la ile cümle

la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Lavabodaki boru tıkalıydı.The drain in the washbasin is blocked.
Arkadaşım Tom'la tanışmanı istiyorum.I want you to meet my friend, Tom.
Artık Tom'la kal.Stay with Tom now.
O eski bir lambanın tozunu aldı.She dusted off an old lamp.
Daima kendi kendime lakırdı ederim.I constantly talk to myself.
O bir lambayı söndürdü.She switched a lamp off.
Lastiklerin basıncını kontrol edin.Check the pressure of the tires.
Lastiği şişir.Pump up the tire.
Bütün gece Tom'la birlikte miydin?Have you been with Tom all night?
Tom'la konuşmanın yararı olmayacak.Talking to Tom isn't going to help.
Tom'la ne yapacağız?What are we going to do with Tom?
Tom'la ne yapacaklar?What will they do with Tom?
Laurie en iyi arkadaşı Emily ile uyudu.Laurie slept with Emily, her best friend.
Tom'la birlikte taşınmayı düşünüyorum.I'm thinking of moving in with Tom.
Tom'la anlaşmalıyım.I have to agree with Tom.
Tom'la kaç saat geçirdin?How many hours did you spend with Tom?
Tom'la kaç kez tenis oynadın?How many times have you played tennis with Tom?
Tom'la konuşmamanı sana kaç kez söyledim.How many times have I told you not to talk to Tom?
Sana kaç kez Tom'la konuşmamanı söyledim.How many times have I told you not to talk to Tom?
Tom'la orada tanıştım.I met Tom there.
Boston'da çalışırken Tom'la tanıştım.I met Tom when I was working in Boston.
İşten sonra birkaç içki için Tom'la buluştum.I met Tom for a few drinks after work.
Bu Ocak ayında Tom'la tanıştım.I met Tom this January.
Ben bütün lanet zaman meşgulüm.I'm busy all the fucking time.
Etna, Sicilya göğüne lav ve duman göndererek püskürdü.Mount Etna has erupted, sending lava and ash plumes into the Sicilian sky.
Tom'la yine buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to meeting Tom again.
Bu diferansiyel denklemler Laplace dönüşümüyle kolayca çözülebilir.This differential equation can be easily solved by Laplace transform.
Laura ve Sarah, sırasıyla 12 ve 8 yaşındaki iki kız kardeştir.Laura and Sarah are sisters of twelve and eight years respectively.
Lastiklerimi değiştirmem gerekiyor.I need to change my tires.
Las Vegas harikaydı.Las Vegas was great!
Antoine Lavoisier Fransız devrimi sırasında başı kesilerek idam edildi.Antoine Lavoisier was beheaded during the French revolution.
Tom'la akraba değilim.I'm not related to Tom.
Onun Bay Brown'la arası iyi.She's on good terms with Mr. Brown.
Tom'la tekrar çıkacak mısın?Are you going to go out with Tom again?
Laboratuvara gidin.Go into the lab.
Tom'la konuşmak için bugün buraya geldim.I came here today to talk to Tom.
Tom'la çok uyarıcı bir konuşma yaptım.I had a very stimulating conversation with Tom.
Tom'la konuşmam gereken birkaç şeyim var.I have a few things I need to talk to Tom about.
Tom'la okula giden bir arkadaşım var.I have a friend who went to school with Tom.
Tom'la asla yüzmeye gitmedim.I've never gone swimming with Tom.
Tom'la tartışmam yok.I have no quarrel with Tom.
Avustralya'da Tom'la karşılaştım.I met Tom in Australia.
Tom'la üç yıl önce tanıştım.I met Tom three years ago.
Lavabonun tıkanıklığını açmana yardım edebilirim.I might be able to help you unclog your sink.
Tom'la takılarak çok zaman harcarım.I spend a lot of time hanging out with Tom.
Tom'la birlikte çok zaman harcarım.I spend a lot of time with Tom.
Bütün günü Tom'la geçirdim.I spent all day with Tom.
Bu öğleden sonra Tom'la birlikte laboratuvarda üç saat geçirdim.I spent three hours in the lab with Tom this afternoon.
Haftada üç kez Tom'la Fransızca çalışırım.I study French with Tom three times a week.
Tom'la birlikte bir bandoda çalardım.I used to play in a band with Tom.
Tom'la aynı restoranda çalışıyordum.I used to work in the same restaurant as Tom.
En kısa zamanda Tom'la tanışmak istiyorum.I want to meet Tom as soon as possible.
Dün gece Tom'la içmeye gittim.I went drinking last night with Tom.
Tom'la yüzmeye gittim.I went swimming with Tom.
Birkaç gün önce Tom'la bir sinemaya gittim.I went to a movie with Tom a few days ago.
Tom'la plaja gittim.I went to the beach with Tom.
Keşke Tom'la Boston'a gitseydim.I wish I had gone to Boston with Tom.
Bu öğleden sonra geç saatlerde Tom'la tenis oynayacağım.I'll play tennis with Tom later this afternoon.
Yarın Tom'la yüzeceğim.I'll swim with Tom tomorrow.
Tom'la çalışmak gerçek bir zevkti.It was a real pleasure to work with Tom.

İlgili Sayfalar