Ana içeriğe geç
Sözlük

ladin ile cümle

ladin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Gercekten de Bin Ladin Pakistan'a karsi da savas acmisti ve Pakistan'lilara da saldirilar emretmisdi.Acordaron que este es un día bueno e histórico para ambas naciones.
Gercekten de Bin Ladin Pakistan'a karsi da savas acmisti ve Pakistan'lilara da saldirilar emretmisdi.Asta este ceea ce am făcut.
Gercekten de Bin Ladin Pakistan'a karsi da savas acmisti ve Pakistan'lilara da saldirilar emretmisdi.Họ đều đồng ý rắng đây là một ngày lịch sử đối với cả 2 nước.
Gercekten de Bin Ladin Pakistan'a karsi da savas acmisti ve Pakistan'lilara da saldirilar emretmisdi.총격전이 벌어진 후, 미군은 오사마 빈 라덴을 사살하고 그의 사체를 포획했습니다.
Gercekten de Bin Ladin Pakistan'a karsi da savas acmisti ve Pakistan'lilara da saldirilar emretmisdi.Yhdysvaltain kansa ei valinnut tätä taistelua.
Gercekten de Bin Ladin Pakistan'a karsi da savas acmisti ve Pakistan'lilara da saldirilar emretmisdi.銃撃戦の後、彼等はオサマ・ビン・ラディンを処刑し、死体を確保しました。
Hepsi Usame Bin Ladin'e hürmetlerini sunuyorlar.Wszyscy składają hołd Osamie bin Ladenowi.
İşte burası, Great Smoky Dağları Ulusal Parkı ve gördüğümüz ladinler de ölmüş durumda.Đây là vườn quốc gia Great Smoky Mountains và rừng Hemlocks chết khắp tầm mắt mình.
İşte burası, Great Smoky Dağları Ulusal Parkı ve gördüğümüz ladinler de ölmüş durumda.Ez a Great Smoky Mountains Nemzeti Park, és a hemlokfenyők kihaltak, ameddig csak a szem ellát.
İşte burası, Great Smoky Dağları Ulusal Parkı ve gördüğümüz ladinler de ölmüş durumda.이곳은 그레이트 스모키 국립공원이고요, 눈으로 확인 가능한 곳까지 햄록나무가 죽어있네요.
İşte burası, Great Smoky Dağları Ulusal Parkı ve gördüğümüz ladinler de ölmüş durumda.Questo è il Parco Nazionale Great Smoky Mountains, e ci sono tsuga morte a perdita d'occhio.
İşte burası, Great Smoky Dağları Ulusal Parkı ve gördüğümüz ladinler de ölmüş durumda.To Park Narodowy Great Smoky Mountains. Widać martwe drzewa aż po horyzont.
İşte burası, Great Smoky Dağları Ulusal Parkı ve gördüğümüz ladinler de ölmüş durumda.Zover het oog reikt zijn de hemlocksparren dood.
İşte burası, Great Smoky Dağları Ulusal Parkı ve gördüğümüz ladinler de ölmüş durumda.Това е националният парк Смоуки Маунтинс и канадските ели са мъртви, докъдето поглед стига.
İşte burası, Great Smoky Dağları Ulusal Parkı ve gördüğümüz ladinler de ölmüş durumda.Это Национальный Парк "Великие Туманные Горы", и в поле зрения глаз все тсуги мертвы.
İşte burası, Great Smoky Dağları Ulusal Parkı ve gördüğümüz ladinler de ölmüş durumda.זוהי שמורת הרי הסמוקי הגדולים, ועצי הרוש מתים ככל שהעין יכולה לראות.
İşte burası, Great Smoky Dağları Ulusal Parkı ve gördüğümüz ladinler de ölmüş durumda.هذه هي المحمية الوطنية غرايت سماوكي ماونتنز، وأشجار الشوكران ميتة حسبما تراه العين.
İşte burası, Great Smoky Dağları Ulusal Parkı ve gördüğümüz ladinler de ölmüş durumda.見渡す限りツガの木は枯れています これはカナダツガという種族が
Karsilikli ates acilmasinda sonra, Usame Bin ladin olduruldu ve vucudu -cesedi teslim alindi.Americanii au fost lezate nr.
Karsilikli ates acilmasinda sonra, Usame Bin ladin olduruldu ve vucudu -cesedi teslim alindi.Cái chết của bin Laden đánh dấu một thành tựu đầy ý nghĩa trong công cuộc tiêu diệt al Qeada của nước ta
Karsilikli ates acilmasinda sonra, Usame Bin ladin olduruldu ve vucudu -cesedi teslim alindi.Epäilemättä Al-Qaida pyrkii jatkossakin hyökkäämään meitä vastaan.
Karsilikli ates acilmasinda sonra, Usame Bin ladin olduruldu ve vucudu -cesedi teslim alindi.Ils ont évité toute victime civile.
Karsilikli ates acilmasinda sonra, Usame Bin ladin olduruldu ve vucudu -cesedi teslim alindi.그리고 전 세계에 퍼져있는 관련 단체들을 통해 계속 활동했습니다.
Karsilikli ates acilmasinda sonra, Usame Bin ladin olduruldu ve vucudu -cesedi teslim alindi.世界中の支部を指揮し、操作していました。
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.A kanadai hemlokfenyőt gyakran emlegetik, mint a Keleti Part mamutfenyőjét.
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.Arborele Hemlock de est a fost deseori descris ca "Sequoia al estului".
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.Cây Eastern Hemlock thường được xem là Redwood của phương Đông
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.Choina kanadyjska jest często nazywana sekwoją wschodu.
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.De oostelijke hemlockspar is vaak beschreven als de sequoia van het oosten.
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.Die Kanadische Hemlocktanne wird oft als Redwood des Ostens bezeichnet. Und jetzt schließt sich der Kreis.
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.'이스턴 햄록' 나무는 종종 '동쪽을 대표하는 삼나무'라고 일컬어 지죠
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.La pruche du Canada a souvent été décrite comme le séquoia de l'Est. On revient à la case départ.
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.La tsuga dell'est è stata spesso descritta come la sequoia orientale.
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.Канадската ела често е била описвана като секвоята на Изтока.
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.Тсуга канадская часто описывалась как секвойя востока.
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.עץ הרוש המזרחי תואר פעמים רבות כרדווד של המזרח.
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.توصف شجرة الشوكران الشرقي بأنها سكويا الشرق.
Kuzeydoğu Amerika ladini, çoğu zaman doğunun Sekoyası olarak tanımlanır.セコイアとは全く別の話をしようとしています
Kuzeydoğu Amerika ladinlerinin, bir anlamda,El bosque de abetos del este se considera en cierta forma parte de
Kuzeydoğu Amerika ladinlerinin, bir anlamda,Khu rừng Eastern Hemlock đang được xem
Kuzeydoğu Amerika ladinlerinin, bir anlamda,이스턴 햄록 숲은 어떤 면에서는
Kuzeydoğu Amerika ladinlerinin, bir anlamda,יער הרוש המזרחי נחשב באופנים מסוימים
Kuzeydoğu Amerika ladinlerinin, bir anlamda,وتعتبر من بعض الأوجه شجرة الشوكران الشرقي
Kuzeydoğu Amerika ladinlerinin, bir anlamda,原生雨林の最後のかけらだと考えられています
Ladin de bunu bizim problemimiz haline getirdi.Usámovi bin Ládinovi. On z toho náš problém udělal.
Ladin, 3.000 masum insanı öldürdü ve bu Müslüman Dünyası'nda bile korku ve tiksinti ile karşılandı.그는 3천여명의 무고한 사람들의 생명을 앗아갔고 이슬람 세계를 공포와 반감으로 채웠습니다.
Ladin, 3.000 masum insanı öldürdü ve bu Müslüman Dünyası'nda bile korku ve tiksinti ile karşılandı.Asesinó a 3 000 inocentes y esto colmó al mundo islámico con horror y repugnancia,
Ladin, 3.000 masum insanı öldürdü ve bu Müslüman Dünyası'nda bile korku ve tiksinti ile karşılandı.הוא הרג 3,000 אנשים חפים מפשע, וזה מילא את העולם המוסלמי באימה וגועל,
Ladin, 3.000 masum insanı öldürdü ve bu Müslüman Dünyası'nda bile korku ve tiksinti ile karşılandı.فيها قتل 3000 إنسان بريء، و هذا عبأ العالم الإسلامي بالرعب و الاشمئزاز
Ladin, 3.000 masum insanı öldürdü ve bu Müslüman Dünyası'nda bile korku ve tiksinti ile karşılandı.イスラム諸国の人々に 恐怖と激しい憎悪を与えました これにより 彼の言うジハードという概念が
Ladin, bu kelimeyi aldı, bu güzel kavramı aldı ve alıkoyarcasına sahiplendi, itibarını düşürdü ve yozlaştırdı.A făcut foarte rău răpindu-l, golindu-l de substanță și corupându-l,
Ladin, bu kelimeyi aldı, bu güzel kavramı aldı ve alıkoyarcasına sahiplendi, itibarını düşürdü ve yozlaştırdı.Er hatte sich dieses Wort, diesen wunderbaren Gedanken, einfach genommen.
Ladin, bu kelimeyi aldı, bu güzel kavramı aldı ve alıkoyarcasına sahiplendi, itibarını düşürdü ve yozlaştırdı.이 문제가 충분히 주목받고 있지 못하다고 말했습니다. 그는 그 말을 빼앗아 가서 제대로 사용하지 않았죠. 그 품위를 떨어뜨리고 썩게 하여
Ladin, bu kelimeyi aldı, bu güzel kavramı aldı ve alıkoyarcasına sahiplendi, itibarını düşürdü ve yozlaştırdı.le fait qu'il se soit approprié ce mot, cette admirable idée.
Ladin, bu kelimeyi aldı, bu güzel kavramı aldı ve alıkoyarcasına sahiplendi, itibarını düşürdü ve yozlaştırdı.Más que habersela apropiado, la secuestró,
Ladin, bu kelimeyi aldı, bu güzel kavramı aldı ve alıkoyarcasına sahiplendi, itibarını düşürdü ve yozlaştırdı.On si ho nepřivlastnil, spíš ho unesl a znehodnotil a poškodil ho.
Ladin, bu kelimeyi aldı, bu güzel kavramı aldı ve alıkoyarcasına sahiplendi, itibarını düşürdü ve yozlaştırdı.שהוא לקח את המילה הזו, את הרעיון היפה הזה. הוא אפילו לא לקח אלא חטף אותו, ביזה אותו והשחית אותו,
Ladin, bu kelimeyi aldı, bu güzel kavramı aldı ve alıkoyarcasına sahiplendi, itibarını düşürdü ve yozlaştırdı.أنه قد أخذ هذه الكلمة، هذه الفكرة الجميلة أخذها عنوة، اختطفها و لوثها، افسدها
Ladin, bu kelimeyi aldı, bu güzel kavramı aldı ve alıkoyarcasına sahiplendi, itibarını düşürdü ve yozlaştırdı.彼は言葉を乱用したというより 言葉を拉致して 卑しめ 汚染したのだと言えます 本来の意味からは 程遠い意味を持たせ
Ladin de bunu bizim problemimiz haline getirdi.Die maakte er ons probleem van.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod