Laboratuvar Deney Teknikleri-1999.Лаборатория метеоритики. — 1999.
Tokyo Tech Kimya Kaynakları Laboratuvarı asistanı olarak işe başladı.После этого он получил должность ассистента в Лаборатории химических ресурсов Tokyo Tech.
Bu toplantılar, laboratuvarda çalışmaları yürüten herkesin katılımıyla gerçekleşirdi.Собственным примером он вдохновлял всех, кто работал с ним в лаборатории.
ISO 17025 - Deney/kalibrasyon laboratuvar faaliyetlerinin akreditasyonu (test laboratuvar vb.)ISO/IEC 17025 Общие требования к компетентности испытательных и калибровочных лабораторий.
21 Ekim - ODTÜ Makine Bölümü'nde bir laboratuvar yandı.24 сентября 2010 года в машинном отделении эсминца вспыхнул пожар.
Üzerinde deneylerin yapıldığı Hawkins Laboratuvarı'ndan kaçtı.Учёный, руководит Лабораторией Хоукинса, где проводит секретные эксперименты.
Bir gün Nakaya laboratuvarındaki tavşan kürkünden bir montun üzerindeki bir tüyde bir buz kar kristali buldu.Мороженщик нашёл на месте происшествия чёрного котёнка.
İçeceklerin parametrelerinin sürekli izlenmesi için bir laboratuvar var.Также есть лаборатория для постоянного наблюдения и анализа характеристик напитка.
O, laboratuvarda ekip halinde çalışmaya büyük önem veren bir insandı.Ему понравилось иметь группу учеников, которые делали огромную часть работы в лаборатории.
(Ölçüm ve araştırma laboratuvarlarında, kumanda panolarında).(Клинич., лабораторные и катамнестические наблюдения)».
Okulun laboratuvar tezgâhını çok seviyordu.Она очень нравилась садовнику академического сада.
1947 - Bell Laboratuvarları, ilk kez transistör'ü dünyaya tanıttı.1947 Первая демонстрация транзистора на Bell Labs.
Sol gözünü laboratuvarda gerçekleşen bir patlama sonucu kaybetti.Затем в лаборатории происходит взрыв.
C'nin ilk gelişme safhaları 1969 ile 1974 arasında AT&T Bell Laboratuvarları'nda gerçekleşti.Язык программирования Си разрабатывался в период с 1969 по 1973 годы в лабораториях Bell Labs.
Ekim 2001 ‘de Aquarius underwater laboratuvarında tayfa olarak görev yaptı.В сентябре 2002 года участвовала в эксперименте NEEMO-4 в подводной лаборатории НАСА «Аквариус».
İşin laboratuvar kısmı da ortaya çıkan görüntüyü önemli ölçüde farklılaştırabilecek niteliktedir.Поведение устройства в том или ином случае может отличаться от описанного здесь.
DPÜ-İLTEM bünyesinde 11 adet laboratuvar bulunmaktadır.Были описаны по меньшей мере 11 аллергенов арахиса.
Örneğin, SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı bir elektronu yaklaşık olarak 51 GeV'e kadar hızlandırabilir.بإمكان معجل الجسيمات SLAC الخطي ان يعجل الإلكترونات إلى حوالي 51 GeV.
Üsküdar Üniversitesi bünyesinde 28 tane araştırma ve uygulama merkezi, 33 tane laboratuvar bulunmaktadır.مراكز الأبحاث والمختبرات يوجد في جامعةأسكدار 33 مركز للأبحاث والتطبيقات,ويوجد فيها 28 مختبر.
Thompson, Bell Laboratuvarları'ndan 1 Aralık 2000'de emekliye ayrıldı.أحيل كين تومسن على التقاعد من مختبرات بيل في الأول من ديسمبر/كانون الأول 2000م.
Way ayrıca Hanford Site ve Los Alamos Laboratuvarı'nı ziyaret etti.وبعيدًا عن عمل واي على مشروع مانهاتن، فقد زارت ايضا موقع هانفورد ومختبر لوس ألاموس.
O yıllarda Bell laboratuvarında yaygın kullanıldı.وقد كان لسنوات عديدة باحث في مختبرات بيل.
Gözlem, laboratuvar ölçümleri ve modelleme atmosfer kimyasında üç temel öğedir.الملاحظات والقياسات المخبرية ووضع النماذج هي العناصر الرئيسية الثلاثة في كيمياء الغلاف الجوي .
Ana laboratuvarı Daejeon, Daedeok Science Town'dadır.معامل الأبحاث الرئيسية تقع في دايجون، في مدينة دياجون العلمية.
Soxhlet ekstraktörü, 1879 yılında Franz von Soxhlet tarafından icat edilmiş bir laboratuvar cihazıdır.جهاز سوكسلت (بالإنجليزية: Soxhlet extractor) هو جهاز معملي اخترعه فرانز فون سوكسلت عام 1879.
Brookhaven Ulusal Laboratuvarı.مختبر بروكهافن الوطني.
Argonne Ulusal Laboratuvarı.مختبر أرجون الوطني.
Laboratuvara gittiler.في المختبر.
Edison'un en önemli keşfi Menlo Park, New Jersey'deki ilk endüstriyel araştırma laboratuvarıydı.كان إنشاء أول مختبر للبحوث الصناعية في مينلو بارك بولاية نيو جيرسي هو ابتكار إديسون الرئيسي.
Öğrenciliğinden sonra Emil Fischer'in laboratuvarında ve Berlin Humboldt Üniversitesi çalıştı.قام بعدها بالدراسة في مختبر إميل فيشر وعمل في جامعة برلين.
Daha doğrusu ilgili bilgiler genelde laboratuvarda tavşanlar üzerine yapılan çalışmalardan elde edilmiştir.إضافة إلى أن المعلومات المتعلقة في هذا الموضوع مصدرها المختبرات التي تجري تجاربها على الأرانب.
1825'te laboratuvar müdürlüğüne getirildi.ومديرًا للمعمل عام 1825.
Kısa bir süre sonra James dikkat ve özen isteyen laboratuvar çalışmalarını ilginç bulmamaya başladı.سرعان ما أصبح جاك مولعًا بتعلم الكيفية التي يحفز بها طلابه غير المحفزين.
Laboratuvarda araştırma çalışmaları yapar.يجب أن تتجقق المختبرات من ذلك.
Dolby Laboratuvarı, ŞTİ.مختبرات دبابو.
İkinci dünya savaşı sırasında, oradaki laboratuvar Manhattan Projesinin bir parçası olmuştu.تم بناؤه خلال الحرب العالمية الثانية كجزء من مشروع مانهاتن.
26 Kasım 2011'de Mars Bilim Laboratuvarı başarılı bir şekilde Mars'a gönderildi.مختبر علوم المريخ – تم الإقلاع في 26 نوفمبر 2011، مسبار صممته ناسا بهدف استكشاف سطح كوكب المريخ.
BOS tıbbî laboratuvarda incelenir.و تعمل البنت في مجال المختبرات الطبية.
Kesin teşhis için laboratuvar muayeneleri gereklidir.التأكد من طلب الإختبارات المختبرية المناسبة فقط.
1940'ta Psikoloji Laboratuvarı'nın yöneticisi oldu.أصبح رئيس مختبر الجامعة في عام 1970.
II. Dünya Savaşı sırasında Chicago'daki Metalurji Laboratuvarı'nda Manhattan Projesi üzerinde çalıştı.وأثناء الحرب العالمية الثانية كانت تعمل لصالح مشروع مانهاتن في معمل ميتالورجيكل في شيكاغو.
Daha sonra Cavendish Laboratuvarında Max Perutz ve John Kendrew'e katıldı.كما ستظهر لاحقا في The Ward لجون كاربنتر.
(Parmak hızları laboratuvar deneyleriyle hesaplanmıştır.)عملية القياس تكون بواسطة محلل آلي (automated analysers) مع اختبارات المختبر.
"Laboratuvar Güvenliği El Kitabı" CRC'ye göre perklorik asit son derece tehlikelidir.De acordo com "Handbook of Laboratory Safety" da CRC, o ácido perclórico é extremamente perigoso.
Hamster - Ayrıca Dr. Bigby laboratuvarında yaşayan bir akıllı bir hamster.Hamster - Um hamster inteligente que também vive no laboratório do Dr. Bigby.
Brookhaven Ulusal Laboratuvarı.Laboratório Nacional de Brookhaven.
TCL Mobile Limited üç iş birimini yönetir: Alcatel, TCL Cep Telefonları ve Marka Tasarım Laboratuvarı.A TCL Mobile Limited administra três unidades de negócios: Alcatel, TCL Mobile Phones e Brand Design Lab.
1967’de Bell laboratuvarları Bilgisayar Bilimleri Araştırmaları merkezinde çalışmaya başladı..Em 1967 começou a trabalhar no Centro de Investigação de Ciências Computacionais dos laboratórios Bell.
Örneğin, SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı bir elektronu yaklaşık olarak 51 GeV'e kadar hızlandırabilir.Por exemplo, o Centro Acelerador Linear de Stanford pode acelerar um elétron a aproximadamente 51 GeV.
Dr. Bigby - bilimsel bir laboratuvarda çalışan bir bilim adamı.Dr. Bigby - Um cientista que trabalha em um laboratório científico.
Ana laboratuvarı Daejeon, Daedeok Science Town'dadır.Seus principais laboratórios estão localizados em Daejeon, na Daedeok Science Town.
Bu özelliklerin birçoğu laboratuvarda incelenmiş ve daha sonra evrende kabul edilmiştir.Muitos desses acidentes foram inicialmente estudados em laboratório e depois foram reconhecidos pelo universo.
Soxhlet ekstraktörü, 1879 yılında Franz von Soxhlet tarafından icat edilmiş bir laboratuvar cihazıdır.Soxhlet é um aparelho de laboratório inventado em 1879 por Franz von Soxhlet.
Bunlar laboratuvarda geliştirilerek yaygın kullanılan ilk aşılardı.Elas foram as primeiras vacinas feitas em laboratório que foram amplamente utilizadas.
Aynı zamanda Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’nın Kosmotron’u 1 GeV ışın üretti.Enquanto isso, o cosmotron do Laboratório Nacional de Brookhaven tinha gerado um feixe de 1 GeV.
1986 ile 1996 yılları arasında, Cambridge'de Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'nın direktörlüğünü yaptı.Entre 1986 e 1996, foi diretor do Laboratório de Biologia Molecular, em Cambridge.
Bill, askerlerle kalırken; Doktor ve Nardole, TARDIS'le buldukları laboratuvara gider.Bill fica para trás enquanto o Doutor e Nardole viajam na TARDIS para o laboratório .
Mars Bilim Laboratuvarı (İng.«Mars Science Laboratory» (em inglês).
STS-122'nin birincil amacı Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) Columbus bilim laboratuvarını istasyona göndermekti.O principal objetivo da STS-122 foi acoplar o módulo europeu Columbus na ISS.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Ulusal Fizik Laboratuvarı (NPL) direktörü olarak görev yaptı.No Reino Unido, a função é desempenhada pelo National Physical Laboratory (NPL).