laf ile cümle

laf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu laf olsun diye söylemiyorum.Remu siihen, et tarkoittaa se.
Konuşurken lafımı bölme.Älä keskeytä minua, kun puhun.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Παρά την υπόσχεσή του, ο Κλαύδιος νυμφεύτηκε μία ακόμη φορά.
Marquis de Lafayette savunmaya yardım için 1200 asker gönderdi.Ο στρατάρχης Μαυροκορδάτος έστειλε τον Μπότσαρη με 1.200 άνδρες προς βοήθεια των Σουλιωτών.
Lafayette 20 Mayıs 1834'te öldü.Ο Λαφαγιέτ πέθανε στις 20 Μαΐου του 1834 στο Παρίσι.
Bunun yerine "Efendi" lafzının kullanılmasını tercih etmiştir.Αντιθέτως προσθέτουν στο όνομά τους τη λέξη λόρδος.
Onun hakkında endişelenme, hepsi laf.Μην ανησυχείς γι'αυτόν, όλο λόγια είναι.
Lafayette 20 Mayıs 1834'te öldü.Han døde i Fredericia 20. maj 1838.
Pardon toprağı laf gelişi!Riv saa Marken let!
Laf Lafı Açıyor.De taler udinsk.
Aracın rakipleri LaFerrari ve Porsche 918'dir.Bilen blev lanceret lidt efter sine rivaler, Porsche 918 og McLaren P1.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Mens Abraham stod på denne steinen sank og hevet den seg mirakuløst etter behov.
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.La meg ikke få lyst til noe ondt, til å gjøre gudløse gjerninger sammen med ugjerningsmenn!
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Til tross for erklæringen, giftet Claudius seg atter en gang.
Laflaquière, 1 Ağustos 2012 tarihinde Fransız Polinezyası Yüksek Komiseri olarak atandı.Han overtok 1. august 2012 embetet som høykommissær i Fransk Polynesia.
Bu toplumda bizim laf diye söylenen bir şeydir.Det er trolig at det var her ordtaket Cosa Nostra (vår sak) ble til.
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.Dan jangan kiranya Engkau limpahkan untuk golongan yang zalim itu, selain Azab."
Ziyâdesiyle ilgilenip bize lâf getirmeyin.Ladangmu janganlah kautaburi dan kebun anggurmu janganlah kaurantingi.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Rupanya dengan alasan ini, Elkana menikah kembali.
Laf söz olmasın diye altınları bulunca düğün yapmışlardır.Meski sempat mandek karena tahun 1999 ia menikah tak menyurutkan cita-cita Masdar.
Lafını Adam film içinde söylüyor.Tidak demikian halnya di film.
Marquis de Lafayette savunmaya yardım için 1200 asker gönderdi.Marquis de Lafayette đã gửi 1.200 lính để cùng triển khai tấn công.
1868'de Paul Lafargue ile evlendi.Kết hôn với Paul Lafargue năm 1868.
Ancak bu bölünme yalnızca laftaydı ve esas otorite Gratianus'un elinde kaldı.Việc phân chia, tuy nhiên, chỉ là danh nghĩa, và quyền lực thực sự vẫn nằm trong tay của Gratianus.
ISBN 978-2-213-66283-1 "Changer de destin", Robert Laffont, Şubat 2012.ISBN 978-2-213-66283-1 Changer de destin (Thay đổi số phận), Robert Laffont, February 2012.
Lafları duymuyorlardı.Ngu không nghe.
Erişim tarihi: 2 Temmuz 2007. ^ Lafayette, Jon (7 Ekim 2007).Truy cập ngày 2 tháng 7 năm 2007. ^ Lafayette, Jon (ngày 7 tháng 10 năm 2007).
Pardon toprağı laf gelişi!Cho ta chén đất!
Sharon Lafaye Jones (4 Mayıs 1956 - 18 Kasım 2016), Amerikalı siyahi soul-funk müzisyeni ve şarkıcısı.Sharon Lafaye Jones (4 tháng 5 năm 1956 – 18 tháng 11 năm 2016) là ca sĩ nhạc soul và funk người Mỹ.
Burada Laf Çok.Từ ngữ này rất đa nghĩa.
Erlerden gönül iste, bilgisizden lâf.Bảo Thần cho triệu vào, hỏi ý kiến của ông.
Ziyâdesiyle ilgilenip bize lâf getirmeyin.謹しみて、荒怠(すさみ怠る)ことなかれ。
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.だから、あなた方は他の者を多神教徒と非難してはならない。
Erken şartlı tahliye karşılığında Valentin'in ağzından laf almakla görevlendirilmiştir.リスナーから送られてきた早口言葉にチャレンジするコーナー。
Laffing Gas adıyla da bilinir.「Gas」の名で知られる。
Promo keserken laf dalaşı olmuş.ミモシンは融解すると分解される。
Çok laf yedik, tepki çektik.即日上演され、大反響を呼んだ。
Sokak ortasında kadınlara laf atan (bir) garip adam(dı).桐生しげ子:高畑淳子 別居中の保之の妻。
Ne hallere düştük' diye laf attı.」とどやされたと話している。
Pardon toprağı laf gelişi!クイズ地球どんぶり!
Galeries Lafayette (), Fransız grand magasin (büyük mağaza) firması.ギャルリー・ラファイエット (Galeries Lafayette) はフランスの百貨店企業である。
Gezmeden laf açılmışken, Kobe'ye hiç gittin mi?旅行といえば、神戸に行ったことはありますか。
Şimdi laf değil iş iktiza eder.今必要なのは言葉ではなく行動だ。
Lafı gelmişken, Shakespeare'i hiç okudun mu?シェークスピアといえば、あなたは彼の作品を読んだことがありますか。
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.癸酉,诏禁淮北人不得侵掠,犯者以大辟论。
Erlerden gönül iste, bilgisizden lâf.耿公知而内举,请以分忧。
Aracın rakipleri LaFerrari ve Porsche 918'dir.迈凯伦P1的竞争对手为法拉利的LaFerrari和保时捷的保时捷 918 Spyder。
Ağacın dallarında Arapça harfleri ile Allah lafzı bulunmaktadır.《古兰经》是真主的语言,是人类绝无能力创造的妙文。
Marquis de Lafayette savunmaya yardım için 1200 asker gönderdi.拉法葉侯爵也與1200人的部隊朝南方的方向前去支援攻勢。
Ağzında hiç laf tutamaz direk söyler.沒有嘴巴卻能說話。
Şems’in varlığını kabullenememiş kimseler, Mevlânâ’ya ileri geri laflar etmişlerdir.所謂人們所說的東西,不是相同,就是相異。
Çok laf yedik, tepki çektik.常令有余,备敌覆我。
Ziyâdesiyle ilgilenip bize lâf getirmeyin.我曾勸他們救人要緊,不要做傷天害理的事。
Lafarge, merkezi Fransa'nın başkenti Paris'te bulunan ve inşaat malzemeleri üreten şirket.拉法基(Lafarge)是一間總部位在法國巴黎的公司,以生產建築材料為主。
Lafları duymuyorlardı.皆不聽。
O, söylediği boş bir lâftan ibarettir.그러나 그가 말하는 그 부대 종류가 무엇인지는 불확실하다.
Lafayette 20 Mayıs 1834'te öldü.라파예트는 1834년 5월 20일 사망하였다.
Sokak ortasında kadınlara laf atan (bir) garip adam(dı).첩(妾)은 아내가 있는 남자가 데리고 사는 내연녀(內緣女)를 말한다.
Ziyâdesiyle ilgilenip bize lâf getirmeyin.만사에 혹닉(惑溺)하여 순위를 보내지 말라.
Ne hallere düştük' diye laf attı.무엇 때문에 남여를 타고 다닙니까'하며 따지기도 했다.

İlgili Sayfalar