。
Birkaç yıllık ömrü kalan Cemal'in son isteği kızına ev almaktır lakin bunu başaramayınca çok üzülür.惠后晚年宠爱幼子王子带,打算立他为周天子,但没来得及做这件事,惠后就去世了。
Bütün sınıfa yardım için bağırır; lakin kimsenin umurunda değildir.將是光視為可愛的弟弟,但婉拒任何人的任何幫助。
Lakin orade dahi her gün sürülme korkusu eksik değil idi."我實在無法忍受每天都得化妝的痛苦」。
Lakin bu işlemin herhangi bir matematiksel dayanağı ya da mantıklı bir izahı yoktur.更重要的是,没有数学证明和逻辑原则。
Lakin kendisi doğumdan kısa süre sonra vefat eder.在出生不久後就死了。
Lakin mecburen onu serbest bırakırlar.이들은 신앙의 자유와 함께 자유로운 성서 해석 등을 주장하였다.
Ama ve lakin öyle değildi.그럴 듯 하지만 그렇지 않다.
Lakin durumda bir gariplik vardır.그런데 이상한 점이 있다.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.אבל בעולם בו אנו חיים אנשים אבדו את המיומנות הזאת, מיומנות שבטוח פעם היתה להם.
Lakin topluluk olmadan bir özgürlük, bir gelecek olamaz.אם יש חופש אז אין גורל...
Ama ve lakin öyle değildi.אולי, אבל לא רק.
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.אך גרהם מסתיר סוד.
Lakin işler yolunda gitmedi.אולם העסק לא הצליח.
Bütün sınıfa yardım için bağırır; lakin kimsenin umurunda değildir.כל הקהל צוחק ממנו ואף אחד לא קם לעזור לו פרט לצ'ארלי.
Lakin bu rastlantıların, matematiksel bir geçerliliği yoktur.לשיא אין משמעות מתמטית.
Ailesi çok zengindir, lakin dostlarının arasında bunu hissettirmiyor.הוא נאמן למשפחתו וחבריו, על אף יחסי הניכור ההדדיים עם חלק מהם.
Lakin işler umduğu gibi gitmez.אולם הדברים אינם מסתדרים כפי שהוא מקווה.
Lakin daha sonra albüm yeniden basılmıştır.מאוחר יותר, שוחרר הקליפ.
Lakin hemen mühimmat kıtlığı ortaya çıktı ve yeni tedarik gelmedi.בינתיים הלכה ואזלה התחמושת, ותגבורת לא נראתה באופק.
Lakin Jean yaşar ve bir yetimhanede büyür.סטלה יתומה מאב ואם וגדלה בבתי יתומים רבים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod