Sana öyle geliyor. Sinirli lafı az kalır.Бесен съм.
Sen lafını geri almazsan eğer...Mielőtt újra mindent visszavonsz.
Sen lafını geri almazsan eğer...Πριν το ανακαλέσεις.
Sen lafını geri almazsan eğer...سيستغر يوما او اكثر حتى تعيدهم
Şimde de Paris'de emlakla konuşalım,çok güzel bir laf olduD'ailleurs, pour se rendre compte de l'état du marché immobilier à Paris c'est capital comme phrase.
Şimde de Paris'de emlakla konuşalım,çok güzel bir laf olduHogy megértsük a Párizsi ingatlanpiacot...
Singapur'un lafı çok geçti.H Σιγκαπούρη ήταν από το βασικά θέματα συζήτησης.
Singapur'un lafı çok geçti.싱가폴은 꽤 논의의 대상이었습니다.
Singapur'un lafı çok geçti.O Singapuru se docela diskutovalo.
Singapur'un lafı çok geçti.Over Singapore was er nogal wat discussie.
Singapur'un lafı çok geçti.Singapore đang được cân nhắc.
Singapur'un lafı çok geçti.Singapore era in discutie.
Singapur'un lafı çok geçti.Singapore era molto in discussione.
Singapur'un lafı çok geçti.Singapour était assez en discussion.
Singapur'un lafı çok geçti.Singapura cukup banyak didiskusikan.
Singapur'un lafı çok geçti.Singapura estava em discussão.
Singapur'un lafı çok geçti.Singapúr bol celkom v kurze.
Singapur'un lafı çok geçti.Singapur był szeroko omawiany.
Singapur'un lafı çok geçti.Singapur estaba en la discución.
Singapur'un lafı çok geçti.Singapur je bil pogosta tema.
Singapur'un lafı çok geçti.Singapur war ein ziemliches Gesprächsthema.
Singapur'un lafı çok geçti.Szingapúrról sokat beszéltünk.
Singapur'un lafı çok geçti.В Сингапуре было много споров.
Singapur'un lafı çok geçti.В Сінгапурі було багато суперечок.
Singapur'un lafı çok geçti.Сингапур беше много обсъждан.
Singapur'un lafı çok geçti.סינגפור הייתה כמרקחה.
Singapur'un lafı çok geçti.سنغافورة كانت في نقاش.
Singapur'un lafı çok geçti.ここは私たちがが撮影した小さなスポットで
Sinirli lafı az kalır.Asta e cu mult mai mult decât iritat.
Sinirli lafı az kalır. Biliyorsun, dün gece iki numarayı kapatmıştım, doğru mu?Det här är mycket värre.
Sinirli lafı az kalır. Biliyorsun, dün gece iki numarayı kapatmıştım, doğru mu??מה קורה
Sinirli lafı az kalır. Biliyorsun, dün gece iki numarayı kapatmıştım, doğru mu?بهذه الطريقة أنت تغضبنى أتعلم أنى أغلقت رقم اثنين الليلة الماضية ؟
Sinirli lafı az kalır.Det her er meget værre.
Sinirli lafı az kalır.Ini jauh dari marah.
Sinirli lafı az kalır.Isto é muito pior.
Sinirli lafı az kalır.Lần này còn hơn là giận nữa.
Sinirli lafı az kalır.Questo č molto peggio.
Sinirli lafı az kalır.Več kot besen sem.
Sinirli lafı az kalır.Бесен съм.
Siz de inşaat sektöründesiniz, beni anlarsınız. Uzun lafın kısası, adamın yok edilmesi gerek.Odbierzesz to jutro o 7 rano.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Ensuite, voici une chaise très parlante, du type bavarde.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Acesta este un scaun cam vorbăreţ, cu gură mare.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Còn đây là một chiếc ghế khá nhiều chuyện và dài dòng.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Dann war da noch dieser ziemlich gesprächige, wortreiche Sessel.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Depois há um tipo de cadeira razoavelmente faladora e verbosa.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Det här är en ganska pratglad sorts stol.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Dit is een nogal praatgraag, woordenrijk soort stoel.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Esta silla es bastante conversadora, una silla verborrágica.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Ez egy eléggé beszédes, mondanivalóval töltött szék.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Kemudian ini adalah sebuah kursi yang sangat cerewet.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.다음으로, 이것은 꽤 말하기 좋아하는 말 많은 의자입니다.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Mamy także takie rozgadane, rozwlekłe krzesło.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Poi c'è questa sedia piuttosto loquace e prolissa.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Tämä on aika puhelias, kirjaimellinen tuoli.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.После - този твърде приказлив, многословен стол.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.Это довольно многословное, болтливое кресло.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.והכנו כוסות אספרסו מיוחדות שהיה חבוי בהם מגנט, כדי לגרום למצפנים האלו להשתגע,
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.ثم هذا الكرسيّ الثرثار إلى حد ما ، من النوع المطيل.
Sonra bu da açıkça çok konuşkan, laf kalabalığı yapan türden bir koltuk.またバリでは生まれて初めての瞑想も始めました
Sosyal medya kullanıcıları eleştirilerinde laflarını sakınmadı.Los usuarios de redes sociales expresaron sus críticas.