Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.Eram esses os eufemismos, e foi assim que foram interpretados.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.Esos son los eufemismos, y así es como se interpretó.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.이것은 완곡하게 표현을 한거지요. 그래서 이들은 다음과 같이 실행에 옮깁니다.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı. O zindana inelim.Nuo ovat annettuja kiertoilmauksia, ja näin ne tulkittiin.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.Questi erano gli eufemismi, e questo è come sono stati interpretati.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.Tak brzmiały te eufemizmy, a tak zostały zinterpretowane.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.Takové byly ty eufemizmy a takhle byly interpretovány.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.To sú všetko eufemizmy, ktoré boli pochopené nasledovným spôsobom.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.Voilà les euphémismes, et voici comment ils ont été interprétés.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.Αυτοί είναι οι ευφημισμοί και αυτός είναι ο τρόπος με τον οποίο ερμηνεύτηκαν.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.Това не са евфемизми, но е разбрано точно така.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.Це євфемізми, і ось як це зрозуміли.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.Это всё эфемизмы, и вот как они были истолкованы.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.להסיר את הכפפות. אלו הביטויים בלשון נקיה, וכך הם פורשו.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.للتشمير عن سواعدهم. هذه هي الكنايات المهذبة التي تم استخدامها، وهكذا تم تفسيرها.
Bunlar laf, ve bu da nasıl yorumlandığı.それが 解釈された結果がこれです その地下牢を見てみましょう
Bunlar sadece lafta, değil mi?Ça sonne comme des paroles creuses, hein ?
Bunlar sadece lafta, değil mi?Így csak üres beszédnek tűnik, nem?
Bunlar sadece lafta, değil mi?Σας ακούγετε σαν μόνο λόγια, σωστά;
Bunlar sadece lafta, değil mi?من فضلكم ابدؤوا تدوين ما سأقوله
Bunun üzerine laf koyamazsınız.E questo non lo potete negare.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.Ez tagadhatatlan.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.Darüber kann man nicht streiten.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.Dat kan je niet ontkennen.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.Donc, vous ne pouvez pas contester cela.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.Jadi, kalian tidak dapat menentangnya.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.그래서 여러분들이 이와 관련해서 반박할 수 없습니다.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.Não podem negar isso.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.No se puede discutir eso.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.Nu poți nega acest lucru.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.Vậy, bạn không thể tranh cãi rằng cái đang diễn ra ngay giờ đây,
Bunun üzerine laf koyamazsınız.Więc nie możecie się z tym sprzeczać.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.Οπότε, δεν μπορείτε να διαφωνήσετε με αυτό.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.С этим не поспоришь.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.Така че, не може да спорите с това.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.אז עם זה אתם לא יכולים להתווכח.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.لذا، لا يمكننا القول في ذلك.
Bunun üzerine laf koyamazsınız.それが起きていることです
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.5%の利回り、または金利。 ここではお金を割り引きます。時間が逆になっていますからね。
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Aquí aumentamos el dinero por (podría decirlo) nuestro rendimiento, un 5% de rendimiento, o nuestro interés
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Hier groeiden we het geld met -- zou je kunnen zeggen -- onze opbrengst, een 5% opbrengst, of onze interest.
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Tady jsme navýšili peníze... můžete říct... náš výnos, výnos 5% nebo náš úrok.
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Tässä annoimme rahan kasvaa -- sanotaan -- korkotuottomme verran, 5 %, tai korkotulomme.
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Tu nam rastli peniaze nasim nasou urokovou mierou 5%
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Zwiększamy nasze pieniądze o --można by powiedzieć-- nasz zysk, 5% zysk, albo nasz procent.
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Εδώ αυξήσαμε τα χρήματά μας με - θα μπορούσαμε να πούμε- απόδοση 5%, δηλαδή το επιτόκιό μας.
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Здесь мы выросли деньги, — можно сказать — Наши мощности, 5% доходности или наш интерес.
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.وهنا نحن جعلنا المال ينمو - يمكن القول - العائد لدينا، العائد 5٪، أو فائدتنا.
Bu söz, hayatımın son sözü olamayacak bir laf etmemekti."Agora, podemos nós fazer isto? Não. E vamos enganar-nos e enganar os outros.
Bu söz, hayatımın son sözü olamayacak bir laf etmemekti."Che non avrei mai più detto nulla che non potesse essere l'ultima di tutta la mia vita."
Bu söz, hayatımın son sözü olamayacak bir laf etmemekti."Ich schwörte, dass ich nie wieder etwas sagen würde, das nicht das letzte sein könnte, das ich sage."
Bu söz, hayatımın son sözü olamayacak bir laf etmemekti."혹여 일생의 마지막 말이 되더라도 부끄럽지 않을 말만 하겠다고요."
Bu söz, hayatımın son sözü olamayacak bir laf etmemekti."Slíbila jsem si, že už nikdy neřeknu nic, co by nemohlo být to poslední, co jsem řekla."
Bu söz, hayatımın son sözü olamayacak bir laf etmemekti."Ten sľub bol, že už nikdy nepoviem nič, čo by neobstálo ako to posledné, čo kedy poviem."
Bu söz, hayatımın son sözü olamayacak bir laf etmemekti."Yaitu tidak akan mengatakan apapun yang tak cukup berharga untuk menjadi ucapan terakhir saya."
Bu söz, hayatımın son sözü olamayacak bir laf etmemekti."Y la promesa fue, nunca diré nada que no pueda quedar como lo último que dije".
Bu söz, hayatımın son sözü olamayacak bir laf etmemekti."Обетът беше никога да не казвам нещо, което не би могло да остане като последното нещо, което ще кажа."
Bu söz, hayatımın son sözü olamayacak bir laf etmemekti.""ונדרתי נדר. והנדר היה שלעולם לא אומר משהו "שלא יוכל להיחשב למילותי האחרונות."
Bu söz, hayatımın son sözü olamayacak bir laf etmemekti."もう絶対に言わない、と」 私たちはそれができるでしょうか? いや 私たちは自分を悪く言うし
Bu tür laflar.Дрън, дрън, дрън и всички тия работи.