la ile cümle

la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'la bir sorunun olursa sana yardım ederim.If you ever have any problem with Tom, I'll help you out.
Sorun herkesin Tom'la konuşmayacak kadar çok kormuş olduğu.The problem is everybody's too afraid to speak to Tom.
Tom'la görüşelim ve sorunlarının neler olduğunu görelim.Let's check with Tom and see what his problems are.
Tom'la kişisel olarak hiç problem yaşamadım.I've never had any problem with Tom personally.
Sanırım Tom'la sorunların olacak.I think you're going to have problems with Tom.
Onu yaparken Tom'la bir sorun yaşamıyorum.I don't have a problem with Tom doing that.
Daha önce Tom'la ilgili bir sorunumuz hiç olmadı.We've never had a problem with Tom before.
Tom'la problem hakkında konuşuyordum.I was talking about the problem with Tom.
Tom'la ilgilenirken bazı sorunlar yaşadım.I've had some problems dealing with Tom.
Tom'la sorunun tam olarak neydi?What exactly was your problem with Tom?
Tom'la o sorunu tartışıyordum.I was discussing that problem with Tom.
Tom'la sorunlarınız oluyor mu?Have you been having problems with Tom?
Senin her zaman Tom'la sorunların vardı.You've always had problems with Tom.
Bir sorunun olursa Tom'la konuş.If you have a problem, talk to Tom.
Tom'la ilgili bir sorun olabilir.There might be a problem with Tom.
Tom'la bu sorunum asla olmadı.I never had that problem with Tom.
Tom'la ilgili sorunlar yaşıyorduk.We were having problems with Tom.
O, Tom'la ilgili tek sorun.That's the only problem with Tom.
Tom'la bir sorunun var mı?Do you have a problem with Tom?
O Tom'la ilgili sorundu.That was the problem with Tom.
Tom'la ilgili sorun ne?What's the problem with Tom?
Tom'la ilgili bir sorun yok.There's no problem with Tom.
Tom'la ilgili bir sorun mu var?Is there a problem with Tom?
Ona ne lâzım?What does he need?
Bunlar çivisiz lastikler mi?Are these studless tyres?
Sabrın ne demek olduğunu öğrenmen lazım.You need to learn what patience is.
Hastaneye gitmem lazım.I need to go to the hospital.
Tom'la aynı fikirde olamam.I can't agree with Tom.
Lahana ve marul arasındaki fark nedir?What's the difference between cabbage and lettuce?
Yarın 2.30'da Tom'la buluşacağım.I'll meet Tom tomorrow at 2:30.
2.30'da istasyonun önünde Tom'la buluşacağım.I'll meet Tom in front of the station at 2:30.
Ben Tom'la el sıkışıp ayrıldım.I shook hands with Tom and left.
Aptalca bir şey yapmadan önce Tom'la konuşmalıyız.We've got to talk to Tom before he does something stupid.
Tom masa lambasını kapattı ve ne yapması gerektiği hakkında düşünerek karanlıkta oturdu.Tom turned off his desk lamp and sat in the dark thinking about what he should do.
Yarın öğleden sonra Tom'la yüzmeye gideceğim.I'll go swimming with Tom tomorrow afternoon.
Yarın Tom'la tenis oynayacağım.I'm going to play tennis with Tom tomorrow.
Tom'la çok ilgileniyor gibi görünüyorsun.You seem to be very interested in Tom.
Bu gece Tom'la buluşacağız.We're going to meet Tom tonight.
Tom'la temas kuramıyorum.I can't get in touch with Tom.
Tom masa lambasını kapattı.Tom turned off his desk lamp.
Önümüzdeki pazartesi Tom'la buluşuyorum.I'm meeting Tom next Monday.
Tom'a bundan daha fazlası lazım.Tom needs more than that.
Tom'la aynı yaştayım.I'm the same age as Tom.
Bize bundan daha fazlası lazım.We need more than that.
Gelecek hafta Tom'la görüşeceğim.I'll see Tom next week.
Hiç Tom'la tanıştın mı?Have you ever met Tom?
Bu eve kadın eli değmesi lazım.This house needs a feminine touch.
Tom'la kalmalıydık.We should've stayed with Tom.
Lancelot, Kral Arthur'un karısı Guinevere'e aşık oldu.Lancelot fell in love with King Arthur's wife Guinevere.
Kahretsin, o lanet baykuşun çok gürültülü bir şekilde cırlaması yüzünden uyuyamıyorum.Fuck, I can't sleep because those damn owls are screeching so loudly.
Latince mükemmel bir dildir.Latin is a perfect language.
Neden her zaman Tom'la takılıyorsun?Why do you hang out with Tom all the time?
Lahana hariç tüm sebzeleri severim.I like all vegetables except cabbage.
Sen lahana hariç tüm sebzelerden hoşlanıyorsun, değil mi?You like all vegetables except cabbage, don't you?
O, lahana hariç tüm sebzeleri seviyor.He likes all vegetables except cabbage.
O, lahana dışındaki tüm sebzeleri sever.She likes all vegetables except cabbage.
Mary lahana hariç tüm sebzeleri sever.Mary likes all vegetables except cabbage.
Biz lahana hariç tüm sebzeleri severiz.We like all vegetables except cabbage.
Onlar lahana dışındaki tüm sebzeleri severler.They like all vegetables except cabbage.
Tom'la asla telefonda görüşemem.I can never get Tom on the phone.

İlgili Sayfalar