la ile cümle
la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Aramaya devam ediyorum ama Tom'la bağlantı kuramıyorum.I keep calling, but I can't get a hold of Tom.
Sanırım Tom'la konuşsan iyi olur.I think you'd better talk to Tom.
Bu hikayeyi bana anlatan Lao Zhang'dı.It was Lao Zhang that told me this story.
İki adam Lady Mary'nin kalbi için yarıştı.The two men competed for Lady Mary's heart.
Tom'la dans etmen beklenecek.You'll be expected to dance with Tom.
Sadece Tom'la şaka yapıyordum.I was only playing a joke on Tom.
Lastiğimi değiştirmek için bir krikoya ihtiyacım var.I need a jack to change my tire.
"Tom'la çıkman gerektiğini düşünüyorum." "Hayır, ben ondan hoşlanmıyorum.""I think you should go out with Tom." "No, I don't like him."
Duydun mu? O, Tom'la flört ediyor!Did you hear? She's going out with Tom!
Hâlâ Tom'la çıkıyor musun?Are you still dating Tom?
Hâlâ Tom'la mı çıkıyorsun?Are you still dating Tom?
Hâlâ Tom'la mısın?Are you still with Tom?
Tom'la hâlâ evlimisin?Are you still married to Tom?
"Tom'la hala çıkıyor musunuz?" "Hayır, geçen ayın başında ayrıldık.""Are you still dating Tom?" "No, we broke up at the beginning of last month."
Bu lazanya oldukça sıcak!This lasagna is quite hot!
Antoine Lavoisier Paris, Fransa'da öldü.Antoine Lavoisier died in Paris, France.
Laboratuvarda ilaç üretebilir misin?Can you produce medicines from the laboratory?
Laurie'yi görmek istiyorum.I want to see Laurie.
Yorgunum. Dışarı çıkmadan biraz dinlenmem lazım.I'm tired. I'd better take some rest before I go out.
Tanrılar Tom'u Tartarus'a sürdü ve onu ve ailesini lanetledi.The Gods banished Tom to Tartarus and cursed him and his family.
Sokakta Tom'la karşılaştım.I met Tom on the street.
Tom'la ilgili çok iyi duygum var.I have a very good opinion of Tom.
Bu gece Tom'la karşılaştım.I met Tom tonight.
Tom'la evlenmek istiyorum.I want to marry Tom.
Mary Tom'la gece geç saatlere kadar yazıştı.Mary texted with Tom late into the night.
Onun laktoz intoleransı var.He's lactose intolerant.
Benim lazer yazıcım, bir görüntüyü de tarayabilir.My laser printer can also scan an image.
Tom lastik üretimi üzerine çok iyi bir kitap yazdı.Tom has written a very good paper on the production of rubber.
Neden Tom'la konuşuyordun?Why were you talking to Tom?
Tom'la ne hakkında konuşuyordun?What were you talking to Tom about?
Geçen hafta Tom'la birlikteydim.I was with Tom last week.
Orada vahşi lavantanın dışında hiçbir şey yetişmiyordu.Nothing grew there besides wild lavender.
Bugün sonunda Tom'la tanıştım.I finally met Tom today.
Tom her zaman kirli bulaşıkları lavaboya bırakır.Tom always leaves dirty dishes in the sink.
Bu sabahı Tom'la telefonda geçirdim.I spent this morning on the phone with Tom.
Tom'la hâlâ teması sürdürüyor musun?Do you still keep in touch with Tom?
Bütün günü Tom'la geçirmeyi planlıyorum.I plan to spend all day with Tom.
Sorunu Tom'la tartıştım.I discussed the problem with Tom.
Günü Tom'la geçirdim.I spent the day with Tom.
Puyehue Yanardağı lav püskürtmeye devam ediyor.Puyehue Volcano keeps on spewing lava.
"Laurie nerede?" "Mutfakta.""Where's Laurie?" "She's in the kitchen."
O, okulda Latince öğrendi.She learned Latin in school.
Yaklaşık bir saat içinde onun otelinin önünde Tom'la buluşman gerekiyor.You're supposed to meet Tom in front of his hotel in about an hour.
Dün öğleden sonra Tom'la birlikte olman gerekiyordu.You were supposed to be with Tom yesterday afternoon.
Bunca zaman Tom'la birlikte miydin?Were you with Tom the whole time?
Tom'la bazen kulüpte karşılaşırım.I sometimes meet Tom at the club.
Nerede Tom'la buluşabilirim?Where can I meet Tom?
Laboratuvarın içinde yemek yeme.Don't eat inside the laboratory.
Laboratuvara herhangi bir yiyecek getirmeyin.Don't bring any food inside the laboratory.
Neden Tom'la gitmedin?Why didn't you go with Tom?
Neden Tom'la gitmediniz?Why didn't you go with Tom?
Tom'la gidemez miyiz?Can't we go with Tom?
O burada Tom'la tanıştı.He met Tom here.
O, Tom'la burada buluştu.She met Tom here.
Mary Tom'la burada buluştu.Mary met Tom here.
Tom'la burada tanıştık.We met Tom here.
Onlar Tom'la burada görüştü.They met Tom here.
Laurie hâlâ okulda.Laurie's still at school.
Laurie nasıl yüzüleceğini bilir.Laurie knows how to swim.
Laurie gerçek bir dosttur.Laurie is a true friend.