Rudolf hatta kendi özel laboratuvarında simya tecrübelerini uyguladı.Rudolf even performed his own experiments in a private alchemy laboratory.
Arayüz, Warrington, İngiltere'deki Ericsson'un Yazılım Uygulamaları Laboratuvarı'nda geliştirildi.The UI was developed at Ericsson's Software Applications Laboratory in Warrington, UK.
Bunun yanında okulların uygulama laboratuvarlarında da ekipman olarak bulundurulabilirler.They might also form part of a school's laboratory equipment for demonstration purposes.
Odasında gizli Laboratuvar'ı vardır.He had a secret laboratory in the desert.
Ebbinghaus Breslau’da da bir psikolojik test laboratuvarı kurdu.At Breslau, he again founded a psychological testing laboratory.
Bunlar laboratuvarda geliştirilerek yaygın kullanılan ilk aşılardı.They were the first widely used vaccine that was made in a laboratory.
Öğrenciliğinden sonra Emil Fischer'in laboratuvarında ve Berlin Humboldt Üniversitesi çalıştı.He then studied in the laboratory of Emil Fischer and worked at the University of Berlin.
Bill, askerlerle kalırken; Doktor ve Nardole, TARDIS'le buldukları laboratuvara gider.Bill stays behind as the Doctor and Nardole travel in the TARDIS to the lab.
Kısa süreliğine Lederle laboratuvarlarında görev aldı ve daha sonra muhasebeci olarak çalıştı.He worked briefly at the Lederle Laboratories, and then as a bookkeeper.
Poliakrilamid ilk olarak laboratuvar ortamında 1950'lerin başlarında kullanıldı.Polyacrylamide was first used in a laboratory setting in the early 1950s.
17 laboratuvar ve bir kütüphaneye ev sahipliği yapar.Among its facilities are 17 laboratories and a library.
Bu suşlar laboratuvar deneylerinde kullanılırlar.Strains are used in laboratory experiments.
Dersler modern salonlarda ve profesyonel laboratuvarlarda verilmektedir.Classes take place in modern auditoriums and well equipped specialised laboratories.
Radyasyon Laboratuvarı’nın parçası elektromanyetik elektron izotopu ayırma programı geliştirmekti.The Radiation Laboratory's task was to develop an electromagnetic isotope separation process.
1989-90 sezonunda öğrenciler için bir bilgisayar laboratuvarı oluşturuldu.Before the start of the 1989-90 education year, an informatics laboratory was established.
1947 - Bell Laboratuvarları, ilk kez transistör'ü dünyaya tanıttı.1947 – The transistor is first demonstrated at Bell Laboratories.
Argonne Ulusal Laboratuvarı.Argonne National Laboratories.
Fermi istemeyerek taşındı ve takımıyla yeni Metalurji Laboratuvarı'nda görev aldı.Fermi reluctantly moved, and his team became part of the new Metallurgical Laboratory there.
Wilhelm Wundt psikoloji alanında tarihteki ilk laboratuvarı kurmuş.Wilhelm Wundt establishes the first psychological research laboratory, at the University of Leipzig.
Ana laboratuvarı Daejeon, Daedeok Science Town'dadır.Its main laboratories are located in Daejeon, in the Daedeok Science Town.
Laboratuvar, Project 921-2 uzay istasyonu programının bir parçasıdır.Project 921-3 is a crewed spacecraft sub-system of Project 921.
Bu da bir çizgi filmi hatırlatıyor o da Cartoon Network'da yayınlanan Dexter'ın Laboratuvarı'dır.The album title is a reference to the Cartoon Network show Dexter's Laboratory.
Kariyerinin ikincisi parçasında ise Los Alomos Ulusal Laboratuvar’ında kıdemli olarak çalıştı.The latter part of his career was as a senior fellow at Los Alamos National Laboratory.
Laboratuvarda bakteriler çoğu zaman katı veya sıvı ortamda büyütülürler.In the laboratory, bacteria are usually grown using solid or liquid media.
Mars Bilim Laboratuvarı projesinin bütçesi yaklaşık 2.5 milyar dolardır.The mission's predecessor, the Mars Science Laboratory, cost US$2.5 billion in total.
John H. Northrop'un doğumundan iki hafta sonra, babası bir laboratuvar patlamasında öldü.His father died in a lab explosion two weeks before John H. Northrop was born.
LiAlH4 laboratuvar ölçeğinde nitrillerin indirgenmesinde daha sık kullanılır.LiAlH4 is more commonly employed for the reduction of nitriles on the laboratory scale.
EN 45002 Standardı: Test laboratuvarlarının değerlendirilmesinin genel kriterleridir.400.2 establishes the criteria for assessment.
Hastalığa özgü spesifik laboratuvar bulguları mevcut değildir.There are no specific laboratory test for this disease.
Bell Laboratuvarlarında tamamlanan yedi esere Nobel Ödülü verilmiştir.Nine Nobel Prizes have been awarded for work completed at Bell Laboratories.
Örgüt 1964 yılındda Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı'na taşındı.In 1964 he joined the Oak Ridge National Laboratory civil defense project.
Chicago'da Manhattan projesinin Metalurji laboratuvarında çalışmaya başladı.The team he assembled in Chicago would grow into the Manhattan Project's Metallurgical Laboratory.
Laboratuvar testi, sıvı kaybının derecesini belirlemek açısından az bir klinik öneme sahiptir.Laboratory testing is of little clinical benefit in determining the degree of dehydration.
Laboratuvara gittiler.In The Lab.
Loomis, Le DuBridge’in laboratuvarı işletmesi onu için üye yaptı.Loomis recruited Lee DuBridge to run it.
Babası elektrik mühendisi, annesi ise laboratuvar teknisyenidir.Her father is an electronic engineer, and her mother is a lab technician.
Enzim ölçümleri enzim aktivitesini ölçmek için laboratuvar yöntemleridir.Enzyme assays are laboratory methods for measuring enzymatic activity.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.Bunsen burners are now used in laboratories all around the world.
2001'deki ölümüne kadar LPI'daki kuantum radyofizik laboratuvarının başında bulundu.He was the head of the laboratory of quantum radiophysics at the LPI until his death in 2001.
C'nin ilk gelişme safhaları 1969 ile 1974 arasında AT&T Bell Laboratuvarları'nda gerçekleşti.The first application of continuous auditing was developed at AT&T Bell Laboratories in 1989.
Verdikleri dersler laboratuvar bilimlerine dair bir şey içermiyordu.).He did not conduct any studies of these substances in healthy volunteers).
Aynı zamanda laboratuvarda baş çalışanlardan biriyle arkadaş oldu.He eventually became one of the laboratory's group leaders.
Bu laboratuvar Nükleer roketlerin itme gücü ve elverişliliğini artırmak üzere kurulmuştu.The laboratory demonstrated the feasibility and value of nuclear rocket propulsion.
1940 yılında Urbana Üniversite Laboratuvarı Lisesi (Yüksek Okulu)'nden mezun oldu.He graduated from University Laboratory High School in Urbana in 1940.
Genelde laboratuvar ölçekli araştırmalarda kullanılan bir prosestir.Ultimately, a laboratory diagnosis is usually required.
21 Ekim - ODTÜ Makine Bölümü'nde bir laboratuvar yandı.In October 29, 2013 a fire broke out inside the department store's toy section.
Bu saptamalar birçok bağımsız laboratuvarda doğrulanmıştır.His results were duplicated at a separate independent laboratory facility.
Karakterlerden ikisi, canavar Cell’in yaratıldığı laboratuvarı yıkar.The former three discover the lab in which the Cube was made.
Bu enzimlerin bazıları moleküler biyoloji laboratuvarlarında birer araç olarak da kullanılır.Some of the enzymes produced by this group are used in bioremediation.
İçerik sadece laboratuvar analizi ile tespit edilebilir.The ground material can be analyzed by a laboratory analyzer.
Cambridge Üniversitesi ise 1921 yılında ilk deneysel psikoloji laboratuvarını kurmuştur.He then took the Cambridge diploma of psychological medicine, in 1921.
Groves laboratuvara “Army-Navy "E" Award” ödülü Oppenheimer’a ise bir takdir belgesi sundu.The firm's wartime efforts earned them the coveted "E" Army-Navy award for excellence.
Sadece laboratuvarda kendi çalışmalarını yapmak için başka bazı derslere girmediği oluyordu.He was even barred from entering his own laboratory.
1963 yılında ABD'nin New Mexico eyaletindeki Los Alamos Ulusal Laboratuvarlarında dizayn edilmiştir.It was designed and built by the Los Alamos National Laboratory in New Mexico.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Araştırma Laboratuvarında çalıştı.During the Second World War he worked at the operation research section of the Coastal Command.
1956'da Bell Laboratuvarları araştırmacısı J. L. Kelly, Jr tarafından tanımlanmıştır.It was described by J. L. Kelly, Jr, a researcher at Bell Labs, in 1956.
Yani bizim laboratuvarda ne sorduğumuz, bu gücü nasıl geliştirebileceğimiz?So what we are asking in the lab is, how can we leverage that power?
Bir laboratuvara adım atıp görüşünüzün ne kadar iyi olduğunu ölçebiliriz.We can step into the lab and measure how good your vision is.
Tamam, dikkati laboratuvarda nasıl ölçeceğimizi biliyoruz.Okay, we know how to measure attention in the lab.
Şu anda, laboratuvarlarda bu tür becerileri ölçebiliyoruz.Now, we can measure that kind of skills in the lab.